Her hayvan oldukça özeldir. Fakat bazıları, verdiği yaşam mücadelesiyle veya katkı sağladığı bilimsel bir çalışmayla tanınarak daha özel hale gelir. Şimdi size, fark yaratabilmeyi başarmış üç köpekten bahsetmek istiyorum.

Klonlanan İlk Köpek: Snuppy

köpek

İsmi, “Seoul National University (SNU)” ve “puppy” den türetildi. Güney Koreli bilim insanı Hwang Woo-suk tarafından yürütülen çalışmalar Ağustos 2002’de başladı ve iki yıl sekiz ay sürdü. Ekipte yaklaşık 45 kişi vardı. Erkek bir Afgan tazısının kulak dokusundan alınan hücreler kullanıldı ve 1095 embriyo, 123 köpeğe aktarıldı. Köpeklerden üçü hamile kaldı ancak Snuppy, başarıyla klonlanmış ve normal bir hayat sürebilen tek köpekti. Onun haricindekiler düşük ve doğum sonrasında ölümle sonuçlandı. Snuppy, 24 Nisan 2005’te dünyaya geldi.

Köpeklerin klonlanmasının çok zor olduğu düşünülüyordu çünkü dişi bir köpek yılda yalnızca iki kez yumurtlar ve yumurta hücreleri yumurtlama zamanında olgunlaşmaz. Araştırma ekibi, vücut içinde olgunlaşan yumurta hücrelerinin yerini ve tam olarak dönemini bilmek, yumurtalık dışındaki embriyoları olgunlaştırmak için bir yöntem geliştirerek bu zorluğun üstesinden gelmeyi başardı.

Snuppy için kullanılan somatik hücre klonlama tekniği, 1997 yılında klonlanmış koyun Dolly için kullanılan tekniğe benzerdi. Prosedür, somatik hücreden çıkarılmış bir çekirdeği kullanarak bir embriyo oluşturmayı ve onu kendi çekirdeğinden ayrılmış döllenmemiş yumurtaya aktarmayı içerir. 

köpek

Snuppy 2005 yılında doğduğunda, Time dergisi onu yılın en şaşırtıcı buluşlarından biri olarak adlandırdı. Doğumundan önce, klonların normal bir şekilde büyümesinin, üremesinin ve sağlıklı bir hayat sürmesinin beklenip beklenemeyeceği konusu tartışılmıştı. Örneğin Dolly, 2003 yılında şiddetli artrit ve akciğer hastalığı nedeniyle ölmeden önce osteoartrit için çok sayıda tedavi gördü. Henüz altı yaşındaydı yani bir Finn Dorset koyunu için normal yaşam süresinin yarısı kadardı.

Güney Koreli bilim insanları, köpek klonlamanın başarısını devam ettirmek için -Snuppy beş yaşındayken- klonlamayı yeniden gerçekleştirdi. Snuppy’nin klonları, çeşitli hücre türlerine farklılaşabilen ve mezenkimal hücreler adı verilen özel bir tür kök hücreden oluşturuldu. Snuppy, 10. doğum gününü kutladıktan sonra Nisan 2015’te yaşamını yitirdi.

Savaş Köpeği: Stubby

köpek

Birinci Dünya Savaşı’nın en ünlü askeri köpeklerinden biriydi. Robert Conroy adlı genç bir asker tarafından Fransa’ya giden bir gemiye bindirilmesiyle serüveni başladı. Top mermilerinin uğultusunu duyabilmesi ve yaralı askerleri bulabilmesiyle orduya oldukça yardım etti. Aynı zamanda askerin moral kaynağıydı. Bir casusun yakalanmasına yardım ettiği için Stubby, çavuş rütbesine terfi ederek Amerika’da rütbe alan ilk köpek oldu. Bacağından ve göğsünden yaralanan Stubby, 17 adet savaşa katıldı. Savaşlardan sonra Amerika’ya bir kahraman olarak döndü. 1926’da, henüz 10 yaşındayken yaşamını yitirdi.

Biyonik Köpek: Naki’o

Naki’o ve annesi, terk edilmiş bir evde bulundu. Fark edildiklerinde anne köpek ölmüştü ve yavrusu bir su birikintisi içinde neredeyse donmuştu. Kuyruğunu ve uzuvlarının bir kısmını donma nedeniyle kaybetmişti. Oldukça zor durumda olan Naki’o, yürüyemediği için karnı üzerinde sürünmek zorunda kalıyordu. Naki’o, veteriner olan Christie Pace tarafından sahiplenildiğinde henüz sekiz haftalıktı. Zor durumda olan hayvanlara yardım etmek isteyen Pace, “Onu ilk gördüğümde ona yardım edebileceğimi biliyordum.” demiştir.

İki bacak protezi için yeterli para toplanması amacıyla bir kampanya başlatıldı. Hayvan protezlerinde uzmanlaşmış bir şirket olan Orthopets, ön bacaklarını ücretsiz bir şekilde yapmayı seçti. Arka protez bacaklarının takılmasından birkaç ay sonra ön bacakları da takıldı. Protezler, normal bir köpeğin yapabileceği her şeyi yapmasına izin verecek şekilde tasarlandı. Başlarda dört protez bacak üzerinde yürümekte zorlanan Naki’o, kısa sürede adapte olmaya başladı ve onları nasıl kullanacağını öğrendi. Geçirdiği başarılı operasyon sayesinde artık özgürce koşabiliyor ve oynayabiliyor. 

Köpek

Bu yazımda sadece üç tanesine değindim ancak kendinden söz ettirmeyi başaran daha birçok sevimli dostumuz var. Naki’o gibi yardıma ihtiyacı olanları görmezden gelmeyelim, onlarında sevgiye ve ilgiye ihtiyacı olduğunu unutmayalım.

Kaynakça: 1, 2

Editör: Efe Şen