Çalışma etiği üzerine yaptığım araştırma neticesinde çok farklı durumlarla karşı karşıya kaldım. Bazı kişiler fazla çalışma saatlerini insanlar için kabul edilemeyeceğini savunurken ortaya bir ürün çıkarmak isteyen insanlar ise bu durumun doğal ve kaçınılmaz olduğunu savunmaktadır. İnsanlar çok fazla şey yapmak (bir ürün ortaya koymak) istiyor ancak çok çok çok azı bunun için yeterince zaman ve enerji ayırıyor. Çoğumuz benim romantik girişimcilik diye nitelendirdiğim -istiyorum olsun, olsa güzel olur- şeklinde düşünerek ancak yeterince çalışmadıklarından dolayı istedikleri şeyin olmadığını zaman içinde görüyorlar.

Çalışmak her kültürde çok önemli bir yapıya sahip olan bir gelenektir aslında. Sınırlama yapılamayan bir etkinliktir. Çin, Japonya, Kore eğitim açısında baktığımızda aşırı rekabetin olduğunu görüyoruz. Öğrenciler bize göre kıyaslandığında çok fazla çaba sarf ettikleri bir eğitim sistemlerine sahip. Tabii bu durum bizim ülkemizde de her geçen seneye göre rekabetin daha da artması (ekonomik koşullardan kaynaklı arz-talep dengesindeki oranların değişmesi vb. gibi nedenlerle) sonucu eğitim kalitemiz her ne kadar aynı kalsa da öğrenciler daha fazla eğitimleri alanında çalıştıklarını görüyoruz. Bu durumdan girişimcilerimiz de üzerlerine düşen sorumluluğu almaları gerekir. Biz ülke içerisinde bir ürün ortaya çıkarırken diğer ülkelerle de rekabet hâlinde olduğumuzu, yabancı olarak gördüğümüz dünya için %1’lik bir topluluğu oluşturduğumuzu unutmamalıyız. Dünya için yabancı olmamak adına!

Elon-Musk

Elon Musk’ın çalışma saatleri ile ilgili olarak işçilerin haftada 100 saat çalışması gerektiğini haftada 40-45 saat ile hiçbir şeyin değişmediğini belirtmiş. Bu durumu da şöyle özetlemiştir: İnsanların 1 yıl içerisinde ortaya koymuş olduğu bir ürünü siz bu sayede 3-4 aylık gibi süreçte ortaya koyabilirsiniz.

Kendimizden yola çıkalım. Öğrenmek araştırmak istediğimiz bir konu hakkında 100 saatlik bir etüt gerekiyor. Günlük 1 saat etüt yapsak 100 gün veya 2 saat etüt yapalım o zaman 50 gün sürmektedir. Yoğunlaştırılmış bir şekilde 1 hafta da geleceğimiz noktaya 50 günde gelmek insanın hayatı verimli kullanması adına çok büyük bir kayıp olacaktır. Ama biz 50 gün içerisinde farklı işlerle de uğraşıyoruz ki tek başına bir konu ile ilgilenmiyoruz. Objektif bir şekilde uğraştığımız konulara bakacak olursak bunun yersiz olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Çünkü en fazla 1 konuya daha emek harcıyor olabiliriz diğer tüm şeyler gelişimimiz adına yaptığımız işler olmadığını çok rahatlıkla göreceğiz.

Farklı yabancı dillere çevrilen Elon Musk’ın bu konuşmasını hayret verici şekilde Türkçe altyazılı olarak bulamadım. Bunun nedeni konuşmasını umursamamak mı yoksa ”Haftada 100 saat çalışmak ne diyen?” kültürün yansıması mı, çok merak ediyorum. Şu süreçte araştırma yapmak bir konuyu öğrenmek isteyen insanların İngilizce bilmesi gerektiğini görmekteyiz.

Elon-Musk-ve-Çalışma-azminin-sonuçları-illüstrasyon

Elon Musk bu konu ile ilgili açıklaması şu şekilde,

“Çalışması daha kolay yerler var ancak kimse dünyayı haftada 40 saat çalışarak değiştirmedi. Dünyayı değiştirmek için haftada 80-100 saat arasında çalışmak gerekiyor. Bu çalışma temposu sürdürülebilir.”

Elon bu sebeple şirketlerine “bir şeyler ortaya çıkarmak isteyen” kişileri almaya gayret etttiğini belirtmiştir.

Tabii ki bu süre bildiğimiz kamunun veya özel sektöründe bazı kısımlarında yer alan mesai ile başlayan mesai bitimi ile biten 8-9 saatlik süre kastedilmiyor. Masa başında bir şeyler ortaya çıkarmak değil de vaktin geçmesini bekleyen insanların yaptığı gibi yani.

2-3 haftalık odaklanma ile bir yıl içerisinde ortaya koyacağımız pek çok şeyi rahatlıkla halledebileceğimize eminim.

 

 “360 gün boyunca güneş doğmadan yatağından kalkabilen hiç kimse ailesini zengin etmekte başarısız olmaz.”

Kaynakça: 1