Dizi ve filmler arasına geçtiğimiz günlerde bir dizi daha eklendi: The Mandalorian. Senaryosunun basitliği, karakter tasarımları ve arkasında barındırdığı devasa evrenle belki de son dönemlerde yayınlanmış en güzel bilim kurgu yapımlarından biri olan The Mandalorian, bu haftaki konumuz.

The Mandalorian

the mandalorian fan art ile ilgili görsel sonucu
Ana Karakter “The Mandalorian”

Bu dizi aslında bir Star Wars dizisi ama diziyi izlemek için Star Wars filmlerini izlemenize hatta Star Wars’ın ne olduğunu bilmenize bile gerek yok. İnsanın üstünde kovboy filmi izliyormuş gibi bir his bırakan yapımın merkezinde, galaksi boyunca dolaşan bir kelle avcısı var. Galaksi de ise kargaşa hakim. Tüm galaksiyi dikta ile yöneten imparatorluk çökmüş, imparatorluktan geriye kalanlara karşı ise bir nefret oluşmuş. Tüm bu kargaşanın arasında ismi bile bilinmeyen, The Mandalorian olarak anılan karakterimiz işini yapmaktadır. Bir gün avlaması gereken bir hedef onu çökmüş imparatorlukla iş yapmaya götürecektir.

Dizi boyunca neredeyse hiçbir isim önemli değil ve dizinin şu ana kadar yayınlanan 5 bölümü boyunca ortamlar değişirken karakterlerimiz olabildiğince sabit kaldı. Diziyi izlerken içinize hiçliğin ortasında gezen arınmış bir kelle avcısının, kahraman bir kovboyun, sürgüne gönderilmiş bir ırkın mensubunun, kısaca The Mandalorian’ın hayatındaki basitlikleri, kargaşayı, sadelikten gelen huzuru işliyor. Diziyi benim için mükemmel kılan üç detaydan biri bu sadelik.

Dizi de çok koyu şeyler oluyor, fazla ölünün olduğu sahneler(korkmayın kan yok), siyasetin bulaştığı pis işler ve hatta bir dinin sürülmüş bir ırka yüklediği acı… Ama ne olursa olsun; bazen size kocaman bir evrende yalnız olduğunuzu, bazense en yalnız kişinin bile yalnız olmadığını hissettiren sadelik, sizi kucağına alıp huzura kavuşturuyor. Benim en çok hoşuma gidenlerden 2.si ise dizideki anlık sahneler ve tasarımlar. Özellikle outro sırasında gözüken çizimler muhteşem.

the

Dizide, son zamanlarda çıkan çoğu dizinin aksine aşırı efekt yok. En azından makyaj ve kuklalarla halledilebilecek şeyler bilgisayardan yapılıp geçilmemiş. Bilgisayardan yapılan şeyler ise göze batmamakta. Hele 4.bölümde gözüken bir sahnede bilgisayardan yapılan bir robot o kadar iyi konumlandırılmış ki, bir an nefesinizi tutup o sahneye kitleniyorsunuz.

Dizinin senaryosu sadece bir kişiye ait değil ama senarist kadrosu daha önce bu evrende çalışmış, başarılı kişiler. Dizideki oyuncular ise daha önce gerek Game of Thrones ve Narcos gibi büyük yapımlarda rol almış, gerekse Hızlı ve Öfkeli gibi aksiyonu barındıran işlerde bulunmuş tecrübeli  bir ekip. Başrol bize sima olarak etki “veremese” de davranış ve diyalogları ile kendisine ısındırıyor.

İzlemeden Önce Bilinmesi Gerekenler

Star Wars evrenine yabancı olanlar için diziye başlamadan önce illa bilmeleri gereken bir şey yok ama diziyi daha keyifli kılmak için diğer filmlerden bir iki detay verilebilir. Neredeyse 1000 yıldır galaksi cumhuriyetle yönetilmektedir. Ekonominin temelini ticaret loncaları oluşturmaktadır ve hepsinin uyduğu kurallar vardır. Bu loncaların çok az vergi ile çalışmasından rahatsız olan cumhuriyet vergileri artırır ve bununla birlikte çıkan isyan sonucunda bir darbe ile imparatorluk kurulur.

Dizi bu darbeden yaklaşık 50 yıl sonra imparatorluğun yıkılmasından sonrasını konu almakta. Karakterimiz bu siyasi olaylar sırasında arada kalmış ve sürgüne gönderilmiş bir ırkın içinde büyümüş bir kelle avcısıdır. Bu ırk Mandalor olarak bilinmektedir, adeta savaş ve savaş aletlerine tapmaktadır. İç savaş sürecinde kendi aralarında savaşmış gezegenleri yok edilmiş ve sürgün edilmişlerdir. Bir çok siyasi olay ve suikastte adı geçen bu ırk daha önce Star Wars filmlerinde gözükse de böyle bir ırk olduğu çok bilinmiyordu.

Bebek Yoda

Bir Star Wars Hikayesi: The Mandalorian İncelemesi 1

Yazının bu noktasına kadar diziyle ilgili belirtmediğim bir detay daha var ki, dizinin en kuvvetli yanı; yeşil, tombik yanaklı, bücür bir velet. Dizideki karakterlerden biri olan bu uzaylı çocuk, daha şimdiden sinema tarihinin en tatlıları arasına girmiş bile. Her yerde mizahı yapılan, internette Baby Yoda, dizi de bebek olarak anılan bu çocuğun bir ismi yok.

Baby Yoda olarak anılmasının sebebi Star Wars evrenindeki en bilindik karakterlerden biri olan Yoda’ya bir hayli benzemesi. Dizide gözüktüğü sahnelerde davranışları ile sizi istemsizce sırıttıran bu karakter, dizide zaman zaman yer edinen ağır atmosferi gayet iyi yumuşatıyor. Bu yazıda ona bu kadar az yer vermemin tek sebebi ciddi anlamda anlatılamayacak kadar güzel (ve tatlı) olması.

İzleyecek bir şeyler arıyorsanız bir sezonu 8 bölümden oluşan(sadece 5 bölüm yayınlandı) bu çerezlik diziyi izlemenizi hatta izletmenizi şiddetle tavsiye ederim. Belli mi olur belki Star Wars evrenine ısınmanızı bile sağlar.