Analitik Psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung, bireyin kişilik özelliklerini tanımlamak amacıyla psikolojik tipler kuramını oluşturmuştur.

Analitik psikolojide, bireyin tutumlarındaki farkındalık boyutu bilinç ürünü olarak değerlendirilir. İçten gelen, zihnin derinlerine ait tutumlar ise bilinçaltının ürünleridir. Bilinç ve bilinçdışı, birbirine karşıt iki farklı zihinsel alanı temsil etmektedir. Bireyin zihin yapısı çocuklukta ve bilinçdışında gelişmeye başlar, daha sonra bu gelişim bilinç alanına yayılır. Analitik Psikolojide bu süreç, bireyleşme olarak tanımlanır. Bireyleşme, kişiliğin gelişimini de ifade etmektedir.

Jung’a göre kişilik bir bütündür, birbirinden farklı parçalardan oluşmaz ve fakat farklı özelliklerin birleşiminden meydana gelir.  Bu özellikler Jung’un tanımıyla ruhsal işlevler ile içedönüklük ve dışadönüklük özelliklerinin kombinasyonundan oluşur.

Analitik Psikolojide 8 Kişilik Özelliği 1

Bilincin Dört İşlevi

Yaşamının ilk yıllarındaki bir çocuk düşünme, hissetme, duyu ve sezgi yetenekleriyle çevresini anlamlandırma çabasındadır. Jung bu dört yeteneği, ruhsal işlevler veya bilincin işlevleri olarak isimlendirir. Bu işlevlerden hangisi diğer üçüne göre daha baskınsa çocuğun karakter yapısı ruhun o işlevine göre şekillenmekte ve diğerlerinden farklılaşmaktadır.

1. Düşünme İşlevi:  Fikir oluşturma sürecinde, içerikler arasındaki kavramsal bağlantıları birbiriyle ilişkilendirmeyi ifade eden psikolojik işlevdir. Birey, entelektüel açıdan düşünülmüş bir amaca yönelik sonuçlara ulaşabiliyorsa düşünme işlevi gerçekleşiyor demektir.

Bu boyutta birey fikirlerini, daha çok belirli formüllerle açıklamayı tercih eder. Görüşlerini düşünsel bir temele dayandırırken, kavramsal açıdan mantık, analiz ve düzenleme yeteneklerini kullanır. Sonuca, fikirler arasındaki bağlantıları değerlendirerek ulaşır.

2. Duygu/Hissetme İşlevi: Bireyin karşılaştığı herhangi bir durum karşısında gösterdiği öznel tavrı ifade eder. Birey söz konusu duruma karşı kabul, red veya nötr bir tutum geliştirebilir. Bireyin gösterdiği bu tutumlar, karşılaştığı duruma verdiği değeri belirtir.

Duygu/ Hissetme işlevi, değerlendirme sürecine hizmet etmektedir. Bu süreç sonunda birey, olumlu veya olumsuz bir yargıya ulaşır.

3. Duyu İşlevi: Jung duyu işlevini, Wundt’un görüşünü esas alarak algıyla özdeşleşmiş bir psikolojik işlev olarak tanımlar. Duyu işlevi soyut ve somut olarak ikiye ayrılır.

Soyut duyuma yönelen irade, estetik tutumu ifade eder. Bu durum sanatsal ürünlerde karşımıza çıkmaktadır. Somut duyum ise sadece bir tepki fenomeni olarak değerlendirilir. Bu boyutta birey, karşılaşılan durumları derinliğini sorgulamadan, yüzeysel ve olduğu gibi değerlendirmeyi tercih eder.

4. Sezgi İşlevi: Bilince yabancı olan ve bilinçdışı aracılığıyla gerçeklerin algılanışıdır. Altıncı his, duyu ötesi algılama veya hissikablelvuku olarak ifade edilebilir. Bu boyutta birey esinlenme yeteneği oluşturur, yaratıcı ürünler ve çözüm yolları keşfedilir.

Jung düşünme ve duygu işlevlerini rasyonel olarak, duyu ve sezgi işlevlerini ise irrasyonel olarak nitelendirmektedir.

