51. Bölge, uzaylı fotoğrafları, uzaylı otopsisi, UFOlar… İnternet üzerinde binlerce fotoğraf görmemize rağmen uzaylıların varlığı neden kanıtlanamıyor? Kimine göre ABD bu olayları örtbas ediyor, kimine göre böyle bir olay insanlık için çok erken. Eğer uzaylılar binlerce yıldır dünyamızı ziyaret ediyorlarsa neden kendilerini göstermiyorlar? Yoksa hepsi bir düzmeceden mi ibaret?

Çoğu bilim insanının evrende başka akıllı varlıklar olduğuna dair şüpheleri yok, buna rağmen neden onları bulamadık?

1) Su Altı Medeniyeti

4 Teoride Uzaylıların Yeri

NASA çalışanı Alan Stern’ün iddiasına göre; uzaylılar, tahmin ettiğimizin aksine bir su altı medeniyeti geliştirmiş olabilir. Ayrıca uzaylıların galaksinin başka gezegenlerinde bulunan okyanusların derinliklerinde de yaşıyor olabileceklerinin altını çizdi. Stern’e göre su altında yaşamanın birçok faydası vardı. Su altı yaşamı; olası yıldız patlamalarından, uzaydaki ani radyasyon yükselmelerinden ve diğer doğal felaketlerden onları koruyabilirdi. Stern, uzaylıların su dünyasının çok soğuk olduğunu ve muhtemelen bir buz kabuğunun altında yaşadıkları için onlarla iletişim kuramadığımızı ileri sürdü.

2) Galaktik Hayvanat Bahçesi

4 Teoride Uzaylıların Yeri

METI (Messaging Extraterrestrial Intelligence) Başkanı Douglas Vakoch’ın hipotezine göre; uzaylılar insanlardan haberdar ve Dünya’mızı bir tür karantina altına aldılar. Uzaktan bizi izliyorlar ve bilerek radarlara yakalanmıyorlar. Tıpkı hayvanat bahçesindeki hayvanları gözetlemek gibi Dünya’yı kafesin dışından gözetliyorlar.

3) Dünya Realitesi

Uzaylıların insanlarla ani ve açık temastan kaçınmalarının bir diğer sebebi ise, Dünya’nın henüz böyle bir gerçeğe hazır olmadan kurulacak açık temas sebebi ile insanlığın siyasi, ekonomik, dini, teknolojik, kültürel bir karmaşa içine düşmelerini arzu etmemelerindendir. Dünya’nın doğal gelişim sürecine olan saygılarındandır.

4) Saldırgan Devletler

4 Teoride Uzaylıların Yeri

Bir diğer teori de; kurulacak geniş kapsamlı bir Dünya dışı temastan dolayı Dünya devletlerinin göstereceği savunma refleksiyle oluşacak bir askeri reaksiyonun halkta endişe ve korkuya yol açarken, devletlerde de büyük bir yıkıma sebep olabileceğidir. Böyle bir durumla da karşılaşmak istemedikleri için uzaylılar henüz kendilerini göstermiyorlar.

Bir uzaylı çıkıp her şeyi açıklamadığı sürece, sadece ütopik bir teori olarak elimizde olan bu bilgilere inanmak bizim elimizde tabii. Gözetlenen tanımlanamayan cisimler, çözülemeyen radyo sinyalleri belki de kurgudan ibarettir ve bu galakside yalnızızdır. Kim bilir?

Kaynakça:

1

2

3) Kolbaşı, Erhan, Galaktik Diplomasi, Destek Yayınları, İstanbul, 2016