İnsanlar çok eski zamanlardan beri “makineleştirme” adı altında birçok robot ve yapay zekâ üretmişlerdir. Robotlaştırma hayali aslında 1900 yıllarının başlarında başlasa da somut adımlar ilk kez 1945-1955 arası atılmıştır. 45 yılda hayallerin neden gerçekleşmediğini sorarsanız bunun muhtemel cevabı I. ve II. Dünya Savaşları olacaktır. Dünya savaşları birçok ülkeyi hem ekonomik hem politik hem de teknolojik alanda çökertmiştir. Özellikle o dönemde teknolojinin yükseldiği ABD ve Rusya çok somut adımlar atamamıştır. Giderek yaygınlaşan ve gelişen bilgisayar teknolojileri tüm işlerini bu yenilikler üzerinden yürütmeye başlamıştır. 1980’li yıllarda makinelerin insan gibi düşünmesi ve hareket etmesi yönünde icatlar yapılmış; 1990’lı yıllarda ise makinelere yapay zeka yani yapay sinir ağları yerleştirilmiştir.

yapay-sinir-ağının-yapısı

Yapay sinir ağları, insan beynini taklit eden bir bilgisayar programlamasıdır. Ama geçtiğimiz haftalarda bir Rus teknoloji şirketi olan Neurobotics ve Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsünden birkaç araştırmacı, geliştirdikleri yeni yapay sinir ağının gerçek bir kişinin zihnini taklit edip anında görselleştirdiğini belirtti. Akla şu soru geliyor olmalı: Yani rüyalarımızı kaydedebilecek miyiz? Bunun cevabı şimdilik hayır. Çünkü araştırmacılar kulak arkasına açılacak portu deneme aşamasındalar.

Nörobiyologların beyin tarafından kontrol edilen cihazlar ile bilişsel bozukluk tedavisi sonrası rehabilitasyon yöntemleri geliştirmek için beynin bilgiyi nasıl kodladığını anlamalarına yardımcı olmak istiyor. Bunu öğrenmenin en etkili yollarından biri de bir video izlerken görsel bilgileri algılayan insanların beyin aktivitesini inceleyip anlamaktan geçiyor.

MIPT ve Neurobotics tarafından üretilip geliştirilen beyin-bilgisayar arayüzü, elektrotlar yardımıyla beyin dalgalarını kaydetme tekniği olan EEG tekniğine dayanıyor. Fakat beynin gerçek zamanda algıladığı görüntüleri beyinden gelen frekanslardan çıkarmak için ya fonksiyonel MRI kullanılır ya da implant yardımıyla nöronlardan toplanan frekansların analizi ile bulunur. Her iki yöntem de oldukça zor ve sınırlı alanlarda kullanılabiliyor. Geliştirilen bu sistem insan beyninin aktivitelerini analiz ederek EEG geçiren bir kişinin gördüklerini yeniden yapılandırabilir.

deney-yapılan-insanlar-EEG-verileri

Yapılan deneyde sağlıklı deneklere yirmişer dakikalık ayrı kategorilerde videolar izletildi. Yapılan deneyde öncelikle EEG verilerinin her video kategorisinde aynı şekilde sonuçlanmadığı ortaya çıktı. Bu durum araştırmacıların hangi kategorilerde EEG’nin daha yavaş tepki verdiğini bulmasına yardımcı oldu. Daha sonra araştırmacılar elde edilen verileri gerçek zamanlı görüntüleri algılayacak şekilde eğitip düzeltti.

Sistemin beynin algıladığı görsel frekansları doğru şekilde alıp almadığını test etmek için deneklere ayrı ayrı daha önce hiç izlemedikleri videolar izletildi. Bu aşamada denekler videoları izlerken EEG’ler kaydedildi ve yapay sinir ağlarına yönlendirildi. Bunun sonucunda geliştirilen sistem testi başarıyla tamamlayarak videoların %90’ında kolayca ayrım yapılacak net görüntüler üretti.

Kaynakça: 1