Bazen siz de hiçbir şey yapmadan bomboş durmak, kendinizi dinlendirmek istiyor musunuz?

Karantinada en çok yaptığın şey ne, diye sormak istiyorum. Eğer cevabın kendine itiraf edemesen de bomboş durmak ise okumaya devam et 🙂

Biz her ne kadar bomboş dursak da beynimiz böyle duramıyor, her daim bir şeyler yapıyor. Ya da şöyle diyebilirim sen boşluğa bakarken beyninin içinde fırtınalar kopuyor.

“Mutlu Olma Sanatı” isimli kitabında insanın yaratıcı fikirler ortaya koyması için boş durmaya ve monotonluğa ihtiyacı olduğunu iddia eder. Peki gerçekten öyle mi? Bolca vaktimizin olduğu karantina günlerinde bende bir tavsiye de bulunayım dedim. Hem herkesin işine gelecek biliyorum. 🙂 ee Boş Durun.

Bu nasıl tavsiye yahu demeyin. Boş durmak bir koza süreci. Bedenen hiçbir şey yapmamak ama zihnen dünyanın ve hatta kendi içinizdeki sırların şifresini çözmek. Sonrası belli değil mi? cesaretini topla ve güçlü fikirlerinle harekete geç.

Birçoğunuz hayatınızı değiştiren bazı fikirlerin aklınıza bomboş durduğumuz anlarda geldiğini deneyimlemişsinizdir, yok hayır’sa deneyimlemek için işte fırsat!

bomboş

Hiçbir Şey Yapmadığımızda, Beynimizin İçinde Neler Oluyor?

Uzun yüzyıllar boyunca insanların bu soruya verdikleri yanıt “hiçbir şey” idi. Hiçbir şey yapmadan boş boş duran bir insan “Ruhunu dinlendiriyordu” ve hatta kimilerine göre uyku bile bu dinlenme ihtiyacının bir sonucuydu.

Alman nörolog Hans Berger bu geleneksel düşünceye karşı çıkan ilk bilim insanı oldu. 1929 yılında elektroensefalografi (EEG) denen ve beynin ürettiği elektrik akımını ölçmeye dayanan bir tekniğin mucidi olan Berger, bu yöntemle binlerce ölçüm yaptı. Ulaştığı ilginç sonuçlardan biri şuydu: Biz ne yaparsak yapalım, ister dinlenelim ister uyuyalım, beyinde her daim bir elektriksel aktivite mevcuttu. Beynin içinde bir yerlerde hiç durmadan dönen bir film rulosu olmalıydı.

1990’li yıllarda pozitron emisyon tomografisi (PET) adı verilen yeni bir yöntemle beynin harcadığı enerji ölçülebilir hale geldi. PET sonuçları durumu iyice tuhaflaştırmıştı: İnsan beyni dinlenirken de hareket ederken olduğu kadar aktifti, hatta uykunun bazı dönemlerinde beyin aktivitesi o kadar artıyordu ki uyuyan beyindeki aktivite en zorlu matematik problemlerini çözdüğümüz durumdakinden bile daha aktifti.

Fonksiyonel MR görüntüleme (fMRI) çalışmaları beynin biz hareket halindeyken arka planda kalan bazı bölgeleri, biz dinlenmeye geçer geçmez aktive oluyor ve ne zaman derin hayallere dalıp zihinsel yolculuklara çıksak bu bölgeler ortaya çıkıp beyin aktivitesinin kontrolünü ele alıyordu.Bilim insanları beynin dinlenme sırasında aktive olan bu bölgelerine “default mode network” (DMN) şeklinde özel bir isim verdiler. DMN adı üstünde bir network, yani bir ağ. 

Bomboş Durduğunuzda Beyninizin İçinde Neler Oluyor? 1

Default Mode Network(DMN) Nedir?

Orta prefrontal korteks, arka singulat korteks ve alt paryetal lob gibi bazı beyin bölgeleri ve bu bölgeler arasındaki yoğun bağlantılardan oluşan bu beyin ağı “insan bilinci” ile yakından ilişkili.

