Şansa inanır mısınız? Ya evrende şans olarak nitelendirdiğimiz her şeyin belli parametler sonucu meydana geldiğini söylesek? O zaman Laplace’in Şeytanı Teorisi’ni hep beraber inceleyelim. Laplace, olasılık teorisini matematikte kullanan ilk kişidir ve Laplace’i “Olasılıklar Üzerine Denemeler” adlı kitabından doğan Laplace Şeytanı Teorisi ile tanıyoruz.

Kendi Ölümünü Hesaplamak

Laplace’in Şeytanı aslen De Moivre’e dayanıyor. Fransız bir matematikçi olan De Moivre analitik geometri ve olasılık kuramı alanlarının gelişmesinde öncü çalışmalar yapmıştır. Ama onu diğer matematikçilerden ayıran en önemli nokta kendi ölümünü hesaplaması olmuştur. Moivre ömrünün son günlerinde her geçen gün bir önceki günden 15 dakika fazla uyuduğunu fark etmiş ardından 24 saat uyuduğunda ölmüş olacağını düşünmüş. Yaptığı hesaplamayla ölüm tarihini 27 Kasım 1754 olarak hesaplamıştır ve o gün ölmüştür.

Abraham-De-Moivre-portresi

Yazı mı Tura mı?Şans mı Kesin mi?

yazı-mı-tura-mı-şans-(!)

De Moivre’e göre şans diye bir şey yoktur, her şey önceden bellidir ve bu durum olayların sonuçlarını oluşturur. En basit şekilde bozuk para deneyinden yola çıkabiliriz. Hepimiz biliriz ki madenî bir paranın yazı veya tura gelme ihtimali -50%- eşittir. Ancak De Moivre paranın ağırlığı, paranın yapıldığı materyalin cinsi, parayı attığımız anki hava sıcaklığı, paraya uyguladığımız kuvvet vb. gibi olayları ihmal etmezsek kesin olarak yazı mı tura mı geleceğini bileceğimizi söyler.

Laplace’in teorisi De Moivre’e dayanıyor dedik ancak bazı noktalarda birbirlerinden ayrılıyorlar. Laplace’e göre kusursuz denklem yoktur ve kusursuz denklemi kuracak bilgiyi edinmemiz mümkün değildir fakat De Moivre’ye içinse yapılan hesaplar bizi gerçekleşen sonuca ulaştırır.

Laplace’in Şeytan Teorisi

Pierre-Simon-Laplace

Olasılık teorisinden de hareketle Laplace, Şeytan Teorisi’ni ortaya atmıştır. Laplace bu teoriyi şu şekilde tanımlıyor: “Evrenin şimdiki hâlini geçmişin sonucu ve geleceğin nedeni olarak ele alabiliriz. Bir an için evrenin tüm güçlerinin ve bunu oluşturan tüm varlıkların konumlarını anlayabilen bir canlı olduğunu düşünürsek ve bu verileri inceleyebileceğini de varsayarak aynı anda evrendeki en büyük varlıklardan en küçük atomlara kadar her şeyi hesaba katarak bir hesap yapılırsa hiçbir şey belirsiz değildir ve gelecek de aynı geçmiş gibi onun gözlerinin önündedir.”

Laplace’in Şeytanı olarak bilinen bu teoride ‘şeytan’ olarak tasvir edilen evrendeki tüm gerçek bilgiye sahip olan canlıdır. Bu canlı sadece bir an için dahi evrendeki saf bilgiye ulaşabilirse örneğin: Her bir atoma etkiyen kuvveti veya düşünce hızını hesaplayabilirse tüm gerçek olasılıkları görebilir ve doğru kararı verdiği takdirde geleceğini kendisi belirler.

Her şeyi bir sebebe bağlamak yerine, olanları bazen şans olarak nitelendirip geçmek sizin de işinize gelmiyor mu? Üstelik saf bilgiye ulaşmak böylesine imkânsızken…

Herkese bol şanslar!

Kaynakça: