Yaşamın olağan akışında aniden meydana gelen afet durumları, bireylerde psikolojik krizlere neden olabilmektedir. Yaş grubu gibi faktörlere göre farklılaşan psikolojik tepkiler, yaşanan travmanın etkisini arttırabilmekte ve sonraki süreçlerde bireylerin yaşam kalitesini düşürebilmektedir. Afet sonrası uygulanan psikolojik destek müdahaleleri ise bireylerde pozitif travmatik büyüme durumunu sağlayabilmekte ve bireyler, yüksek farkındalık düzeyinde yaşamlarını devam ettirebilmektedir.

Afet Sonrası 4 Psikolojik Tepki Dönemi

Afetin genişliği ve etki büyüklüğü, sonrasında oluşabilecek psikolojik tepki dönemlerinin boyutunu da belirleyebilmektedir. Yaşam tecrübesi azlığı ve gerekli farkındalık düzeyi için yetersiz kalabilen bilgi birikimi nedeniyle, afet gibi beklenmedik durumlardan en çok etkilenen yaş grupları çocuk ve ergenleri kapsamaktadır. Afet sonrası psikolojik tepkiler, farklılaşma süreleri dikkate alınarak, 4 dönemde incelenebilmektedir.

afet

1) Psikolojik Şok Dönemi: İlk yirmi dört saat veya daha uzun sürebilmektedir. Bu dönemde oluşabilecek travmatik tepkiler;

•Fizyolojik açıdan aşırı hassasiyet ve kısıtlanma hissi,

• Mantıklı düşünememe ve karar almada zorluk,

• Hafıza ve dikkati yoğunlaştırma sorunları,

•Yaşanılan durumun gerçek dışı görünmesi (dissosiyasyon),

•Duygusal tepki yetersizliği ve kısa süreli şok durumu.

2) Tepki Dönemi: İki ile altı gün sonrasında görülmeye başlamaktadır. Bu dönemde oluşabilecek travmatik tepkiler;

Duygusal Karmaşalar: Kaygı, öfke, sinirlilik, suçlama, güvensizlik, yalnız kalma korkusu.

Bedensel Tepkiler: Titreme, bulantı, kardiyak sorunları (çarpıntı gibi) ve yerinde duramama hali.

3) Zihinsel İşlemleme Ve Olanları Düşünme Dönemi: Bu dönem, afetten yaklaşık bir hafta sonra başlamaktadır. Bu dönemde oluşabilecek travmatik tepkiler;

•Olayla ilgili konuşmayı tercih etmeme,

•Kaybedilenler için yas sürecinin başlaması,

•Üzüntü ve özlem gibi güçlü duyguların yoğunluğu,

•Hafıza ve odaklanma sorunları,

•Olağan durumlarda dahi öfke hali ve çatışmalar.

4) İyileşme VeYeniden Uyum Dönemi: Afet durumu üzerinden uzun bir süre geçmiştir ve yaşama uyum sağlama dönemi başlamıştır. Bu dönemde oluşabilecek davranışsal tepkiler;

•Direnç gösterme yavaşlar ve yaşama uyum gösterme davranışları görülür.

•Duygusal iyi hissetme yaşanır ve gelecek planları kurulmaya başlanılır.

•Yaşanılan afet anıların bir parçası olur ve zihni ilk zamanlar kadar meşgul etmez.

Afet Sonrası Psikolojik Tepkiler Ve Pozitif Travmatik Büyüme 1

Afet Sonrası Kaybedilenler İçin Yas Süreci

Elisabeth Kübler Ross’un Beş Aşamalı Yas Kuramı, afet sonrası yaşanan travmalar ve yas sürecinde en çok değerlendirilen kuramsal modellerden biridir. Bu kurama göre, afet sonrası bir kaybın ardından yas tutan bireyler sırasıyla; İnkar Ve Yalıtım, Öfke, Pazarlık Etme,Depresyon, Kabullenme süreçlerini yaşamaktadır. Söz konusu yas sürecinde verilen tepkiler ise;

Duygusal tepkiler: Depresyon, umutsuzluk, kaygı, suçluluk, öfke, yalnızlık.

Davranışsal tepkiler: Ağlama, geri çekilme ve tükenmişlik.

Bilişsel tepkiler: Kaybedilen kişi hakkında sürekli olarak düşünme, düşük öz güven, çaresizlik

düşünceleri, konsantrasyon güçlükleri ve inkar.

Fizyolojik tepkiler: Madde kullanımı, iştah kaybı, halsizlik ve somatik şikayetlerdir.

Bu konu başlığı hakkında daha fazla bilgi için Elisabeth Kübler Ross Modeli: Kederin 5 Aşaması yazımızı okuyabilirsiniz.

Pozitif Travmatik Büyüme

Kontrol edilmesi oldukça güç olan ve sonrasında travma etkisi yaratan nedenlerden birisi de doğal afetlerdir. Üstelik bu gibi durumlarda travma sonrası stres belirtileri, yalnızca travmatik yaşantıya maruz kalan veya tanık olanlarda görülmemekte, aynı zamanda travmatik olayları dinleyen veya haberini duyan bireylerde de travmatik kaygı oluşabilmektedir.

Travmatik yaşantılar bazı bireylerde depresyon, anksiyete gibi patolojik etkiler oluşturabilirken; bazı bireylerde ise yaşamın anlamını ve önemli olanı belirleme, kişisel güçlenme gibi olumlu değişiklikler meydana getirebilir. İkinci durum travma sonrası büyüme (TSB) olarak isimlendirilir. TSB, bireyin yaşamındaki davranışsal, bilişsel ve duygusal yönde pozitif değişikliklerin gerçekleşmesi olarak tanımlanabilir.

Pozitif travmatik büyüme; yaşamın anlamlandırılması ve önceliklerin yeniden belirlenmesi, ilişkilerin güçlenmesi, kişisel farkındalık, yeni alternatiflerin farkına varılması ve ruhsal gelişim olmak üzere beş alanda gerçekleşmektedir.

Pozitif travmatik büyüme; psikolojik sağlamlık, dayanıklılık, iyimserlik ve tutarlılık algısı ile ilişkilidir.Ve tüm bunlar, bilişsel açıdan öğrenilebilir süreçlerdir.

Kaynaklar:

Travma Sonrası Büyüme, Sosyal Problem Çözme Ve İyimserlik Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi/ Dr. Öğr. Üyesi Ömer KARAMAN,  Arş. Gör. Bilge TARIM

Doğal Afetler Sonrası Yaşanan Travmalar ve Örnek Bir Psikoeğitim Programı/ Psikolojik Danışman AhmetKUKUOĞLU