Hepinize merhaba, elmanın değiştirdiği insanlar. Evet, doğru duydunuz; hepimizi elma değiştirdi.
Şu günlerde yaşadığımız dünyada çağları sınıflandırma konusununda tam olarak bir fikir birliğine varamadık. Mesela Orta Çağı bitiren 16.yy’da rönesans mı, yoksa 15.yy’da İstanbul’un fethi mi? Tarihi devirler yazıyla mı başlamalı yoksa medeniyet olduğu düşünülen ilk devletle mi? Bu gibi sorular için size alternatif bir önerim var: Neden tüm her şeyi bir kenara atıp masanın üstüne 4 adet elma koymuyoruz? 
İşte 4 Elma’nın Çağı’na hoş geldiniz.


1.Elma Çağı: İlk Elma

elma

Bundan yaklaşık 25.000 yıl önce insanlar yedikleri sebzeleri ekmeye başladı. Daha önce de tarım yapıyorlardı ama bu tam zamanlı bir aktivite değildi. Göç yollarındaki yerlere tohum atıp bir sonraki sene oradan geçerken yetişenleri topluyorlardı. Bu sefer işler değişti, insanlar tarlalar yaratmaya ve bu tarlaları düzenli olarak sürmeye başladı. Böylece yerleşik hayata geçtiler. Bu insanlık tarihindeki ilk büyük kültürel kırılmaydı ve medeniyet denen şey artan üretimle birlikte şekillendi. İnsanlar ilk defa meyve için düzenli olarak ağaç ekti. 1. Elma Çağı’na ismini veren de ekilen elma ağaçlarıydı.


Artan üretim ile birlikte ülkeler kurulmaya başladı. Bugünkü İsrail, Doğu Akdeniz kıyıları, Mezopotamya ve batı İran’ı kapsayan bereketli hilal ilk medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Bunun sebebi, adından da anlaşıldığı gibi, su yatakları bulunduran bereketli bir arazi olmasıydı. Bir süre sonra onları Nil Nehri’nde Mısır; Amerika nehirlerinde Maya; uzak doğu’nun sel arazilerinde Çin medeniyetleri takip etti. Bu medeniyetler saymak için yazmaya başladı. Savaşarak antlaşma yapmayı, çalarak adalet sistemini geliştirdiler. Ayrıca basit dini yapılar oluştu ama bu dinlerde genellikle bir kitap getirenden çok, kahinlik yapısı vardı ve insanlar diğer devirlerdeki gibi dini yaymak için büyük çabalar sarf etmiyordu. Sonuçta, bugün öğrendiğimiz çoğu şeyin ilkeli hali bu zamanlarda oluşmuştur. Gerçek anlamıyla medeniyet ağaçı ekilmişti.


2.Elma Çağı: Adem Elması

insan

Dünyadaki en yaygın dinlerin üçüne göre evren insan için yaratılmıştır. İnsan yasak elmayı ya da meyveyi yedikten sonra Dünya’ya sınanmak için gönderilmiştir. Ağaçtan alınan bu ilk elma kutsal dinlere göre insanlığı başlatsa da, hikayesi 2.Elma Çağı’nı başlattı. Çünkü bu hikaye her yere yayıldı. Zamanla gelişen uygarlıkların dini sistemleri gelişmeye başladı. Kutsal kitaplardaki hikayelerin çoğu daha önceden diğer uygarlıklarca biliniyordu. Kimine göre bunun sebebi 3 büyük dinin insanlar tarafından oluşturulduğu iken, kimine göre bunun sebebi Tanrı’nın daha önce de medeniyetlere vahiy getirdiği idi. Her halükarda Yahudilik ile birlikte gelen din geleneği, daha önceki dinlere göre aşırı gelişmiş ve sistematikti.

