Hepimiz insan doğası gereği kararlar alıp veriyoruz. Kimi zaman bizim için yanlış kimi zaman ise doğru seçimlerde bulunabiliyoruz. Peki, verdiğimiz kararların tek yöneticisi biz miyiz ya da bizi etkileyen başka faktörler var mı? Aslında yemek yemek, yürüyüşe çıkmak, maaşınızı harcamak ya da tasarruf etmek gibi pek çok farklı türde hayatımızı etkileyen önemli seçimler olabilir.

Hayat, sayısız kararlardan oluşan bir oyundur ve biz ise en doğru kararı vermeye çabalıyoruz.

Yani demem o ki zihin, bazıları kafanın içinde ve bazıları da vücudun her tarafına dağılmış olan nispeten basit birçok sistemi içeriyor denebilir. Bu sistemlerin her zaman aynı fikirde olmadığını da bilmemiz gerekir çünkü bu farklılıklar ikilemde kalmaya yol açıyor.

Bahsettiğimiz bu sistemlerden bazıları çok sığ görüşlüyken bazıları ise tam tersi olarak diğerleriyle ilişkilere önem verir. Bazılarıysa din ve insanlığın geleceği gibi insan aklının öngöremeyeceği şeylere öncelik verir. Bununla birlikte insanlar, her mekanizmanın eşit olarak farkında değildir. Mutlaka bir mekanizma ağır basar ve insanlar karar verirken aslında farkına varmadan mekanizmaya göre hareket ederler. Bazı zamanlarda dikkatli ve düşünceli kararlar alırken diğer zamanlarda hızlı ve sezgisel kararlar almamızın altında yatan sebep de aslında budur.

karar-vermek(!)

İnsanların kararlarını etkilemenin bir başka yolu da karar ortamını değiştirmektir. Aslında çok basit bir örnekle açıklayacak olursak seçimlerin mimarı olarak da bilinen bu yöntemde bir mağazanın, müşterilerini çevresel açıdan sorumlu ürünler satın almaya teşvik ettiğini düşünelim. Alışverişin sonunda tüm çevre dostu ürünler bir arada görüntülenirse insanlar bunu fark eder ve içsel normları etkinleştirilir (aslında klasik pazarlama stratejisi).

Yine de dürtülen bu normlar, birden fazla satın alma işlemine dönüşmeyebilir. Sadece bir ürün satın almak, dürtülen normu karşılamak için yeterlidir. Bu noktada ürünler mağaza boyunca sergileniyorsa ve bu sergilemeler içsel normu yeniden tetikleyebiliyorsa o zaman aynı alışverişte çevresel açıdan daha sorumlu hissettirecek satın alımların yapılması muhtemeldir. Yani insanların karar verme aşamasında çevresinde olup bitenler ve karar verdiği mekân insanları tamamen etkilemektedir.

İnsanların kararlarını değiştirecek dürtüleri bilip bunları kullanmak bir aldatmaca değildir. Hatta pek çok durumda belirli bir karar veya davranışın önemini artırarak çalışır. Dürtüler özellikle karar verme mekanizmalarınızın birbiriyle çekiştiği durumlarda karar vermenize bir takviye yapar. Dürtme, erdemli davranış dediğimiz davranış şekillerini geliştirmek veya bastırmak için kullanılabilir. Bu noktada dürtmeyi makul ve sorumlu bir şekilde kullanmak, tamamen şirketlerin ve kuruluşların sorumluluğunda olduğunu bilmek gerekir.

bilinç-bilinçaltı-sinir-sistemi

Dürtme eylemi, insanların istemediği bir şeyi yapmasını sağlayamaz ancak istekler bazen arka planda gizlenir (bilinçaltında). Dürtme ise yalnızca gizlenmiş olan bu istekleri ve arzuları tetikler ardından ortaya çıkarır. Yine de son kararı vermek tamamen insanın kendi iradesine kalır. Hepimiz en küçük karar verme anında bile tüm bu mekanizmaların etkisi altındayız. İnsan bilinci ve bilinçaltı kombinasyonu ne kadar güçlü olursa bu mekanizmanın kararlarımızı etkileme olasılığı oldukça düşük olur.

Kaynakça: 1