Gerçeklik ona baktığınız açıya göre değişebilen bir şeydir. Bunu bize ilk gösteren A. Einstein oldu. 1905’de Annalen der Physik dergisinde yayınlanan özel görelilik teorisiyle zamanın mutlak olmadığını ispatlayan Einstein, gerçekliğin gözlemci özelinde değişkenlik gösterdiği bir evren, uzay-zaman modeli tanımlıyordu.

Görelilik teoreminin desteklediği blok evren kuramı, zamanın göründüğü şey olmadığını iddia eder. Kurama göre evren, herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde yaşanan her şeyi içeren dev bir bloktur. Bu bağlamda geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman arasında objektif anlamda bir ayrım olmadığı gibi hepsi eşit ölçüde reeldir. Kuramın resmettiği evrende zaman bir uzay gibi davranır ve her olay uzay – zamanda kendi koordinatlarına sahiptir. Başlangıç ve sonun aynı anda birlikte var olduğu bir gerçekliğin tasviridir yani blok evren teorisi.

Blok Evren Teorisi: Zamanın Akışı 1

Anlatımı kolaylaştırmak amacıyla evrenin blok modelini bir prizmayla görselleştirelim. Burada yükseklik ve genişlik evrenin uzamsal uzay boyutlarını temsil ediyor, prizmanın uzunluğu ise zamanın ifadesi. Bir köşesi zamanın başlangıcı olan büyük patlamayı, diğer köşesi ise evrenin ve zamanın sonunu gösteriyor. Blok evrenin bu prizma temsili yaşanmış ve yaşanacak bütün olaylarla dolmuş durumdadır. Olaylar prizmada bir koordinat noktası olarak bulunur. Bütün bu olaylar uzay – zamanın içinde bir yerlerde var olurlar.

Zaman geçer mi?

Zamanın geçtiği algısı zihnimizin yarattığı bir yanılgıdan mı ibarettir?

Zaman, aklın bir fonksiyonudur; bizim algımızın kendisidir.

Augustinus

Zaman; bizim perspektifimizden dün, bugün ve yarın biçiminde akıp gitmektedir. Ancak blok evren teorisine göre spesifik bir şimdiki zamandan bahsetmek olanaksızdır ve geçmişle gelecek görecelidir. Diğer bir deyişle zamanın akışı yoktur. Gerçek, olayın ancak o kişinin zihnindeki yansıması biçiminde gerçekleşmektedir. İngiltereli fizikçi Julian Barbour zamanı şu şekilde tanımlıyor: “Sürekli birbirine değişen ardışık görüntüler, ardışık fotoğraflardır. Ben size bakıyorum, siz kafanızı sallıyorsunuz. Bu değişim olmadan herhangi bir zaman kavramımız olmazdı.” Barbaur’a göre gerçek olan zaman değil değişimdir. Zaman, yalnızca değişimin bir yansıması olarak var olur.  

Zamanı, uzayın diğer boyutlardan biriymiş gibi düşündüğümüzde daha anlaşılır bir perspektif yakalarız. Bu bakış açısıyla şimdiki zamandan bahsetmek “Buradayım.” demekle eş değer bir noktadır. İki farklı konumdaki iki farklı kişi “Ben buradayım.” dediğinde birinin hatalı olduğunu düşünmeyiz, öyle değil mi? Einstein’ın özel görelilik teoremiyle bize öğrettiği şey de bu değil miydi? Hepimiz şimdiyi kendi öznelliğimizde deneyimleriz. Bir başka deyişle, hepimiz kendi şimdiki zamanımızda konumlanırız.

