Plastikler, petrol veya kimyasal bazlı, yüksek moleküler ağırlığa sahip olan organik molekül ya da polimerlerden elde edilen yarı/sentetik materyallerdir. Polimerler çok sayıdaki küçük molekül parçalarının birbirine bağlanmasıyla oluşan çok uzun moleküllerdir. Kolay uygulanabilir özelliği ve diğer alanlarla kolay entegre olmasıyla gelişen teknolojiyle de paralel olarak her geçen gün modern hayatta ev aletlerinden, tıbbi cihazlara, otomotiv sektöründen ambalaj malzemelerine kadar birçok alanda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yaygın kullanım alanlarından dolayı plastikler yaşamımızın bir parçası olmuştur, dersek yanılmış olmayız.

Plastik

Plastiklerin üretiminde petrol ve kimyasal kaynaklı maddelerin kullanılması, atmosfere salınan karbon miktarını artırmaktadır. Aynı zamanda doğada uzun süre bozunmadan kalabiliyorlar ve kanserojen etkileri de bulunuyor. Bu gibi sonuçlarla ekosistem için ciddi tehlike oluşturabiliyorlar. Peki, plastiksiz yaşamak ne kadar mümkün ve biyoplastikler, bu sorunlara çözüm olabilir mi?

Alternatif Plastik: Biyo-Plastik!

Biyoplastikler için biyo-çözünürlüğü yüksek, yenilenebilir karbon kaynaklarından ya da biyolojik kökenli polimerlerden elde edilen plastikler olarak bir tanım yapabiliriz. Bitki, hayvan, mantar veya bakteriler gibi canlı organizmalar tarafından üretilen, ekolojik ve sürdürülebilir biyolojik materyallerdir. Biyoplastikler sayesinde petrole olan bağımlılık azalmaktadır. Biyoplastiklerin üretimi için gereken enerji, petrol kaynaklı plastiklerin üretilirken gereken enerjiden daha düşüktür.

Biyoplastikleri tıp ve sağlık, elektronik, otomotiv, kozmetik, spor ve oyuncak endüstrisi gibi birçok alanda kullanıyoruz. Örneğin; biyolojik olarak parçalanma özelliğine sahip dikişlerde, kırık kemiklerin onarılması için vücuda yerleştirilen vida veya çivilerde biyoplastikleri kullanabiliyoruz.

Yeşil
(Bitki Bazlı Biyoplastik Oyuncak)

Biyoplastikler, günümüz dünyasında yeni bir gelişme olarak görülse de 19. yüzyılın başlarında sadece şekerlemelerin kaplanmasında kullanılmış fakat biyolojik kaynaklı olmaları kültür aşamasında ek bir maliyet gerektirdiği için o yıllarda önemsenmemiştir. Fakat son zamanlarda önem kazanmasını ise, tükenmekte olan dünya petrol rezervlerine ve kimyasal kaynaklı plastiklerin neden olduğu ciddi ekolojik zararların oluşturduğu farkındalığa bağlayabiliriz.

Peki Gerçekten Çevre Dostu Mu?

İşte bu da bir diğer tartışma konusu. Her ne kadar petrol kaynaklı plastiklerin yerine kullanmak için çok güzel bir alternatif olarak görülse de uzmanlar, biyoplastiklerin otomatik olarak etkin bir çözüm olamayacağının dikkatini çekiyor. Plastik bir maddenin üzerinde ‘’Biyoplastik’’ yazmasının onun çevre kirliliğine neden olmayacağı anlamına gelmediğini belirtiyorlar.

Kir

Biyoplastikler yapıldıkları maddelere göre birbirlerinden ayrılıyorlar. Bu maddelere göre de biyoplastiklerin gübre olarak kullanılabileceğinin; yalnızca belirli koşullarına uygun olarak çözülebileceğinin ya da petrol kaynaklı plastiklerden bildiğimiz gibi çözülme süresinin yüzyılları bulabileceğinin altını çiziyorlar. Bunlarla birlikte, biyoplastik yapımında kullanılmak üzere üretilen ekinler için geniş tarım alanları ve suni gübreleme gerekmektedir. Bu durumda da bir yandan toprağa zarar vermiş bir yanda da besin üretimi için kullanabileceğimiz arazilerimizi işgal etmiş oluyoruz.

Enerji

Biyoplastiklerin artan popülaritesiyle birlikte sektörde araştırma, geliştirme, yatırım konularında ihtiyaçlar olduğunu görüyoruz. Sürdürülebilir yeni ürünlere, etkili araştırmalara ve çalışmalara yapılacak yatırımlar yarınlarımız için oldukça önemli olduğunu görüyor; insan faaliyetlerinin çevre ve doğa bilincine uygun gerçekleştirilmesi gerektiğini bir kez daha fark etmiş oluyoruz.

Kaynak: