Antidepresanların beyindeki işleyişi nasıldır?  Antidepresanlarla kesin tedavi mümkün mü? Beyin serimizin altıncı kısmında beyin ve antidepresan üzerine düşüneceğiz. Hadi Başlayalım!

Sinapslar nedir?

Antidepresanlara girmeden önce antidepresanların beyindeki çalışma prensibini anlamak için biraz beyindeki iletişimden bahsedelim. Beyindeki sinir hücreleri birbirleriyle adına “sinaps” denilen özelleşmiş hücreler arası boşluklar yardımıyla iletişim kurarlar. Bu boşluklar o kadar küçüktür ki mikroskobik olarak bile görmek oldukça zordur. Hatta bu hücrelerin birbirine temas ettiğini bile düşünebilirsiniz ama birbirlerine çok yaklaşsalar bile asla değmezler. Buna rağmen mesaj bu boşluktan diğer hücreye aktarılır.

Bu işlem bir sinir hücresine gelen elektrik sinyalinin önce kimyasal bir madde salgılatması ve bu kimyasal maddenin karşıdaki hücreye tekrar bir elektriksel etkiye neden olması şeklinde çalışır. Bu sebeple bu bağlantılara kimyasal sinaps denir. Bu sinapslarda kullanılan kimyasal maddelere “nörotransmiter” denir. Bir çok çeşidi olan nörotransmitterler hedef hücrelerdeki farklı farklı alıcıları etkilediğinde farklı tepkiler oluşturur bu da daha az maddeyle daha çok iş yapma demektir.

Asetilkolin, serotonin ve dopamin beyinde görev yapan nörotransmitterlerden bazılarıdır.
Asetilkolin, serotonin ve dopamin beyinde görev yapan nörotransmitterlerden bazılarıdır.

Sellektif Serotonin Geri Alım (Re-Uptake) İnhibitörleri (SSRI) ya da “Antidepresanlar”

Beyindeki bir fonksiyonu ilaçlarla değiştirmek veya beyinde yanlış giden bir süreci ilaç müdahalesi ile düzeltmek istenildiğinde yapılması gereken en önemli şey, hücrelerin hangi kimyasal maddeyle haberleştiğini ve hangi alıcı vasıtasıyla algılandığını bulmak olacaktır. Bunu yaptığımızda bu sistemi doğru bir şekilde etkileyecek bir ilacı yapmamız oldukça kolay olacaktır.

Serotonin, insanda mutluluk, canlılık ve zindelik veren bir nörotransmitterdir. Eksikliğinde ise depresif, sıkılgan ve yorgun bir ruh hali görülmektedir. Antidepresanların buradaki görevleri eksik olan serotonini sağlamak ve bu maddeyi doğru reseptörlere ulaştırmaktır. Bu tedavi ile hastalığın belirtileri kısmen yahut tamamen ortadan kaldırılabilir.

Kesin tedavi mümkün müdür?

Yukarıda da belirtiğim gibi bu ilaçlar hastalığın belirtileri üzerinde etkilidir. Yani depresyonun belirtisi surat asmaksa antidepresanların sizi gülümsettiği söylenebilir. Fakat bu gülümseme üzgün bir gülümseme de olabilir tabii. Yahut komik bir durum olmasa dahi gülmenize sebep olabilirler. Bu durum tedavinin yanlışlığını göstermez elbette çünkü beyinde “ayna nöron” adı verilen hücreler vardır. Bu hücreler gülümsediğinizde mutsuz olsanız bile “Gülümsediğine göre mutlu olmalı o zaman ona güzel anıları hatırlatayım” diyerek ortama uyum sağlar. Beynin bu özelliği sayesinde üzüntümüz ve beraberinde gelen stres kat sayımız azalır ve  bize daha berrak bir bakış açısı sağlar. İşte bu evre tıpkı öldürülmüş yahut güçsüzleştirilmiş bir patojenin vücuda enjekte edilmesine yani aşıya benzer.

Kesin tedavi mümkün müdür?

Kısacası kesin tedavi elbette mümkündür fakat sadece ilaçla değil. İlacın görevi aşırı artan ve sizi hasta eden duyguları bastırmaktır. Bundan sonra yapılması gereken psikoterapi almaktır yani duygularınızı yönetmeyi öğrenmektir. İlacın bu tedavideki etkisi güçlü olan duygularınızı zayıflatarak onları kontrol etmeyi öğrenmede işinizi kolaylaştırmaktır.

Sonsöz

Bu yazımızda antideprasanların beyinde nasıl çalıştıklarından  ve tedavide yeterli olup olmadıklarından bahsettik bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.

Önceki yazıya buradan ulaşabilirsiniz.