Bir kahve falında, kart falında veya burç fallarında kendimizle ilgili şeyler duyarak şaşırıp kalıyoruz. Gerçekten bu fallar bir sihir mi yoksa arkasında psikolojik bir etki mi yatıyor?

Bu falcılar veya astrologlar sizin hakkında aslında hiçbir şey bilmezler. Sadece analiz yaparlar ve biz de onları kendimize özelmiş gibi algılarız. Bunu 1990 yılında John McGrew ve Richard McFall’in yaptığı deneyde açıkça ortaya çıkmıştır. Deneyde 4 erkek ve 19 kadın gönüllünün dosyaları 6 profesyonel astrologa verilerek kişilerin doğum haritalarını çıkarmaları istendi. Bu çalışmanın sonucunda 6 astrologun yaptıkları tahminlerin hiçbiri de aynı kişiye dair diğer astrologların tahminleriyle örtüşmedi. Bu küçük deneyle astrolojinin inandırıcılığını kaybetmesi için yeterlidir.

Forer Barnum Etkisi Nedir?

fal-astroloji

Astrologların ve falcıların kullandığı bu isabet yöntemlerini psikolog Bertram R. Forer 19. yy. da yaşamış ünlü sirk kurucusu Phineas Taylor Barnum’dan esinlenerek tanımlamıştır. Barnum yarattığı illüzyonlarla aslında bariz olan yalanlarını çok büyük çaptaki seyirciye sunarak onların kandırılmak için kendisine para vermelerini sağlamış ve bu başarısıyla da usta bir eğlence adamı olarak nam salmıştır. Barnum’un 19. yüzyılda yarattığı kandırma mekanizmasından günümüzde falcılar, hipnozcular, burç yorumcuları gibi mistik kişilik okuyucuları faydalanmaktadır. Bu tarz insanların başvurduğu en klasik hile, bir insanı tanımlarken var olan tüm kişilik özelliklerini kullanmaktır. 

Forer-illüzyon

Forer, Barnum’un bu yaptıklarını görünce bunu bilimsel olarak açıklamak istedi. Öğrencilerine 13 soruluk her birine özel bir kişilik testi hazırladığını ve kendilerini tanımlayan ifadeleri 1-5 arasında puanlamalarını istemiştir. Bir astroloji kitabından alınan bu cümleler aşağıdaki gibidir. Siz de kendinizi buradan test edebilirsiniz.

  1. Sizde, diğer insanların sizi sevmesine ve hayranlık duymasına yönelik yoğun bir ihtiyaç var.
  2. Kendinizi eleştirmeye çok açıksınız.
  3. Kendi avantajınıza çevirmediğiniz büyük bir kullanılmayan kapasiteye sahipsiniz.
  4. Bazı kişilik zaaflarınız olsa da genellikle onların üstesinden gelebiliyorsunuz.
  5. Cinsel beklentileriniz, sizin için problemler doğuruyor.
  6. Dışarıdan bakıldığında disiplinli ve öz kontrole sahipsiniz ancak aslında endişeli ve güvensizsiniz.
  7. Bazı zamanlarda doğru şeyi yaptığınızdan ve doğru tercihte bulunduğunuzdan emin olamıyorsunuz.
  8. Her seferinde birazcık değişim olsun istiyorsunuz ve eğer kısıtlamalarla karşılaşırsanız rahatsız oluyorsunuz.
  9. Kendinizin bağımsız bir düşünür olduğunuzla övünüyorsunuz ve diğerlerinin açıklamalarını kanıtsız görüyorsunuz.
  10. Kendinizi başkalarına açmanın çok da akıllıca olmadığını düşünüyorsunuz.
  11. Bazı zamanlar dışa dönük, cana yakın ve sosyalsiniz, diğer zamanlarda ise kapalı, ilgisiz ve içedönük.
  12. Bazı tutkularınız oldukça gerçek dışı.
  13. Güvenliğiniz, hayatınızdaki temel amaçlarınızdan biri.

Tüm öğrenciler, kendi analizlerine ortalamada 4.26 puan verdiler. Tüm kağıtları topladıktan sonra Forer, öğrencilerine hepsine aynı kağıdı verdiğini açıkladı. Herkes kendini bu kadar anlatan analizin aynı olmasına şaşırmıştı. İşte bunun tek sebebi hepsinin genel ifadeler olması ve hayatımızın bir noktasında bize uymasıydı.

Günümüzde Yapılan Çalışmalar

inceleme-çalışmalar-mercek

Forer-Barnum Etkisini kanıtlamak için sürekli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar her zaman aynı sonucu vermektedir. Kasım 2012’de yayımlanan bir makalede öğrencilere Minnesota Çok Fazlı Kişilik Testi denen bir test uygulanmıştır. Sonrasında öğrencilere hem gerçek test sonuçları hem de sahte test sonuçları verilmiştir ve hangi sonucun kendilerine ait olduğunun tahmin edilmesi istenmiştir.

Normalde beklenen eğer ki bu kişilik testleri ve astroloji falları doğru olsa en azından %80 gibi bir çoğunluğun doğru testi seçmesidir. Sonuç tam tersidir: öğrencilerin %59’u, kendilerine verilen sahte test sonucunun kendilerine uyduğunu söylemiştir ve gerçek olanın uymadığını söylemişlerdir. Elbette öğrenciler hangisinin sahte, hangisinin gerçek olduğunu bilmemektedirler.

Daha sonradan yapılan başka araştırmalar, Forer/Barnum Etkisi’ni daha da etkili hâle getiren bazı ek faktörleri de ortaya çıkarmıştır. Deneklerin analizin sadece kendisine özel hazırlandığına inanması, testi yapan, fala bakan, analizi yapan, deneyi sürdüren kişinin konu dahilinde bir otorite olduğuna inanması ve analiz içerisinde daha çok pozitif analizlerin bulunup, negatif analizlerin oransal olarak düşük olması Barnum etkisinin çok daha yoğun yaşanmasını sağlamaktadır.

Barnum Etkisi’ne göre bizim için kişisel veya önemli olan ifadeler içeren tanımlamaları kabulleniyoruz. Yani bizimle ilgili bir tahmin, gerçekçi veya geçerli olmasa bile bizim kendimizle ilgili beklenti veya tanımlamalarımıza uyuyorsa onu kabul etme eğilimi sergiliyoruz. Bu durumda falcıların bize söylediği bütün gerçek dışı tahminlerin arasında tek bir doğru tahmin varsa bu o falı ciddiye almamız ve üzerine düşünmemiz için yeterli oluyor.