Dünya çapında önem arz eden konulardan biri olan ataerkil toplum yapısı nasıl oluştu? Anaerkil toplum yapısı nasıl bir sisteme sahipti? Anaerkil düzen neden sürmedi? Anaerkil ve ataerkil düzende cinsiyetlerin rolü nelerdi? İlkel toplumda tanrıça olarak kabul edilen kadın nasıl geri plana itildi? Cinsiyetlerden biri egemen olmak zorunda mı? Erkek egemen toplumun temelleri nelerdi? Tüm bu soruların cevapları için okumaya devam edin.

Anaerkil Nedir?

Anaerkil, ana erki temeline dayanan soyda temel olarak anayı ele alan ailede çocukları ana klanına mal eden ilkel bir toplum düzeni; maderşahilik, matriarkal.

anaerkil

Anaerkil Düzen Nasıl İşliyordu?

İlkel toplumlarda kadın erkeği evine alarak, evin düzenini sağlayan kişi olarak sorumluluk üstlenirdi. Evin efendisi olan kadının sözü dinlenir, sözünden çıkılmazdı. Eğer aksi bir durum ile karşılaşılırsa, erkek malını mülkünü toplayıp evi terk etmek zorunda kalabilirdi. Evi terk eden erkek ya kendi soyuna döner ya da başka soydan kadınla evlenmesi gerekirdi. Kadınlar, gücün temsiliydi. Ne de olsa evin düzenini sağlamak onun sorumluluğundaydı. Bu durumda erkeğin sorumluluğunun olmaması onu etkisiz kılıyordu.

Soylar erkek soyundan değil, kadın soyundan kabul edildiği için soyadları kadınların kız torunlarınca süregelirdi. Soyun başı olan kadın her derde deva idi. Her şeyi idare eden kadına üst düzey bir saygı vardı. Evi toplayan, toprağı kazan, ürünü toplayan, yemeği yapan, çocuğu doğuran, çocuğu büyüten kadın nasıl saygı duyulmayacak bir kişilik haline gelmesin ki.

anaerkil

Kadın egemenliğin en büyük nedenlerinden biri olan doğurganlık özelliği, kadının tanrıça olarak anılmasına yol açmıştır. Çocuk sahibi olmanın sadece kadınlar sayesinde olduğunu düşünen erkekler, bu bilgi yetersizliği yüzünden yetkili bir konumda olamamışlardır. İlkel topluluklarda grup evlilikleri olmasından dolayı babanın kimliğinin belirsiz olması kadının gücünü hem erkek hem de çocuk üzerinde etkin kılmıştır.

Kadın, erkekten daha çok efor sarf ederek, saygının en hak edilecek zamanında yaşıyordu eski dünyada. Her yerde taştan yapılmış kadın figürleri, kadına duyulan saygının en büyük kanıtıydı. Kadına tanrıya tapar gibi tapan erkekler, her şeyi sağlayan kadının egemenliğini artırıyorlardı.

anaerkil

Ataerkil yapıdan önce, anaerkil bir düzende yaşadığımız birçok bilim insanın arkeolojik buluntular ve kültürün devamı niteliğindeki kanıtlarla ispatlanmıştır. Eski dünyanın simgesi olan heykellerin birçoğunda kadın bedenin tasvir edilmesi, bu düzeni doğrulayan kanıtlardan biridir.

Ataerkil Düzene Geçiş Nasıl Oldu?

Ataerkil; soyda, temel olarak babayı alan, baba egemenliğine dayanan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden topluluk durumu; pederşahilik, patriarkal.

Ataerkil düzene geçmeden anaerkil düzenin yok olma nedenlerini kısaca anlatayım. İnsanoğlunun doğaya hükmetmek istemesi ile şu anki ataerkil toplumun özeti haline gelen maddi veya manevi güç elde etme isteği, anaerkil düzenin yok olmasına neden olmuştur.

Bilim insanlarına göre cinsiyetlerin rolünün dağılımının eşitsizliği, anaerkil sistemde her ne kadar kadına daha çok değer verilse de rollerin zamanla neredeyse eşit dağılımı söz konusuymuş. Ataerkil toplum yapısında bu durum neredeyse imkansız hale gelmiştir. Fiziksel güç yetersizliğinden kadınların arka plana itilmeleri ve bundan dolayı oluşan erkekler arasındaki güç rekabeti ataerkil düzenin derlemesi haline gelmiştir.

anaerkil

Teknolojik gelişmeler ışığında oluşan üretim araçlarının o zamanki koşullar gereğince daha çok fiziksel güce ihtiyaç duyması ile erkek doğurganlık gibi önemli bir etken arkasında “İşe yarıyorum.” hissiyatının getirdiği güce dört elle sarılmıştır. Böylece sadece cinsiyetçiliğin doğmasına değil, ayrıca ilerleyen zamanda sınıfsal ayrımın oluşmasına neden olan ataerkil düzen, artık egemenliğini ilan etmeye başlamıştır.

Kadının her konuda üretken yapısının yerini sadece doğurarak çoğalmayı sağlayan kadın kavramı yer alınca, kadınların aksine erkekler egemenlik kavramını kendilerinin lehine netleştirmişlerdir. Giderek gelişen dünya düzeninde nüfus çoğalmasında önem arz eden kadının yeri, sağlamak istediği tertipi gebelik süresince aksattığı için erkeklere düşen sorumluluk miktarı artmıştır. Bu da geçişin kolaylaşmasına sebep olan etkenlerden biridir.

Özel mülkiyet kavramı oluşma aşamasındayken ortaya çıkan koruma ve korunma içgüdüsü fiziksel bir güç gerektirdiğinden, ataerkil düzenin yerleşmesine neden olmuştur. Mülkiyet hakkı başta olmak üzere birçok hakkın savunulması adına çıkarılan yasalar, ataerkil düzenin tarifi niteliğindedir. Ataerkil toplum düzeninden doğduğu düşünülen kapitalist sistemin sonucu olan güç savaşı, anaerkil düzenindeki neredeyse eşit rollerin verildiği cinsiyetleri yok etmiştir.

Yapılan araştırmalara göre anaerkil düzende insanların doğa ile ilişkisi, doğa karşısında güç gösterisinde değil, aksine doğa ile iç içe yaşam sürme olarak tanımlanır. Anaerkil düzenin aksine insanın, insan dahil elinin altındaki birçok şeyi köleleştirdiği ataerkil düzen, bu yolla üstün olmaya yönelmiştir.

Kaynaklar: 1, 2, 3

Editör: Cansu Köse