İnternet hayatımıza girdiğinden beri birçok veri sağa sola uçuşmakta. “Nasıl ya, rüzgarda uçan yapraklar gibi mi?” diye düşünüyorsunuz. Tam da düşündüğünüz gibi; ama bunu düşünürken görsel olarak bakmayın. Aklınız karıştı gibi sanki. Korkmayın, tüm taşlar yerine oturacak. Hazırsanız başlayalım. 🙂

Veri Nedir?

Veri bir çok alana göre farklı şekillerde tanımlanmıştır. Veri, hesaplama ya da manipülasyon amacı ile kullanılan bir gerçeği belirtmektedir. Biz bunu daha çok işlenmemiş bilgi olarak tanımlarız. Veri kümleri, çeşitli algoritmalar ile işlenerek ortak sonuçlar elde edilir. Bu sonuçlara göre pazarlama stratejileri, bilimsel araştırma sonuçları gibi sonuçlar elde edebiliriz.

Yapılan bir çalışmada bir kadının 1 ay içerisinde attığı tweetlerden hareketle oluşturulan veri seti, algoritmalar ile işlenerek kadının hamile olabileceği tahmininde bulunmuş. Sonuç oldukça şaşırtıcı, çünkü tahmin doğru çıkmış! İnternet dünyasına bıraktığımız veriler bizlerden oldukça izler taşımakta ve bu izler başka insanlara oldukça büyük para kazandırmakta.

50 Milyon Kullanıcının Verileri Sızdırıldı

#DeleteFacebook

Bir 16 Mart sabahı, Facebook’un yaptığı açıklama ile 50 milyon kullanıcısının verilerinin sızdırıldığını öğrendik. Facebook, Cambridge Analytica ve SCL Group isimli iki firmanın hesaplarını askıya aldığını duyurdu. Askıya alma nedeni 50 milyona yakın Facebook kullanıcı verilerinin başka kaynaklarla paylaşılması olarak duyurdu. Verilerin sızdırıldığı kullanıcı sayısının yüksek olması dışında sızdıran firmanın isimleri, krizin büyüklüğünü gösteriyor.

Şimdi benim verimi kim ne yapsın şeklinde düşünebilirsiniz. Verinin ne kadar önemli olduğunu anlatmak için 2012 yılında Cambridge Üniversitesi doktora araştırmacısı olan Michal Kosinski bu konuda yaptığı araştırmasının bir bölümü bu düşüncenizi tamamen silecektir. Araştırmaya göre bir kişinin 68 Facebook beğenisi analizi ile,

  • %95 ten rengine,
  • %88 cinsel eğilimlerine,
  • %85 siyasi eğilimleri ulaşılabiliyor.
  • Ayrıca bir Facebook hesabına ait;
  • 10 beğeni: bir iş arkadaşının onu tanıdığı kadar,
  • 70 beğeni: bir arkadaşının onu tanıdığı kadar,
  • 150 beğeni: bir ebeveyninin onu tanıdığı kadar,
  • 300 beğeni: eşinin onu tanıdığı kadar tanımamızı sağladığını sonucuna ulaşılmış.

İşlenmemiş veriler size saçma görülebilir, fakat veriler işlendiğinde ortaya kendinizin bile inanamayacağı sonuçlar çıkabilir. Bu sebeple internet dünyasına verilerinizi paylaşırken oldukça dikkatli olmalısınız. Kullandığınız uygulamaların aldıkları izinlere dikkat etmelisiniz. Bunun için en iyi örnek GetContact Uygulaması.

GetContact ve Telefon Numaraları İle Oluşturduğu Veri Havuzu

getcontact ile ilgili görsel sonucu

Öncelikle GetContact sıradan bir rehber uygulaması olarak uzun süredir kullanımdaydı. Bilmediğiniz numarayı girdiğinizde size numaranın kime ait olduğunu gösteren bir uygulamaydı. Böyle bile sakıncalıyken, işe “beni kim nasıl kaydetti” merakı da girince güzel bir data havuzu oluşmuş oldu. Peki bu sistem nasıl çalışıyor?

Uygulamayı indirdiğiniz an size rehberinize erişme izni veriyor. Siz bu izni kabul ettiğinizde rehberinizdeki tüm numaralara erişim sağlayabiliyor. Veritabanı yapılarında bir veriyi özel yapan bir anahtar terimi olur. Yani o anahtar terimi ile o veriye ve o veri içerisinde tutulan bilgilere erişebilirsiniz. Burada anahtar terimimiz telefon numaralarımız oluyor. Rehberinde sizin numaranızı taşıyan 3 arkadaşınızın uygulamayı kullandığını düşünelim. Hepsinin rehberlerinden bu numaranın kayıt bilgilerini erişerek bir veri havuzu oluşturuyor. Daha sonra siz numaranızı aratıyorsunuz ve herkes sizi nasıl kaydetmiş öğreniyorsunuz, ne kadar da harika!

GetContact numaranızı silme izni veriyor. Fakat başka bir arkadaşınızın bu uygulamayı indirip rehberini paylaştığında sizin numaranızın veritabanına eklenip eklenmeyeceğinin garantisini vermiyor. GetContact bu ücretsiz uygulamayı hayrına yapmıyor, o verileri depolayacak hali yok, bir gelir elde etmesi lazım. Muhtemelen veriler satılıyor. O satılan verileri kim aldı, ne yapacak; orası da bilinmezlik içinde. Ayrıca rehberine kaydettiğiniz kişinin isminden o kişinin soyadı, mesleği, okuduğu okulu yaşadığı şehri vb. bir çok verinin elde edilmesine sebep oluyorsunuz. İyi tamam hoş da, internet bu kadar içimizdeyken ben verilerimi nasıl koruyacağım?

Veri Güvenliğini Nasıl Sağlarım?

Günümüzde internetin bu kadar hakim olması, işleri oldukça zorlaştırmakta. Ama kendi önlemlerimizi bir şekilde alabiliriz. Öncelikle, bir günümüzün en az 16 saati telefonla geçmekte. Kullandığımız uygulamayı kurmadan önce, telefonumuzun hangi sensörü için izin istediğine hangi klasörüne erişeceğine dikkat etmeliyiz.

Mobil uygulamalar, işlevlerini gerçekleştirmek için telefonun çeşitli sensörlerini ya da içerisindeki klasörlerini kullanmak ister. Kurulum esnasında bu konu hakkında bilgilendirme yapar. İsterseniz bu izinleri ayarlar bölümünden kapatabilirsiniz. Özellikle rehberinize erişmek isteyen uygulamalardan uzak durmalısınız. Benim aklıma gelen yöntemler bunlar. Varsa sizin aklınıza gelen yöntemler aşağıda yorumlarda paylaşabilirsiniz. 🙂