Zaman Yolculuğu

Zamanın uzay boyutlarından farklı olmaması uzayda yolculuk edebildiğimiz gibi zamanda da yolculuk edebileceğimiz anlamına mı gelir? Pratik olarak henüz cevabını bilmiyoruz ama evet, blok evren kuramı, ilkesel olarak zaman yolculuğunu mümkün kılar. Özel görelilikten biliyoruz ki ışık hızına yakın bir hızda ilerlediğimiz takdirde oluşacak zaman genişlemesi sayesinde geleceğe yolculuk yapabiliriz. Geçmişe yolculuk edebilmek için ise bir solucan deliğine ihtiyaç duyarız. Ancak bir problemimiz var, genel göreliliğin öngördüğü bu uzay – zaman tünellerini henüz gözlemleyemedik. Zamanda yolculuk, uzayda yolculuk etmek kadar basit değil anlayacağınız üzere. Yine de geçmişe yolculuk edebildiğimizi varsayarak takdime ihtiyaç duymayan ünlü paradoksumuzu bir hatırlayalım: Dede paradoksu. Blok evrenlerde geçmişi değiştirmek mümkün müdür?

zaman

Geçmiş; gelecek ve şimdiden daha farklı değildir. Daha önce de belirttiğim gibi bunlar göreceli durumdadır. Yani benim geçmişim bir başkasının geleceği olduğu gibi, benim geleceğim de bir başkasının geçmişi olabilir. Zamanda geçmişe gittiğimde de olan budur. Bir başkasının geleceğine yolculuk etmişimdir ve geldiğim geçmiş benim şimdiki zamanım olmuştur artık. Bu bağlamda, üstte sormuş olduğum sorunun cevabı hayırdır, geçmişi değiştiremem çünkü gittiğim geçmişin bir parçasıyımdır. Dolayısıyla geçmişte yapacağım bir değişiklik, geleceğimde yaşanacağı kesin olan bir şeydir zaten. Geçmiş ve geleceğin aynı anda ve birlikte var olmasının getirdiği bir sonuç olarak zamanın yapısında çelişkiler oluşturmamız olanaksız kılınmıştır.

Ülkemizde de popüler olan bilim – kurgu dizisi Doctor Who da bu konuyu pek çok bölümünde işledi aslında. Doktor ve yol arkadaşlarının ziyaret ettikleri geçmişte, bir olayın gelecekte bilindiği gibi yaşanması için o olayın bir parçası olmaları gerektiğini keşfettikleri birçok bölüm vardır örneğin. Geçmişin olduğu gibi olmasının nedeni kısmen de olsa zaman yolcularının varlığından kaynaklanmaktadır bu durumda.

Okuma Önerileri

Zamanı anlamak, gerçekliğin yapısını hissetmek demektir ve onu anlamak için yalnızca fizik yeterli değildir. Zaman, üzerinde düşünülmesi hassas ve çok yönlü bir olgudur. Ben de bu karmaşık konudaki anlayışını geliştirmek ve ileri okuma yapmak isteyen okurlarım için iki kitap önerisinde bulunmaya karar verdim.

1. Zaman Neden Akar?

Zamanı fiziksel, felsefik, biyolojik ve daha birçok açıdan inceleyen kitap çok katmanlı bir zaman olgusuyla tanıştırıyor okurunu. Bir bölümde zamanın psikolojik etkilerini anlatırken bir sonraki bölümünde nörolojik etkilerine geçiş yapan yazar Alan Burdick’in eseri doyurucu ve heyecan verici bir bilim yolculuğu vaat ediyor.

2. Hissedilen Zaman

Marc Wittman’ın “Zamanı nasıl deneyimleriz?” mottosuyla giriş yaptığı kitap, zamanın psikolojik ve fiziksel etkilerine dair tatminkâr bir anlatım sunuyor. Zaman olgusuyla ilgili farkındalığınızı arttırmak için okunabilecek en ideal kitaplardan biri.

“… O halde hayat bir film gibidir ve uzay – zaman ise DVD gibidir, filmde gelişen bütün o olaylar olsa bile DVD’nin kendisinin herhangi bir şekilde değişmesi hakkında hiçbir şey yoktur. Herhangi bir anda, geçmişin zaten gerçekleştiği ve geleceğin henüz mevcut olmadığı ve olayların değişiyor olduğu yanılsamasına sahibizdir. Fakat benim farkında olduğum tüm şey, beynimin şu anki durumu. Bir geçmişim varmış gibi hissetmemin tek sebebi, beynimin anılar barındırması.”

Max Tegmark

Yararlanılan Kaynaklar:

  1. Block Universe Theory: Is the Passing of Time an Illusion?
  2. A Debate Over the Physics of Time
  3. Does time pass?

Editör: Berfincan Doğan