Gün içinde kaslı insanlarla sık sık karşılaşıyor ancak bu terimi ilk defa duyuyor olabilirsiniz. Aslında genele bakıldığında çok da nadir karşılaşılan bir durum değil. Araştırmalar, spor salonundaki her on erkekten birinin bigoreksiyadan muzdarip olduğunu gösteriyor. Peki bigoreksiya nedir?

Bigoreksiya diğer bir adıyla kas dismorfisi, bireyin yapılı ve kaslı olmasına rağmen kendisini çelimsiz görmesi ve dış görünüşünü iyileştirmek için spor salonlarına bağımlı olması durumu olarak ifade edilebilir.

bigoreksiya

Vücut geliştirme kültürünün yaygınlaşmasıyla sık sık gündeme gelen bigoreksiya kavramı, ilk kez 1970 yılında Baeckeland tarafından ortaya atılmıştır. Vücut geliştirme; kasların gelişimi için ağırlık antrenmanı ve uygun bir beslenme programı gerektiren bir spor dalıdır. Popülaritesi 21. yüzyılda artmıştır. Vücut geliştirme sporu yapan bireyler arasında bu sporunun fiziksel görünüş üzerindeki etkilerinde, egzersiz bağımlılıklarında, beden algıları ve yeme davranışlarında farklılıklar bulunmaktadır.

Bireyin kas konusunda yetersiz olma takıntısı ile ortaya çıkan ve gün geçtikçe daha çok bireyde görülen bigeroksiya, özellikle yoğun bir şekilde vücut geliştirme ile uğraşan bireyleri etkileyen bir hastalıktır. Tabii ki spor salonunda gördüğümüz her kaslı birey bigoreksiya hastası değil ancak yine de bu hastalığın birden ortaya çıkabileceği gibi kişiyi yavaş yavaş ele geçirebileceğini de belirtmek gerekir.

Bigoreksiya Nedir? 1

Bigoreksiya yeme bozukluğuna sahip birey; vücut yapısı normal hatta kaslı olmasına rağmen vücudundaki kasların yetersiz, yağ kütlesinin ise yüksek olduğunu düşünür. Kasları ve kaslarının yetersizliği konusunda sürekli endişe duyan ve kas kütlesini arttırma çabasında olan birey, olması gereken değerin üzerinde kas kütlesine sahip olsa dahi kendisini zayıf ve kas hacimlerini yetersiz bulur.

Bigorektik bireylerin başlıca davranış özellikleri:
– Günün 5 – 6 saatini spor salonlarında harcamak
– Günde yaklaşık 12 defa uzun süre aynaya bakmak
– Beslenmede radikal değişiklikler yapmak
– Anabolik steroidler, protein tozları ve sporcu gıda takviyeleri için aşırı para harcamak

Tüm bunlarla birlikte bireyin iş ve sosyal hayatı, aile ilişkileri ve okul başarısı gibi hayatının önemli parçaları ciddi anlamda olumsuz etkilenir.

Bigoreksiyanın Nedenleri Nelerdir?

Sosyal medya platformlarının hayatımızda önemli bir yer edinmesiyle bireylerin vücut algısı değişim görmiştir. Yapılan çalışmalar; bireylerin değişen vücut algılarının, vücut dismorfik bozukluğuna sebep olduğu ve bu bozukluğun da beraberinde yeme bozukluklarını getirdiği görülmüştür. Ayrıca vücut geliştirme ile ilgili dergilerdeki ve internet sayfalarındaki modellerin, bireylerin kendi bedenlerinden hoşnutsuz olmalarına ve böylelikle bigoreksiya belirtilerini göstermelerine sebep olabildiği bilinmektedir. Bunun dışında genetik, çok kuvvetli olma isteği, düşük özsaygı, beden imgesindeki bozulmalar, vücut yapısı, fiziksel uygunluk, narsizm gibi faktörlerin de bigoreksiya gelişimine neden olduğu belirtilmektedir.

nedir

Bigoreksiya Belirtileri Nelerdir?

Spor salonunda kendisini fazla zorlamak, vücut çalıştırmaya takıntılı olmak, anabolik steroit (bir tür kas geliştirici hormon) kullanımı, aynalardan uzak kalamamak, vitamin ve diğer destek ilaçlarını aşırı kullanmak, sürekli protein karışımları içmek, sinirli olmak ve sık sık parlamak, depresyon, spora gidemeyince panik olmak, sakatlık yaşadığı halde egzersize devam etmek, egzersizin aile ve sosyal hayatın önüne geçmesi gibi faktörler bigoreksiyanın belirtilerindendir. Bigoreksiyanın birçok semptomu nispeten normal sanılabilir ancak hedefler ne kadar ileriye giderse bigoreksiya riski o kadar artar.

Bigoreksiya Nedir? 2

Bigoreksiya tanısı almış birçok birey tedavi olmayı reddetmektedir. Bireyleri tedaviye ikna edebilmek en büyük zorluktur. Bu sebeple doğru zamanda teşhis ve müdahale büyük önem taşımaktadır. Tedavi seçenekleri sınırlı olmakla beraber bilişsel davranışçı terapi ve beslenme desteği bireylerin tedavisinde olumlu sonuçlar vermektedir. Bilişsel davranışçı terapi, düşünme şeklini daha gerçekçi ve gerçekleşebilir hedeflere doğru değiştirebilmektedir. Toplum olarak bu insanları görmezlikten gelmek yerine bunun bir problem olduğunu bilmek ve doğru yönlendirmeleri yapmak gerekir.

Editör: Berfincan DOĞAN