Bu kusurlar bana mı ait?

                     Ben gerçekten bu muyum?

                                          Daha güzel/yakışıklı olabilir miydim?

ayna

Dismorfik Bozukluk Nedir?

Öncelikle toplumumuzda bilinirliği çok azdır ve gerçekten kişiyi yaşam tehlikesiyle karşı karşıya getirebilir. Beden dismorfik bozukluk kişinin bedenini algılamada bilişsel bir çatışma yaşamasıdır. Kişi kendi bedeninde var olan bir kusuru (veya kendince kusur olduğunu düşündüğü) gerçekte olandan daha kötü algılar bu kusuru felaketleştirir. Bu hastalıkta en çok karşılaşılan durumlardan biri hastanın aslında hiç var olmayan hayali bir kusur geliştirmesidir.

Dismorfofobi hastaların çoğunluğu cerrahi tedavi istemekte diretiyor. Fakat cerrahi müdahale görmesine rağmen genellikle düşüncelerinde değişme olmuyor. Hatta psikolojik destek alınmadığından dolayı düşünceler daha da kuvvetli bir hal almaya devam ediyor. Cerrahi müdahale sonunda düşüncelerin aşırılaşması ve psikolojinin çökmesiyle beraber maalesef intihar girişimleriyle sonuçlanıyor. Bu hastalar çoğunlukla kusurlu buldukları organlarının kesilmesini istiyorlar ya da onu kendileri keserek bu kusurdan kurtulmak düşüncesinde oluyorlar. Genelde hastada ergenlik çağında bu istek oluşmaya başlıyor. Hastalığın yaygın ortaya çıkış yaşları 15-20.

Umutsuzluk içinde olan bazıları kendi ameliyatlarını yapma girişiminde bile bulunabiliyor (örneğin zımba teli ile yüz gerdirme girişiminde bulunmak gibi… Kayda geçmiş bir vakada bir adam arabasını otomatik el kullandırmalarıyla donattıktan sonra istemediği bacaklarını kurtarılamaz hala gelene kadar buzda dondurmuştu. Ardından arabayı kullanarak hastaneye gitti ve orada bacakları mecburen kesildi.)

mj

Bedende yaygın olarak takıntı yapılan yerler : yüz, burun, dudak, saç, cinsel organlar.
Ayrıca bu bölgeler toplumlara göre değişiklik gösteriyor. Buda toplum dayatmasından olsa gerek.

Mesela:

  • Batı toplumları; yüz cilt saç
  • Türk toplumu; kalça, bel, karın

Bu hastalığa sahip kişilerin genelde arkadaş çevresi az oluyor çünkü topluluk içinde olmaktan nefret ediyorlar. Kusurlarının inanılmaz derecede fazla olduğunu ve kimsenin görmemesi gerektiği inancındalar. Bu yüzden hastalık ileri boyutlara taşındığında kendilerini dış dünyadan tamamen soyutluyorlar. Çevrenizde böyle birisi varsa muhtemelen size bu konuyla ilgili hep soru yöneltecektir. Örneğin burnuna takıntılıysa sürekli size;

-Burnum nasıl gözüküyor yamuk mu?
Diye soru yöneltebilir. Genellikle cümleye şöyle başlarlar,

–Saçma olduğunu biliyorum ama … / Evet bu düşüncemin gerçek olmadığını biliyorum ama… gibi.

Siz o kişiye her ne kadar “hayır düzgün” deseniz dahi bu onu tatmin etmez ve fikrinde herhangi bir değişiklik oluşmaz. Buradan da anlayacağınız üzere telkin etmek, hayır gayet iyi gözüküyorsun demek, kişide hiçbir şekilde iyileştirici etkide bulunmuyor.

Sebebi ne?

Tam sebebi bilinmese de sebeplerinden biri, bu bireylerde sol hemisfer aktivitesi daha yüksek ölçülmüş. Beyindeki bu değişiklik kişilerin bedensel bölgelerini bir bütün olarak değil, parça parça ve daha detaylı olarak algılamasına sebep oluyor.

Bu hastalıkta sorun hastanın gerçeği algılayamamasında değil (hasta gerçekle hayali tam anlamıyla ayırt edebiliyor) hastanın ısrarcı ve yineleyici(!) Bir şekilde kusurlu olduğu düşüncesinden vazgeçmemesi.

Genetik mi? Tedavisi var mı?

Evet. Genetik geçişliliği olan bir hastalık. Ama tabi sadece genetik değil psikolojik olarak da ortaya çıkabilen bir hastalık.

Tedavisine gelince; uzmanın uygun görmesine bağlı olarak ilaç tedavisi ve eşlik eden psikoterapiler belli bir süreçte kişilerin huzuru bulmasını sağlayabilmekte.

Bilişsel davranışçı terapi ve buna eşlik eden hipnoterapi desteği bu tür hastalara ciddi faydalar sağlayabilmektedir. Tedavi sürecinin bir estetik müdahaleden önce psikolojik zeminde gerçekleşmesi şarttır ve psikolojik tedavide, iyileşme şansı her zaman yüksektir.

uv

Bu hastalığa en büyük sebep psikolojidir zannımca. Henüz küçükken çocuğa empoze edilen düşünceler çocuk büyüdükçe yerini böyle hastalığa bırakıyor. Bu hastalık kadınlarda daha fazla görülüyor. Peki neden sizce?

Kız çocukları için üretilen oyuncaklara bakın. Barbie, cindy …vb. Hepsi aynı boyda genelde sarışın, esmer, uzun saç, renkli göz, ve zayıf, uzun bacaklar, dolgun dudak. Sonuçta çocuğun algısına insan tipi olarak bu yerleşiyor. Büyüyünce de kendisini beğenmiyor. Neden? Bilinçaltına bakın! En çok satılan saç boyası rengi: sarı! (sarıya yakın renkler) ve sarının opsiyonları.

men

Çocukların oynadığı oyuncaklardan tutun izledikleri çizgi filmlere kadar dikkat edilmesi gerekir.İçeriğinde herhangi bir modelleme mevcutsa çocuk büyüyünce böyle tehlikeli bir hastalığa altyapı oluşturabiliyor.

✔Bedenini sev…

KAYNAKLAR;

tavsiyeediyorum.com
milliyet.com
guzelliksirlarim.org
(google görseller)