İnsan beyni, memeli türler arasında en kompleks beyin yapısına sahiptir. Özellikle bize en yakın tür olan primatlarla karşılaştırdığımızda beynimiz oldukça büyük ve karmaşıktır. Homo sapienslerin beyinlerinin bu kadar hızlı ve sürekli gelişebilen özelliği ile ilgili bir çok teori ortaya atılmaktadır.

Bu teorilerden biri beyin gelişiminin, ortamdaki değişikliklere veya değişikliklere uyum sağlama yeteneğine bir cevap olduğunu öne sürer. Bu hipotezlere göre, uyum sağlama yeteneği en yüksek olan ve çevresel ya da meteorolojik koşullar gibi çevrenin olumsuz etkilerini üstesinden gelebilen ve hayatta kalabilenler genlerini yaymayı başarmışlardır.

Bir diğer teori ise bilim insanları tarafından oldukça desteklenen “Makyavelist Zekâ Teorisi”dir. Bizi sosyal varlıklar yapan bu zekâ teorisi nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır?

Makyavelist Zekâ Teorisi Nedir?

beyin

Beynimiz çok karmaşık bir yapıya sahiptir. Hâlâ keşfetmediğimiz birçok özelliği var. Hatta kullandığı enerjinin %90’ını nerede kullandığı konusunda bile bir fikrimiz yok. Bu kadar gizemli bir organın, nasıl bu kadar geliştiği bilim insanlarının aklında hep bir soru işareti oluşturmuştur. Bu soru işaretlerini genellikle Makyavelist Zeka Teorisi ile çözüm bulmaya çalışmışlardır.

Makyavelist Zeka Teorisi, ‘sosyal beyin hipotezi’ olarak da bilinir. Bu teori çevrede artan bilişsel taleplerin beyin gelişimini etkileyerek zekâ seviyesini artırdığı temeline dayanır. Aletler kullanmak, yiyecek bulmaya çalışmak gibi zorlu aktiviteler homo sapiens için bu tarz bilişsel taleplerden birkaçı olmuştur. İnsan beyni zorluklarla karşılaştıkça bunlara uyum sağlamak için daha karmaşık zihinsel stratejiler geliştirerek beyin gelişimini hızlandırmıştır. Hayatımızda kullandığımız “comfort zone”dan çıkma kavramının yararını aslında bu teori oldukça iyi açıklamaktadır. Güvenli ortamımızdan çıkarsak bir çok yönden gelişimimiz artar.

sosyal-insan(lar)

Beynin gelişimi (sosyal evrimin bir ürünü), duygularımızı yönetmemizi ve başkalarının duygularını ayırt etmemizi mümkün kılar. Aynı şekilde sosyal yapıları tanımlamayı, diğer insanlarla ilişkilendirmeyi ve farklı durumlarda hangi rolleri oynadıklarını anlamayı kolaylaştırır. Ayrıca başkalarının tutumlarını ve niyetlerini anlamamızı sağlayarak bizlere onların eylemleri yorumlama olanağı tanır.

Bu teoriyi açıklamak için Charles Darwin’in Doğal Seleksiyon ilkesini göz önünde bulundurmamız gerekir. Bu iki teori, başarılı bir şekilde sosyal ve üreme stratejileri geliştirebilen bireylerin gelişenler olduğu konusunda hem fikir. Başka bir deyişle daha iyi sosyal yeteneklere sahip insanların hayatta kalmak şansı daha yüksektir. Makyavelist Zekâ Teorisi çok önemli bir yaklaşımdır. Beyin evrimi ve farklı türlerdeki sosyal gelişim düzeyleri arasında var olan ilişkiyi anlamamıza yardımcı olur. İnsanların sosyal boyutun hüküm sürdüğü yeni durumlara sürekli olarak uyum sağlamasını sağlayan bir takım yetenekleriyle zekânın bağlantılı olduğunu savunur.

Bu Fikir Nasıl Doğdu?

temsili-insan-evrimi

1953 yılında araştırmacılar M.R.A. Chance ve A.P.Mead tarafından yayınlanan “Sosyal Davranışlar ve Primatların Evrimi” araştırma çalışmasında, ilk defa sosyal etkileşimde anlaşmanın bir parçası olarak anlaşılması önerilmiştir. 

Daha sonra Francis de Wall 1982 senesinde “Makyavelist zekâ” ifadesini önerdi. O zamanlarda birçok araştırmacı primatların sosyal ve politik davranışları hakkında çalışmalar yapıyordu. Bununla birlikte bugün aşina olduğumuz teori 1988 yılına kadar ortaya çıkmadı. Psikologlar Richard W. Byrne ve Andrew Whiten, İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi için araştırma yaparken bu teoriyi tanımladılar.

Bu iki akademisyen, bulgularını “Makyavelist Zekâ: Sosyal Uzmanlık ve Maymunlar, Kuyruksuz Maymunlar ve İnsanlarda Aklın Evrimi isimli kitapta topladı. Böylelikle de Makyavelist Zekâ Teorisi ortaya çıktı.

Gavrilets ve Vose Çalışması

beherglas-erlenmayer-pipet

Bu hipotezi doğrulamak için Tennessee Üniversitesi, ABD, S. Gavrilets ve A. Vose Üniversitesi’nden araştırmacılar, matematiksel bir model tasarlayarak beyin gelişimini simüle edebilecekleri bir çalışma gerçekleştirdiler. Bu çalışmada insanlık tarihi boyunca meydana gelen üç farklı aşamada beyin ve bilişsel gelişim açıklanmaktadır:

İlk aşama: Yaratılan sosyal stratejiler bireyden bireye aktarılmamıştır.

İkinci aşama: İçinde bilgi ve sosyal becerilerin aktarılmasında yüksek bir nokta ortaya çıktı. Daha büyük serebral gelişimin anıydı.

Üçüncü aşama: Beynin bakımını içeren muazzam bir enerji harcaması nedeniyle bu büyüme giderek daha fazla büyüyerek bugünkü bildiğimiz gibi kalmaya devam etti.

Bu model Makyavelist Zekâ Teorisi‘ni tam olarak açıklamasa da insan beyninin günümüze evrilme sürecini oldukça net bir şekilde açıklamaktadır.

Kaynaklar: 1, 2