Yemek yemek, insanoğlunun doğumundan itibaren ilk besini olan anne sütü ile başlayıp yaşamının sonuna kadar sürdürmek zorunda olduğu bir eylemdir. Sürekli olarak karın doyurmak için yaptığımız bu eylem aslında çocukluk çağından itibaren büyüyüp gelişmemizi sağlayan en önemli faktördür. Dünya üzerinde ülkelerin, kültürlerin ve insanların farklı yeme alışkanlıkları vardır. Bu alışkanlıklar kimi zaman sağlık durumumuza kimi zaman vücut algımıza göre değişebilir. Günümüzde ise özellikle gençler arasında yaygın olan “ideal vücut”, “manken vücudu”, “sıfır beden”, “sıfır kusur” gibi beden algıları da beslenme tercihimizi ve davranışımızı etkileyebilir.

Bulimia Nervoza Hastalığı Nedir? 1

Yeme Bozuklukları

Beslenme ve yeme bozuklukları (Eating Disorders) önemli ölçüde bozulmuş fiziksel ve ruhsal sağlığın yeme veya yeme ile ilişkili davranışlardaki oluşturduğu psikiyatrik bozukluklardır. Yeme davranışı bozuklukları başlarda göze çarpmayan değişikliklerle başlasa da kontrol altına alınmadığında kronik hastalıklara sebep olacak seviyelere gelebilmektedir.

Yeme bozukluklarının anoreksiya nervoza (AN), bulimia nervoza (BN), ortoreksiya, tıkınırcasına yeme bozukluğu (Binge Eating Disorder-BED), tanımlanmamış beslenme veya yeme bozukluğu, pika gibi pek çok çeşidi vardır. Bu yazımda yazının çok uzun olmasını istemediğim için sadece geniş çapta bulimia nervozayı ele alacağım, gelecek haftaki yazılarda diğer çeşitlerden de detaylıca bahsedeceğim.

Bulimia Nervoza Hastalığı Nedir? 2

Bulimia Nervoza (BN)

Bulimia nervoza bireyin yemek yemeyi durduramadığı, sık tekrarlayan tıkınırcasına yeme atakları ile karakterize bir yeme bozukluğudur. Bununla birlikte birey öz saygısını, vücut şekli ve ağırlığı ile ilişkilendirdiği için tükettiği besinlerin ona fazla geldiğini düşünür ve vücut algısı neredeyse tamamen bozulur.

Birey bu algıdan kaynaklı, tükettiği besinleri vücuttan uzaklaştırmak için kendi kendine kusma, kendini aç bırakmaya çalışma, laksatif (bağırsak hareketlerini artıran madde) ve diüretik (idrar atımını kolaylaştıran madde) kullanma, aşırı egzersiz yapma gibi yöntemlere başvurabilir. Birey bu yöntemlerden birini ya da birden fazlasını aynı anda kullanabilir. Bu uygun olmayan telafi edici davranışların kullanım sayısı ve sıklığı bulimia nervozanın şiddetini belirler.

bulimia nervoza

Bulimia nervozalı bireyleri saptamak diğer yeme bozukluklarına göre biraz daha zordur çünkü bu bireyler çoğunlukla ideal ağırlıklarındadır ve telafi edici davranışlarını gizli olarak yaparlar. BN tanısında kullanılan, kendini belli eden fiziki ve biyokimyasal bulgular vardır. Ayrıca BN vücut sistemlerinde çeşitli bozukluklara sebep olur.

Telafi edici davranışların vücuda ne gibi etkisi olur?

Diş çürükleri, diş minesinde aşınmalar, tükürük bezlerinde şişme ve kendini kusturmaya bağlı el üzerindeki parmak eklemlerinde nasırlar (Russell İşareti) fiziki bulgulara örnek verilebilir. Bu bireylerde çoğu zaman besinler bağırsaklara ulaşmadan kusturma ile dışarı çıkarıldığı ya da bireyin tükettiği besin bağırsaklara ulaşsa dahi aşırı laksatif kullanımından dolayı bağırsak yapısı bozulduğu için besin ögesi emilimi yetersiz olur, bu sebeple birçok vitamin ve mineral eksikliği görülür. Ayrıca yemek borusu iltihabı, pankreas hastalıkları, anemi, düşük tansiyon da yaygın bulgular olarak gösterilir.

Bulimia nervoza başlangıç olarak genellikle adölesan veya genç yetişkin dönemde görülür, 40 yaş ve üzeri olgun dönemde vakalar nadirdir. Özellikle adölesan dönemde vücut algısının çok hassas olması, sosyal medya ve çevreden gelen eleştirilere aşırı duyarlılık bazı bireylerde anksiyeteye ve sık diyet yapma eğilimine neden olabilmektedir.

Bulimia Nervoza Hastalığı Nedir? 3

Tedavi mümkün mü?

Bulimia nervoza hastalığının tedavisi elbette mümkün. Tedavide hasta psikiyatrist, gastroenterelog, diyetisyen ve psikolog tarafından multidisipliner bir şekilde medikal, beslenme ve psikososyal açıdan değerlendirilir ve kişiye özgü gerekli yöntem ayakta veya yatarak hasta tedavisi (genellikle ayakta) şeklinde uygulanır.

Bulimia Nervoza Hastalığı Nedir? 4

Yeme davranışı bozuklukları bireye özgü gibi gözükse de aslında her birimiz bilerek ya da bilmeyerek bir başkasında bu hastalığı ortaya çıkarma riskine sahibiz. Bu sebeple günümüzde ortak ve herkesin rahat olarak düşüncelerini ifade ettiği sosyal medya başta olmak üzere, çevrenizde ya da sokakta gördüğünüz insanları hiç önemsemeden eleştirmenin birilerinde bu kıvılcımı başlatabileceğini, son olarak hastalığın tedavisindeki en önemli etkenin psikoloji olduğunu unutmamak ve ona göre davranmak gereklidir.

Kaynakça: 1, 2

dergipark.org.tr/en/pub/gumussagbil/issue/36260/370135
(yeni sekmede açılır)

1- http://guncel.tgv.org.tr/journal/68/pdf/100509.pdf

2- https://dergipark.org.tr/en/pub/gumussagbil/issue/36260/370135