Psikolojik varlığımıza verdiğimiz değerler neye bağlıdır? Motivasyonel güç bağlamında öz saygı ve öz yeterlilik nasıl ilişkilendirilebilir? Bireyin farklı durumlara verdiği tepkiler, öz saygı kavramı hakkında hangi ipuçlarına ulaşabilmemizi sağlar? Başarılı olunca öz güvenli ve değerli hissederiz; peki başarısızlık durumunda hissettiğimiz duygular, kendi öz saygımız hakkında bize nasıl bir farkındalık kazandırır?

Bireyin kendisine yönelik tüm değerlendirmeleri, nasıl bir hayat süreceğini önemli ölçüde etkiler. Yaşam boyu yerinde kararlar verme, karşılaştığı zor durumlar için etkili çözümler geliştirebilme, farklı koşullarda akıllı seçimler yapabilme potansiyeli; tam anlamıyla kendi benliğinin farkında olan bireylerde etkindir. Bu farkındalık, bireyin kendisi hakkında nasıl hissettiği konusunda gerçekçi yaklaşımlarda bulunarak kendi duygusal yaşantısına değer katabilmesiyle mümkündür. Bireyin psikolojik varlığına verdiği değer; kendini tanıma, kendini önemli görme ve kendini kabulün üst kavramı olan öz saygı ile doğrudan ilişkilidir.

Benlik Anlayışı, Yaşam Doyumu Ve Öz Saygı İlişkisi

Pope, McHale ve Craighead’a göre öz saygının düzeyi, bireyin asıl olduğu kişi ile kendi tanımladığı ideal kişilik kavramı arasındaki farklılıklara bağlıdır. Bireyi kendisini geliştirmesi konusunda motive eden de aradaki bu farktır.

İdeal kişiliğin bireye göre tanımı ile bireyin kendini nasıl tanımladığı noktasında oluşan fark, kendisinin ve çevresinin beklentilerini karşılayamıyorsa endişe ve stres durumları ortaya çıkar. Bu durumlara verilen tepkiler, bireyin sahip olduğu öz saygı potansiyelini belirler. Kendi yeteneklerine güvenen, zor durumların üstesinden gelebileceğine inanan ve yaşam amaçlarını gerçekleştirmeye değer bulan bireylerin öz saygısı yüksektir.

Öz saygı, sağlıklı bir kişiliğin ön koşuludur. Yüksek öz saygı, bireyin çevreyle ilişkilerinde daha etkili, hareketli ve güvenli olmasını sağlar. Düşük öz saygı durumlarında ise bağımlı ve sıkılgan özellikler görülür. Sosyal kaygı yüksektir ve sorunlu kısa döngülerin tekrarlanması söz konusudur.

Aslında düşük öz saygı, bireyin kendi yeteneklerine karşı eleştirel tavırda bulunma potansiyelini de açığa çıkarır. Bireyin kendisine yönelik yargılama sürecinin başlamasına neden olur. Bu sürecin iyi bir şekilde yönetilmesi, olumluluğu temsil eden durumların başlamasına yol açabilir.

Öz saygının yüksek olması, bireyin performans hedeflerine ulaşmasına önem vermesini sağlar. Çünkü öz saygı; bireyin kendini değerli hissetme, kendini yeterli bir insan olarak görme, kendini kabul etmeye yönelik bütünsel duygularını ifade eder.

Öz saygının tamamen kaybedilmesi ise üst benliğin yarattığı baskıyla bireyin artık kendi saygısını kazanamayacağını düşünmesine ve geleceğe yönelik umutsuz tutum geliştirmesine neden olur.

Geleceğe yönelik iyimserlik düzeyi yüksek olan bireyin, öz saygısı ve öznel iyi oluş durumu da olumlu yöndedir. Pozitif değerlendirmelerden dolayı, zorlamalı şartlar altında güçlü olmaları söz konusudur. Bu durum, yaşam doyumunun da yükselmesine olanak sağlar.

Öz saygı; yetişkinlikte olgunluğa erişen insanların sahip olduğu bir özelliktir.

Acar Baltaş

Motivasyonel Güç Kaynağı: Denetim Odağı, Öz Saygı Ve Öz Yeterlilik İlişkisi

Bireyin kendi yaşantısına yönelik sorumluluk alma ve bu sorumluluğu sürdürme noktasında, çevresel koşullara yüklediği anlam olarak da ifade edebileceğimiz “denetim odağı” kavramı önem kazanır. Dıştan denetimli birey, içinde bulunduğu koşulların tümünü dışsal faktörlere bağlar. İfadelerinde şans, tesadüf gibi kavramlara çok sık yer verir. Çünkü, hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini düşünür.

İçten denetimli birey ise karşılaştığı çevresel faktörlerden kendini sorumlu tutar. Değiştirebileceği koşullar konusunda kendine yönelik değerlendirmelerde bulunması oldukça olumlu bir özelliktir. Ancak içten denetimin, bireyde değiştiremeyeceği koşullarda da etkin olması duygusal olarak zor durumlara neden olur. Denetim odağının bu iki boyutunu dengelemek için öz saygı ve öz yeterlilik kavramları karşımıza çıkar. Bu bağlamda öz saygı, kişinin kendisiyle ilgili olumlu izlenime duyduğu gerçekçi saygı; öz yeterlilik ise belirli bir hedefe ulaşıp ulaşamayacağına dair kendi kapasitesine yönelik geliştirdiği algı ve yargılar ile ilgilidir.

Benliğe Değer Kazandırma Sanatı: Öz Saygı 1

Öz Saygı Ve Öz Güven İlişkisi

Özgüven, “başarılı olursam değerliyim” inancını yansıtır. Bu nedenle başkalarının değerlendirmelerine bağlıdır. Öz saygının temelinde ise “başarısız olsam da değerliyim” düşüncesi vardır. Öz saygı, bireyin kendisiyle barışık olmasıyla ilgilidir ve özgüven gibi dış değerlendirmelere bağlı olmadığı için başarısızlıkta zarar görmez. Bu noktada başarının devamlılığı ve iç huzurun sağlanması “kendine saygı” ile mümkündür.

Kaynaklar:

Yaşam Doyumu ile Sıkıntıyı Tolere Etme Arasındaki İlişkide İyimserliğin Aracı Etkisi/ Selahattin Avşaroğlu, Hayri Koç

ERGEN ÖZNEL İYİ OLUŞUNUN ÖZ SAYGI VE İYİMSERLİK EĞİLİMİ İLE İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ/ Yrd. Doç. Dr. Ali ERYILMAZ, Dr. Hasan ATAK

● KARİYER DANIŞMANLIĞI VE ÖZSAYGI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ/ Altan DOĞAN, Onur Hasan ÖZGÜN, Rıza DEMİR, Erman TÜRKMEN

Üstün Zekalı ve Normal Gelişim Gösteren Çocukların, Mükemmeliyetçilik ve Öz-Saygı Düzeylerinin İncelenmesi/ Marilena Z. LEANA –TAŞCILAR, Esra KANLI

Üniversite Öğrencilerinin Benlik Saygı Düzeyi ile İlişkili Bazı Değişkenlerin İncelenmesi/ Hatice ÖNER ALTIOK, Nurcan Ek, Nermin KORUKLU

ÖZ YETERLİLİK: BİR KAVRAM ANALİZİ/ Ayla ARSEVEN