Aydın çiçeği, devranber, devriamber, günaşık, günçiçeği, günetapan, şemsamer, günebakan ve en bilinen haliyle “Ayçiçeği”. Hareketini güneşe göre nasıl gerçekleştirdiği yıllarca hem merak hem araştırma konusu oldu. Güneş’in konumunu böylesine takip etmesinden kaynaklı olsa gerek hemen hemen her dilde ‘’Güneş’’ ile isimlendirilen bu çiçeğin, bizde neden ‘’Ayçiçeği’’ olduğu da bizim açımızdan bir başka merak konusuydu elbette. Bugün, aynı zamanda güzelliğiyle de nice sanatçıya ilham kaynağı olmuş ayçiçeği hakkında bilgi sahibi olacağız!

ayçiçekleri

Şimdi Bu Çiçeği Nasıl Adlandıralım?

Adını ‘’Helianthus annuus’’ eski Yunancadan gelen ‘’helios’’ güneş ve ‘’anthos’’ çiçek anlamlarındaki sözcüklerin birleşiminden almıştır. Dünya üzerinde birçok dilde ismi hep güneşle bağdaştırılmıştır. İngilizce’de güneş çiçeği, Fransızca’da güneşe dönen gibi anlamlara gelen bu çiçek için biz ise ayçiçeği demeyi tercih etmişiz. Bazı etimolojik incelemelerle, kesin kanıtlara dayandırılmamakla birlikte, çiçeğin sarı kısmı için ‘’ay’’ sözcüğünün değil, tabak gibi yuvarlak anlamına gelecek ‘’aya’’ kökünden geldiği görüşünde olmuştur.

(Kavram karmaşasını engellemek adına bu yazıda Ayçiçeği olarak bahsetmeye devam edeceğim.)

Bir Çeşit İç Saat

NewScientist’te yer alan habere göre, Ulusal Bilim Vakfı Bitki Genomu Araştırma Programı Direktörü Anne Sylvester, sadece insanların değil bitkilerin de günlük gece-gündüz ritimlerine sahip olduğunu belirtiyor. Ayçiçeklerinin de Güneş’in yönüne göre doğu-batı hareketi yaptıkları bu ritme, sirkadiyen ritim, dayandığı belirtiliyor. Güneş ışınlarına ve sıcaklığa karşı reaksiyon gösteren yapısıyla ayçiçeği, gün içinde doğu tarafında daha fazla büyüyerek batıya doğru yöneliyor. Gece ise batı tarafındaki sapın daha fazla büyümesiyle bu sefer bitki doğuya doğru yöneliyor. Bu büyümede oksin adı verilen büyüme hormonu rol oynuyor. Oksin, çiçek sapının ışık görmeyen tarafında daha fazla birikiyor böylece o bölge ışık gören tarafa göre daha fazla büyütülüyor. Böylece çiçek Güneş’e yönelmiş oluyor.

Doğu-batı hareketi genç ayçiçeklerinde daha fazla görülüyor. Olgunlaşmış bitkiler gitgide daha az hareket etmeye başlıyor ve çekirdeklerinin ağırlaşması nedeniyle doğuya yönelik olarak kalıyor. Güneş battıktan sonra gece boyunca yavaş yavaş doğuya dönerek güneşin yeniden doğmasını bekliyor.

Doğuya bakan bu çiçekler bu yönleriyle önemli bir avantaj daha sağlıyor. Güneş yükseldikçe bu yöne bakması çiçeğin ısınmasını sağlıyor böylece arılar ve böcekleri daha fazla çekiyor.

Muhteşem İç Düzen

ayçiçekleri

Ayçiçeklerinin taneleri altın oranı takip eden bir spiral oluşturacak düzendedir. Ayçiçeklerinin merkezden dışarıya doğru sağdan sola ve soldan sağa taneleri sayıldığında Fibonacci Sayı Dizisinin ardışık terimleri olduğu görülür. Bu ardışık terimlerin birbirine oranı ise altın oranı verir. Bu özellikleriyle güneş enerjisi santralleri konusunda mühendislere ilham kaynağı olmuşlardır.

Sanatta Ayçiçekleri

ayçiçekleri

Batı sanatı ayçiçeklerini sadakatin, neşenin, yaşama gücünün, aynı zamanda gurur, güç ve kibrin simgesi olarak görür. Katolik inanışında Tanrı’nın hizmetine olan bağlılık, yüce aşk ve içindeki ışığı arayan ruh olarak simgelenir. Batı resimlerinde ayçiçeklerinin fonda olduğu oto portreler gücü, sadakati ve bağlılığı vurgulamak için kullanılır. Örneğin Van Dyck, İngiltere Kralı I. Charles’e olan bağlılığını göstermek amacıyla ayçiçeğiyle bir oto-portresini resmetmiştir.

ayçiçekleri

Ayçiçeği denildiğinde şüphesiz akla gelen ilk isimlerdendir Vincent van Gogh. O ve onun ayçiçekleri… Yaşamı depresyonla boğuşarak geçen Van Gogh, Arles’teki meşhur Sarı Ev’inde yaşadığı sırada bir vazo dolusu ayçiçeğinin karşısındayken kardeşi Theo’ya şunları yazmış: “…çok sıkı çalışıyorum, bir Marsilyalının balık çorbası içerken gösterdiği hevesle resim yapıyorum; çok büyük ayçiçeklerinin yağlı boya resmini yaptığımı öğrendiğinde bu hevesime şaşmazsın herhalde.’’ “… stüdyo için dekorasyon hazırlamak istiyorum. Hep kocaman kocaman ayçiçekleriyle…”, “…biliyorsun şakayık Jeannine’nindir, hatmi çiçeği Quost’a aittir; ayçiçeği de galiba biraz benim.’’

ayçiçekleri

Kaynakça: 1, 2, 3

Editör: Minem Sena Kesen