Serinin ilk yazısında balıkçılar ve balıklar ile ilgili bir serüvene başladık ve Orhan Veli Kanık’ın şiiriyle başlayan yazı, balık türleriyle devam etti. Hamsiyi, istavriti, kalkanı, kefali, levreği ve lüferi tanıdık. Şimdi bu serüvene devam edelim ve mavi derin sularda yaşayan canlıları daha da yakından tanıyalım.

balıkçılık

Mezgit

Kafası gövdesine orantılı büyüklükte olan mezgitin ağzı büyüktür. Çenelerinde sivri dişler bulunur. Alt çenelerinde daima kısa bir bıyığı vardır. Gözleri iridir. Yanal çizgisi belirgin olup kuyruğuna doğru uzanır. Karın yüzgeci, göğüs yüzgeçlerinin bir parça önündedir.

Bu balığın en önemli karakteristik özelliği üç adet sırt yüzgeci ile iki adet anal yüzgecinin bulunmasıdır. Başı, sırtı ve yan taraflarının üst kısmı boz – mavi veya sarı kurşunidir. Karnı gümüşi, parlak ve beyazdır. Göğüs yüzgeçlerinin kaidesi üzerinde yuvarlak siyah leke bulunur.
Maksimum uzunluğu 70 cm olup Karadeniz’de ise 40 cm’dir. Ortalama uzunluğu 30 – 40 cm arasındadır.

balık

Palamut

Uzun ve iri vücutludur. Kuyruk gövdesinin iki yanında büyük birer çıkıntı bulunur. Vücudu çok küçük pullarla kaplıdır. Başı çıplaktır. Sırt yüzgeçlerinin kaidesi boyunca ve göğüs yüzgeçlerinin üst tarafında pullar daha büyüktür. Yan çizgisi genellikle hafif girintili çıkıntılıdır. Başı ve ağzı büyüktür. Çenelerinde sivri ve batıcı dişler bulunur. Damağı üzerinde de ayrıca küçük dişleri vardır. Gözleri vücuduna göre küçüktür.

Palamutlarda sırt mavimtraktır. Gençlerde sırt üzerinde geniş ve koyu renkte, enine çizgiler bulunur. Yanlarının altı ve karnı gümüşsüdür. Azami uzunluğu 90 cm’ye kadar ulaşır. Ortalama 25 – 65 cm arasında bulunur.

Balık, Balıkçılık ve Dahası - 2 1

Tekir

Kırmızımtrak renkli, küçük pullu, bıyıklı bir balık. 15 – 26 cm boyundadır. Barbunyaya çok benzer. Eti lezzetlidir. Dünyanın tropikal ve ılık denizlerinde yaşayan barbunyaya benzeyen bir balık. Barbunyadan daha yassı ve küçüktür. Türkiye’deki denizlerde 15 cm geçmez. Bıyıklarıyla kumları karıştırarak yiyecek ararlar. Deniz solucanları, karides ve yumuşakçalarla beslenirler. Dili bulunmaz. Çoğunlukla sürüler halinde dolaşırlar. Daha küçük balıklar tekir balığını takip ederek onun besin artıklarıyla geçinirler.

Balık, Balıkçılık ve Dahası - 2 2

Uskumru

Türkiye sularında Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’de bulunan uskumru yok olma tehlikesi yaşayan lezzetli bir balıktır. Uskumrunun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunmasının iki temel nedeni vardır: deniz kirliliği ve aşırı avlanma. Özellikle aşırı avlanma yüzünden uskumru sürüleri son yıllarda Marmara’ya ve Karadeniz’e çıkamadığından göçü sona ermiştir.

Balık, Balıkçılık ve Dahası - 2 3

Çipura

Çipura balığı (Sparus aurata), Sparidae familyasına ait antik çağdan beri sevilerek tüketilen bir Akdeniz balığıdır. Akdeniz ve Ege Denizi’nde yaygındır ama Marmara Denizi’nde seyrek rastlanır. Boyları ortalama 25 – 35 cm, ağırlıkları 0,5 – 3 kg bulur. 60 cm ve 6 kg olanları da seyrek olarak görülebilir.

Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yiyen etçil bir balıktır. Yaz aylarında sığlarda, kış aylarında da 30 – 40 m derinliklerde yaşar. İki yaşın üzerindekiler daha da derinlere iner. Eti az kılçıklı, sert, beyaz ve çok lezzetlidir. Izgarada pişirilmesi tercih edilir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir. Çipura balığı günümüzde Türkiye’de, Yunanistan’da, İsrail’de ve İspanya’da başarılı olarak üretilir. Yıllar boyunca yapılan kontrolsüz avlanmalar sonucu denizlerde sayısı azalmıştır ancak balık üretim çiftliklerinde yetiştirilmeye devam etmektedir.

Küçük Bir Bonus

Balıkçıların balığa çıkarken ”Vira Bismillah” dediğini çokça duymuşsunuzdur ya da haberlerde denk gelmişsinizdir. Peki bu kelimenin anlamının nereden geldiğini hiç merak ettiniz mi?

“VİRA” en yaygın denizcilik terimi olarak kabul edilir. Akdeniz Havzası’nın tarihi hakim denizcilik dili latin kökenli dillerdir. VİRA sözcüğü de Akdeniz’de denizcilik yapan pek çok toplum tarafından kullanılmıştır. Bizim topraklarımızda da yaygın bir şekilde kullanılır.

“Vira Bismillah” tabiri sadece denizcilikte değil, tüm toplumda “iyi bir başlangıç dileği” anlamında yaygın olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Kaynakça: 1, 2

Editör: Berfincan Doğan