Yahudilik’in ortaya çıkmasından sonra insanlar dinlerini yaymak ve iyi dindarlar olmak için çaba sarf etmeye çalıştı. Bu ülkeler arası din savaşlarına, büyük insanlara ve insanların ibadet amaçlı sanat üretmesi ile sonuçlandı. Aslında bu dini durum bir şeyin göstergesiydi, insanların din adamları gibi yemek üretmeyen grupları besleyebilecek yemekleri vardı. Bu fazladan yiyecek sayesinde bilim gelişmeye ve dinin baskısını hissetmeye başladı. Tarihteki en büyük mücadele başlamıştı ama bu devirde bu savaşın baskın tarafı dindi. Özellikle Müslümanlık’ı yaymak isteyen Emeviler’in tavırları ile gözlenen ırkçılık, ayakta kalmaya çalışan Roma kalıntıları ile oluşan papalık ve gerçek anlamda yalnız kalan Yahudiler bugünkü dünyayı şekillendiren en temel etkenlerdir.


3.Elma Çağı: Newton

4 Elma'nın Çağı 1

Sir Isaac Newton, birtakım yanlış çıkarımlar yapsa da gerçek anlamda bilimin babasıdır. Baba olmasının sebebi ilk bilim insanı olması değildir. O bilim insanları için gerçek bir idoldü. Newton’un elmasının hikayesini herkes bilir; kafasına düşen bir elma ona yerçekimini algılatmıştır. İşte Newton bilim insanları için aynen o elma gibiydi, bilimsel düşünce ilk defa dinin baskısının arasından onun sayesinde sızmış ve insanlara ulaşmıştı. Böylece coğrafi keşifler, rönesans, sanayi devrimi, aydınlanma ve reform yaşanmaya başladı. Artan bilimsel düşünce sekülerliği doğurdu. Eskiden sıkı dindar olan toplumlar eskisi kadar sıkı tutunamadılar dinlerine ve tutunacak yeni bir dal aradılar. Bu dal milliyetçilikti ve miliyetçilik humanist bir fikirdir (Humanizm sanılanın aksine insan sevmek demek değil, insana dair düşünce demektir.)İnsanın ilk defa kendini düşünmesi 3.kırılma noktasıydı ve tüm medeni düşünce sistemi yeniden oluştu ve bunların hepsi ağaçtan düşen bir elmayla oldu.

4.Elma Çağı: Siyanürlü Elma

4 Elma'nın Çağı 2

2.Dünya Savaşı sırasında, Almanlar gelmiş geçmiş en iyi şifreleme sistemi ile mesajlaşıyorlardı ve 2 yıl boyunca hiç kimse bu kodu kıramadı. 2 yılın sonunda bir matematikçe olan Alan Turing bir makina inşa edip kodu kırdı. Bu makina ilk bilgisayardı. Bu ilk bilgisayarda bir hükümet sırrıydı ve bu konudaki her şey imha edildi. Kimse Alan Turing’ın savaşı en az 2 yıl kısalttığını bilmiyordu, eş cinsel olduğu için kimyasal olarak hadım edildikten sonra depresyona girince bile. Bu depresyonun etkisiyle siyanürlü bir elma ile intihar etti. Bu sadece bir ısırık alınmış elmayı bugün bir telefonun üstünde görebilirsiniz ama Turing’ın makinası her yerde. İnsanlar artık bilgisayarla gelişmeye başladı. Bu 4. Elma belki de tarihdeki en büyük etkiyi yaptı. O kadar çok geliştik ki artık insanlığımızı bile sorgulayabiliyoruz. Tüm üretim ve kayıt sistemimiz fiziksel kuvvet ile mekanik sistem kullanırken bir anda bilgi ve dijital sistemler önem kazandı. Bildiğimiz her şey değişti, diğer elmalar çürümeye başladı.

En yaygın meyve olan elma, benim bakış açıma göre, böyle etki etti dünyaya. Buradaki bilgiler gerçek olsa da bu sıralama ve çağ sistemi tamamen bana ait. Eğer bu sıralamaya dair eleştirileriniz varsa, bir elma çıkarmak ya da bir muz eklemek isterseniz bana yazabilirsiniz, zevkle cevaplarım. Haftaya görüşmez üzere.