Her buluş yüzlerce deneme ile bulunmaz. Bazı buluşlar vardır ki, tek seferde tesadüfen hayatımıza girmiş ve hayatımızı kolaylaştırmıştır. Adını duyunca “Yok artık bu da mı tesadüfen bulunmuş?!” diyeceğiniz buluşları sizin için derledim. Zaten tesadüfler değil midir hayatı şekillendiren, güzelleştiren?

Kırık Bir Termometredir Bizi Fotoğraf İle Tanıştıran

Louis Daguerre, gümüş iyodür levhada açığa çıkan görüntüyü sabitlemenin yollarını arıyordu. 1938 yılında bir gün, farklı kimyasal maddelerin bulunduğu dolabına, daha sonra kullanmak ve temizlemek üzere bozuk görüntülü bir film levhası koydu. Levhayı tekrar dışarı çıkardığında görüntü belirginleşmişti. Ancak, bu garipliğe hangi kimyasal maddenin neden olduğunu farkedemedi. Bunun üzerine kimyasal maddeleri birer birer dışarı çıkarttı. Dolabı boşaltmasına rağmen hala aradığı maddeyi bulamamıştı. Sonunda dolabın raflarından birinde, kırılmış termometreden dökülmüş civayı fark etti. Gümüşlü levha üzerine alınan görüntü, fotoğrafın temellerini atmış oldu.

Görsel sonucu

Günümüzdeki İşlemciler Sıkılan Bir Stajerin Eseri

Günümüzdeki işlemcilerin atası entegre devre teknolojisini Texas Instruements’da çalışan bir stajyer tarafından bulunmuş. Çocuk yazın staj yaparken iş yerinde birkaç kişi hariç herkes tatildeymiş. Çocuk da sıkıntıdan öylesine düşünürken o dönemler “Hantal olan devreleri bir parça içine neden sıkıştırmıyoruz?” diye düşünmüş. Üzerinde çizimler yapmış. Patronu tatilden gelince ona çizimlerini göstermiş. Bu fikri çok beğenen patronuyla birlikte üzerine çalışan Jack Kilby bu buluşu ile Nobel Ödülü almıştır.

Eriyen Çikolatadan Mikrodalgaya

Percy Spencer, elektriği bir arada toplayan yeni bir sistem üzerine çalışıyordu. Bu sırada kısa radyo dalgaları yayan bir lambayla çalışırken cebindeki çikolatanın eridiğini gördü. Spencer bu buluşunu mikrodalga fırına çevirdi. 1947’de bu buluşunun patentini almış ve ilk mikrodalga fırını 1,8 metre boyunda ve 340 kg ağırlığında olarak tasarlamıştır.

Mikrodalga fırın

Hatalı Üretimden Post-İtlere

Dr. Spencer Silver, 1970’lerin başlarında dayanıksız yapıştırıcıyı bulduğunda, bunu işe yaramaz bir buluş olarak değerlendirmişti. Bundan yıllar sonra, meslektaşı Art Fry, bir kilisede ilahi kitabındaki ayracın bir türlü istediği yerde durmaması üzerine oldukça sinirlendi. Anlamsız vaazlardan mı yoksa kutsal bir ilhamdan mı bilinmez, kafasını bu konuya yormaya başladı ve birden aklına meslektaşının işe yaramayan buluşu geliverdi. Bu sayede ayıracın kitaba yapışmasını sağlayacak, ancak çıkarttığında da kitaba zarar gelmeyecekti. Bu buluş günümüzdeki Postitin ilk adımını oluşturdu.

Petrol Pompalarından Çıkıp Cildimize Gelen Vazelin

Robert Pennsylvania’ya petrol kuyularındaki sondaj platformlarını incelerken Rod Wax olarak bilinen yapışkan maddeyi keşfetti. Parafine benzeyen bu yapışkan madde petrol pompalarını tıkayarak işçilerin çalışmalarını yavaşlattığını gözlemledi aynı zamanda işçilerin vücutlarında oluşan yara, yanık ve kesiklere sürüldüğünde çabuk bir şekilde iyileşmelerini ve yaranın havayla temasını önleyerek işçileri tedavi ediyordu. Chesebrough üründen numune alarak laboratuarında aylarca yaptığı deneyler ve testler sonucu yüzde yüz doğal ve cildi koruyan bir ürün keşfetti.Chesebrough dönem koşullarına göre at arabalarına istiflettiği vazelin örneklerini insanlara dağıtmaya başladı. Bundan sonraki 6 ay içinde satış ekibi kurulmuş ve Vaseline markası ile vazelin satışları yapılmaya başlanmış oldu. 6 yaşında ölen bilim adamı, son nefesini verene kadar her gün, çok sağlıklı olduğuna inandığı vazelinden bir kaşık yedi.

Müşteriye Sinirlenip Patates Cipsi Bulabilirsiniz

Bir lokantada çalışan George Crum, 1853 yılında müşterilerine patates kızartmasını sunmaya hazırlanıyordu. Müşterilerinden biri
gelen patatesleri kalın buldu ve “daha ince daha kızarmış” olarak istediğini belirtti. Crum bunun üzerine sinirlenip, patatesleri inanılmaz derecede ince kesip kupkuru olana dek kızarttı. Şefin şaşırtan bir şekilde müşteri bu halini çok beğendi ve patates cipsi bu şekilde ortaya çıktı.

Patates cipsi

Bir Gazoz ve Buzlu Dondurmaya Giden Yolculuk

İlk buzlu dondurma da 11 yaşındaki Frank Epperson tarafından bulunmuş. Frank bir gece, gazozunu buz gibi soğukta dışarıda unutmuş. Sabah geldiğinde gazosunun donduğunu farkeden Frank, açıp tadına baktığında dondurmayı andırdığını farketmiş ve günümüzdeki buzlu dondurmayı keşfetmiş.

Severek İçtiğimiz Kola Aslında Bir İlaç Formülüyse

İlaç sektöründe çalışan John Pemperton, koka özü ve şarap karışımından bir şurup üzerinde çalışıyordu. Mucit bu buluşunu daha sonraları baş ağrısını gideren karışım olarak satmaya başladı. 1885 yılına gelindiğinde, Atlanta’da alkol satışı yasaklandı, Pemperton bu şurubun içine karbonatlı su ekledi ve soda benzeri bir hal almasını sağladı. Coca-Cola bu şekilde ortaya çıktı.

Ne olursa olsun; ister üzerinde yüzlerce deneyler yapılsın isterse bir anda bulunsun, her buluş bir sorunun çözümüdür. Bir anda ortaya çıkan ve hayatımızı etkileyen birkaç buluşu bir araya topladım. Burada olmayan sizin bildikleriniz de varsa aşağıda bizimle paylaşabilirsin. Diğer yazıda görüşmek üzere. 🙂