Geçtiğimiz günlerde komuta modülü pilotu Michael Collins ve Ay modülü pilotu Edwin Buzz Aldrin’in içerisinde bulunduğu; aynı zamanda Neil Armstrong’un da kumandanlığını yaptığı Apollo11 uzay mekiğinin Ay’a inişinin 50.yıl dönümü, başta Amerika olmak üzere dünya genelinde kutlandı. Her ne kadar öncesinde yapılan fırlatmalar başarısızlıkla sonuçlansa da, 1969 yılı NASA’nın Apollo projeleri içerisindeki 5. proje olan Apollo11, Ay’a insanlı ilk uçuşu gerçekleştirmiş ve başarı ile Ay’ın yüzeyine ayak basılmıştır.

Peki, uzay araştırmaları yapmak için ilk tercihimiz olan Ay, nasıl oluştu? Elimizde kesin diyebileceğimiz kanıtlar veya araştırma sonuçları var mı? Ya da ortaya atılan teoriler ne kadar mantıklı?

Dünyamızın tek uydusu olan Ay’ın oluşumu, günümüze kadar hep tartışıla gelmiş bir konu olmuş, hakkında birçok teori üretilmiş ve böylece bu olay da kompleks bir yapıya bürünmüştür. Fakat aralarında özellikle bir tanesi, çoğu bilim adamı tarafından onay alan ve yaygın bir kesimce kabul gören “Theia Gezegeni Teorisi” Ay’ın nasıl oluştuğu hakkında bize elle tutulur bilgiler vermiştir. 

Theia Teorisi

İlk olarak, William Kenneth Hartman ve Donald Ray Davis tarafından ortaya atılsa da 1976 yılında yapılan 7. Ay Kongresi’nde Kanadalı astronom Alastair Graham Walter Cameron ve Amerikalı yazar William Arthur Ward, bu teoriyi tekrardan ortaya atmıştır.

Ay'ın Oluşumu: Theia Teorisi 1
Theia teorisi

Bu teoriye göre, 4,5 milyar yıl önce Dünya henüz bugünkü şeklini almamışken, Mars boyutunda bir gezegen, 15km/s hızında Dünya ile çarpışır. Theia adındaki bu kararsız yörüngeye sahip gezegenin Dünya ile çarpışması sonucunda her iki gezegenden de sıcak maddeler saçılır ve bu maddeler kütle çekim yasası sebebiyle tekrar birleşip hızla soğurlar ve katı hale gelirler. Bu çarpışma sonrası oluşan küçük gezegen dünyanın yörüngesine oturur ve bugünkü Ay halini alır.

Fakat yeni oluştuğu dönemde Ay, şimdikine göre dünyaya 15 kat daha yakındı ve sonradan giderek uzaklaştı. Hâlâ da uzaklaşmaya devam ediyor.

Ay'ın Oluşumu: Theia Teorisi 2

Uydumuz Ay, her yıl 38 mm (yaklaşık olarak) bizden uzaklaşmaktadır. Ay ise dünyamızı 2,3 milisaniye yavaşlatmaktadır. Sonuca gelirsek; Theia gezegeni ve Dünya’nın bileşiminden oluşan Ay, Dünyamızdan daha hafif ve yoğun bir yapıdadır. Dünya’nın çekirdeği gibi katı demirden oluşan bir çekirdeğe sahip olmasına karşın boyutu Dünyanınkine kıyasla oldukça küçüktür.

Umuyoruz ki teknoloji ve bilimin ilerlemesiyle Ay’ın oluşumu hakkında kesin sonuçlara ulaşabilir ve evreni tanımak için önemli bir kademeyi atlamış oluruz.

Kaynak: https://www.bilimtreni.com/ayin-olusumu/