Analitik Psikolojide 8 Kişilik Özelliği 2

Jung’un Tanımıyla İçedönüklük Ve Dışa Dönüklük

Jung’a göre içedönüklük ve dışadönüklük kavramları, bireyin kendi dünyasına ve dış dünyaya yönelik ilgi düzeyi ile ilişkilidir. İçedönük tutumdaki birey, kendi öznel dünyasına karşı daha ilgilidir. Dışadönük tutumda ise birey, dış dünyayı kendi yaşamının merkezi olarak belirler. Bu iki özellik aslında yaşamın ilk yıllarında ailede başlayan iletişimle birlikte oluşmaktadır ve toplumsal hayata hazırlık sürecinde belirlenmektedir.

Bilinç işlevlerinin, içedönüklük ve dışadönüklük özellikleri ile birleşimi sekiz farklı kişilik tipini oluşturmaktadır.

Analitik Psikolojide 8 Kişilik Özelliği 3

Jung’un Psikolojik Tipler Kuramında Kişilik Özellikleri

1. İçedönük Düşünsel: Kendini anlama ve tanıma yönünde çaba gösterir. Duygularını paylaşmakta zorlanabilir. Özel hayatına düşkündür ve yaşamının odak noktası fikirlerdir. Gölge tarafı dışadönük duygusal özelliktir.

2. İçedönük Duygusal: Çoğu zaman çevresine karşı olumlu veya olumsuz bir tavır takınmaz. Detaylar hakkında çok fazla düşündüğü için bütünü göremeyebilir. Nesnel dünyanın etkisinden uzak, öznel dünyalarında mutludurlar. Sanatsal olgularla kendilerini ifade etmeyi severler.  Gölge yönü dışadönük düşünsel özelliktir.

3. İçedönük Duyusal: Nesneden çok nesneyle ilgili kendi algılamalarını önemseme eğilimindedir. İnce detaylara değer verirken sezgisel yönünü kullanamayabilir.  Kendilerini sanat ve müzikle ifade etmeyi severler. Zihinsel anlamda, karşılaştığı durumlara karşı öznel değerlendirmesi daha baskındır. Gölge yönü dışadönük sezgisel özelliktir.

4. İçedönük Sezgisel: Dış dünya ile iletişimini belirli bir düzeyde tutar. Çözülmesi zor bir bilmece olarak değerlendirilebilir. Sezgileri üzerinde yoğunlaşarak, yaşama karşı yeni bakış açıları keşfetme isteğindedir. Gerçek dünyada yer almayan, soyut konularla ilgilidir. Gölge yönü dışadönük duyusal özelliktir.

5. Dışadönük Düşünsel: Dış dünya onlar için düşüncelerini yönlendirecek bir araçtır. Bu şekilde duygularını bastırdıklarını ve objektif olduklarını düşünürler. İnsanlara karşı ilgisiz bir tutum gösterebilirler, soğuk ve katı olabilmektedirler. Gölge yönü içedönük duygusal özelliktir.

6. Dışadönük Duygusal: Kolay iletişime geçebilen, değişik şartlara kolaylıkla uyum sağlayabilen bireylerdir. Kolay bağlanabilme özellikleri nedeniyle, bazı konularda fanatiklik derecesinde tutumlar gösterebilirler. Çoğu zaman uyumlu, duyarlı, sempatik olarak tanımlanır. Gölge yönü içedönük düşünsel özelliktir.

7. Dışadönük Duyusal: Düşünce ve amaç kavramlarına çoğu zaman önem vermezler. Yeni şeyler keşfetme isteğindedir ancak bu yeniliklere karşı çoğu zaman anlama yeteneğini kullanamayabilir. Anı yaşamayı severler ve sürekli bir arayış içindedirler. Gölge yönü içedönük sezgisel özelliktir.

8. Dışadönük Sezgisel: Dış dünya ile iletişiminde çoğu zaman sezgi yeteneğini temel alır. Sezgileri doğrultusunda karar verirler ve kararlarını çok çabuk değiştirebilirler. Geniş önsezi yeteneği ile karşısına çıkan fırsatları çok iyi değerlendirebilir. Macera arayışı içinde olmaları, başladığı işi sonlandıramamalarına neden olabilir. Daha çok somut konularla ilgilenir. Gölge yönü içedönük duyusal özelliktir.

Kaynaklar:

● Büşra Nur ÇAKIR, Nazan Bekiroğlu’nun Roman Ve Hikâyelerinde Jung Tipolojisi/ Y. Lisans Tezi

●Engin Gençtan, Psikanaliz Ve Sonrası/ Metis Yayınları