Bilgiye hükmeden oyunu kazanır demişlerdi. Peki ya bilgiler bize hükmediyorsa? Bilgilerin insanoğluna bir şey yaptırması gerekiyorsa? Ya insan sadece ve sadece araçsa?

Genlerimiz, kaderlerimiz bizi oluşturan kopyalarımız. Dışarıya yansıttığımız, geleceğimizi etkileyen unsurların temel taşları. Genler eşleyicidir. Birbirlerini kopyalarına yapar, baskın olan kazanır ve yaşamlarını sürdürür. Gen bencildir. Organik yapıdan bahsediyorum, bizi kodlayan yapıdan. Ya kültürümüzü etkileyen organik olmayan yapıdan bir teoriden bahsetsem. Memetik evrim. 1975 yılında Rickard Dawkins’in “Gen bencildir” kitabında bahsettiği “mem”ler. Peki nedir bu mem dediğimiz şey? “

Darwin’in evrim teorisinin kültür bakımından genler olarak benzetildiği bir unsurdur mem. Memler tıpkı genler gibi hareket ederek şu an düşündüğümüz düşünceleri ve bilgileri oluşturdu. Kalıtımsal ve eşleyici bir biçimde kendini kopyaladı, değiştirdi ve öldürdü. Doğru bilgiler ve düşünceler değil daha baskın ve popüler olanlar ayakta kalarak şu yüzyıla kadar yaşadı. Kendini geliştirdi. İspanya’da ”El Castillo’daki mağarada duvara dayanmış ellerden, Kadeş antlaşmasına, Asurpanipal’ın kurduğu ilk kütüphaneden, internetin oluşumuna ve oradan yapay zekaya. Memler taklitle beyinden beyine sıçrayarak yayıldılar.

Bizi Yöneten Aslında Bilgiler Mi? 1

“… çoğalmaların hücresel düzeneklerini kullanarak kendi kopyalarını yaratırlar. Bu durum, memlerin bireyler arasındaki iletişim ve taklit düzeneğini kullanarak kendi kopyalarını oluşturmasına benzer. Bireylerin, taklidin yaygın olduğu toplumsal bir çevrede yaşaması, DNA’nın kopyalanması için enzim bakımından zengin hücresel bir çevreye karşılık gelir.”

Heylighen’e göre memetik dediğimiz olgu fikirleri, bilgiyi, alışkanlıkları, inanışları, becerileri, görüntüleri, öğrenilebilen ve hatırlanabilen her şeyi kapsar. Bizim hangi seste, renkte, uzunlukta ve ileride oluşacak hastalık olasılıklarımız genlerde bulunuyorsa davranışımızı da etkileyen faktörler memlerde bulunuyor. Darwinci evrimi tamamlayan kültür evrimi diyebileceğimiz bu olgu aslında insanın bilgiyi yönettiği fikrinden ziyade aslında bizi bilgilerin yönettiği bir olguya yönlendiriyor.

Peki Memler Nerede?

Mentalistlere göre ise memler beyindedir, bu nedenle beyne odaklanılmalıdır. Buna göre kültürel dünya anlambilimseldir, eğer onu anlamak istiyorsak zihinsel temsillere, beyne ve nöronlara bakılması gerekir. Davranışsalcılara göre de memlerin kurgusal düşünmek yerine girdi ve çıktıları değerlendirerek deneysel bir gözlemle bakılması gerektiğini söyler.

Memler Bilgiyi Nasıl Aktarır?

Bir bilginin aktarılması için dil ve yapıtlar gibi fiziksel olarak algılanabilir olması gereklidir. Steadman’a göre yapıtlar kopyalanırken aktarılanın tasarım olduğunu söyler. Bu söyleme göre bir yapıtın eğer kopyasını birebir oluşturamıyorsak o yapıtın tekniksel oluş şekline bakarız. Kişi bir yapıt oluşturmak istiyorsa onun sahip olduğu memlere göre hareket edip bu şekilde yapıtı dönüştürme yapabilmiştir.

Abdulkadir Eren Öztürk’ün “Kültürel Yapının Memetik Değişimi, Dijital Ağlarda Görsel Dönüş” tezinde “Dijital ağlarda ise yapıtın temsilleri fiziksel varlığından tamamen bağımsız bir görüntüdür. Yapıta ilişik ek bilgi artık özgürdür. Onun üretildiği koşullar, malzeme ve üretim yöntemine dair memleri içermek zorunda değildir.” Yani memin ulaştığı bu dijital noktada serbest bir manevra hakimiyeti kazanmıştır. Zaten bunu olacağı aşîkar olarak kendini göstermiştir çünkü mem kendisi oluşturduğu bilgi havuzunun evrimleşmesiyle daha rahat edeceği bir alan keşfetmek zorunda kalmıştır. Tıpkı genlerin kendilerini koruyabileceği(modifikasyon) ve hızlıca kopyalanabileceği bir alan, tarih gelişimi boyunca süregelen bir şekilde oluşturduğu gibi.

“Kültürel evrim kuramı tüm bilimsel kuramlar içinde en saçma ve tehlikeli olandır.”


Berthold Laufer

Bu teoriyi ilk okuduğumda şaşırmıştım. Gerçek olabileceği hakkında ciddi ciddi düşünmüştüm hala da düşünmüyor değilim. Eğer memler varsa şu zamana kadar çıkan yüzlerce robotların bizi ele geçirdiği distopik romanların ve filmlerin gerçek olabileceğini insanoğlunun ise artık evrimleşeceği son noktanın kendisinin yapıtları olabileceği fikri son derece ürkünç gözüküyor.

Kaynakça;

Kültürel Yapıtın Memetik Değişimi, Dijital Ağlarda Görsel Dönüş- Abdulkadir Eren Öztürk
Memetik Evrim-Robert Aunger
Kültür ve Doğal Evrim: Memetik Kuramı ve Eleştirileri- Metin Demir
https://polen.itu.edu.tr/bitstream/11527/725/1/13371.pdf
https://www.bisav.org.tr/Bulten/183/1086/kultur_ve_dogal_evrim_memetik_kurami_ve_elestirileri