Örneğin kendimizle ilgili derin düşüncelere daldığımızda, başkasının bizim hakkında ne düşündüğünü hayal ettiğimizde, geçmişte yaşadığımız olaylar hakkında kafa yorduğumuzda ya da gelecekle ilgili planlar yaptığımızda bu beyin ağının farklı bölgeleri aktive oluyor. Bilincimizi kaybettiğimiz koma durumlarında ise bu ağ sessizleşiyor.

Ek olarak, son zamanlarda yapılan araştırmalar varsayılan mod ağındaki aktivite ile depresyon, anksiyete ve şizofreni gibi zihinsel bozukluklar arasındaki bağlantıları tespit etmeye başlamıştır. Ayrıca, meditasyon gibi terapiler, varsayılan mod ağındaki aktiviteyi etkilemeye dikkat çekmiştir, bu da bunun refahı iyileştirme mekanizmalarının bir parçası olabileceğini düşündürmektedir.

Son 10-15 yılın nörobilim alanındaki en önemli bilimsel buluşlarından birisi; nöroplastisite adı verilen, beynin her yaşta kendisini biyolojik olarak değiştirebilme ve nöronlar arasında yeni bağlantılar kurabilme yetisidir. Beynimizde dünyayla etkileşimde olan iki farklı network vardır. Bunlardan bir tanesi ‘Default Mode Network’ (DMN)dikkatimizi belli bir şeye yöneltmediğimizde, pek bir şey yapmazken aktif olan network’tür.

Kafanızın içinde durmadan konuşur. Bir de direkt deneyim (DN) vardır. Direkt deneyim esnasında beyinde pek çok farklı bölge aktifleşerek, farklı bir network oluşturmaktadır.Bu network aktif iken geçmiş, gelecek, kendimiz veya başkaları hakkında düşünmemekte, sadece gerçek zamanlı olarak, duyularımızla ve algıladıklarımızı deneyimlemekteyiz.

 Bu iki network’ün biri aktifken, diğeri değildir. Bilinçli olarak dikkatimizi andaki deneyimimize yönelttiğimizde, yani DN’yi aktifleştirdiğimizde, DMN inaktif olmaktadır.

Bomboş Durduğunuzda Beyninizin İçinde Neler Oluyor? 2

Mindfulness Nedir?

Dünyada her geçen gün yaygınlaşan, hem tıp alanında hem iş dünyasında liderlerin, sanatçıların, doktorların gündelik yaşamlarına entegre ettikleri mindfulness çalışmasıyla; daha doğru kararlar almak, daha iyi odaklanmak, bir yandan performans ve başarımızı arttırırken, diğer yandan iç huzur, öz şefkat gibi hayattan doyum ve zevk almamızı sağlayacak şekilde beynimizi eğitmektir diyebiliriz.

Mindfulness egzersizlerini düzenli yapan kişilerin beyni, gün içinde bilinçli bir farkındalık network’ü geliştirerek daha çok anda kalmayı başarıyor. Şimdi sizden bu egzersizi denemenizi istiyorum.

!! Dikkatinizi ayak tabanlarınıza yöneltin. Yere hangi noktalarda dokunuyor? Ayaklarınızın ağırlığını ve yerin gücünü hissedin. Ayak parmaklarınızda herhangi bir his, uyuşukluk veya sıkışma var mı zihninizle araştırın.

Az önce kısa bir süre de olsa Mindfulness deneyimlediniz.

Mindfulness egzersizleri daha çok anda kalarak iç huzurunuzu arttırmanızı, iç organlarınızı sürekli bombardımana tutan, tüm hastalıkların kaynağı olan stres hormonunu (kortisol) dengelemenizi, motivasyonunuzu ve odaklanma yeteneğinizi güçlendirmenizi sağlar. Basitçe bedenin algıladığı hislere bilinçli olarak odaklanma diyebiliriz.

Bomboş durmak hakkında ne kadar yazdığıma bir bakın. 🙂 Boş durmak kolay iş değil gibi.

 Derinleşmek ancak “düşünerek” mümkün olabilecek bir şeydir öyleyse düşünün.

 Okuduğunuz için Teşekkürler…

Kaynak ve ileri okuma: 1, 2, 3, 4