Hepiniz hayatınızda en azından bir kere de olsa burun damlası kullanmışsınızdır. Üst solunum yolları enfeksiyonlarında rahat nefes alabilmeniz için reçete edilen, masum gibi gözüken burun damlalarının görünmeyen bir yüzü var!

Sıradan bir fonksiyon gibi gözüken solunum, aslında tüm yaşamın en kilit noktası. Bir dakika içerisinde yaklaşık 12-20 arası nefes alırız.

Otonom olarak yaptığımız nefes alıp-verme, enfeksiyonlardan etkilenebilir. Bu dönemlerde kullandığınız burun damlalarına bağımlı hale gelebileceğinizi biliyor muydunuz?

Burun spreyleri

Burundan Mı Ağızdan Mı Nefes Almalı?

Burun spreyi bağımlılığı diğer madde bağımlılıklarına benzer. Burun tıkanıklığı olan hastanın ağzından aldığı nefes yeterli değildir. Burundan alınan havanın kalitesi (nem, ısı, temizlik) hem daha yüksektir, hem de oksijenlenme daha verimlidir.

Bağımlılık Yapar mı?

Nezle, sinüzit, burun tıkanıklığı, alerjik rinit gibi hastalıkların tedavisinde çeşitli burun damlası ve/veya spreylerinden faydalanılmaktadır. Temel olarak üç farklı burun spreyi bulunmakta; bunlardan birincisi okyanus suyu veya deniz suyu olarak sınıflandırılan farklı oranlarda tuz içeren su çözeltileridir. Bu tuzlu su çözeltilerinin uzun süreli kullanımlarda bile bağımlılık yaptığı gözlemlenmemiştir.

Oldukça yaygın olarak kullanılan ve içeriğinde xsilometazolin hidroklorür, oksimetazolin ve tetrahidrazolin HCL içeren (piyasa isimleriyle:otrivine, xylo-comod, iliadin, burnil ) burun damlaları zaman içerisinde bağımlılığa sebep olmaktadır.

Bu tür burun damlalarının aslında 5-7 günden fazla kullanılması önerilmez.

Burun spreyleri

Spreyler Nefes Almayı Nasıl Kolaylaştırır?

Burun spreyleri ve damlaları;  burun içerisindeki şişliği gidererek ve konka ismini verdiğimiz etlerini burun, anında büzüştürerek burnun açılmasını sağlar.

Bağımlılık Nasıl Başlıyor?

Burun açıcı sprey kullanılmaya devam edilirse zamanla burun etlerinin şişme-inme döngüsü bozulur ve bu kişi sprey sıkmadan burun açılamaz hale geliyor. Hastalar, ilk başta mucizevi etkilere maruz kalırken gittikçe bu spreyler olmadan nefes alamaz hale geliyor. Burun ve sinüslerinde sorunları olan hastalar burun spreyi bağımlılığına daha yatkındırlar. 

Adrenalin hormonuyla benzer mekanizmaya sahip bu tür burun spreyleri zamanla kıkırdak dokuyu bozabilir, hatta dolaşım sistemi bundan etkilenebilir.”  (KBB uzmanı Dr. Atilla Şengör)

Burun spreyleri

Bağımlılığın Sonuçları Neler?

Burun açıcı spreylerin etkisi adrenalin hormonunu taklit eder; sinirlendiğimizde burun açılır, ağzımız kurur, gözbebeklerimiz büyür, yüzümüz beyazlar. Vücudun dolaşımı kalbe ve kaslara yöneltilir, yani yüzeysel kan dolaşımı azalır; burun açıcı spreyin burun içindeki zararlı etkisi de buna bağlıdır.

Sprey ne kadar sık kullanılırsa bu mukoza örtüsünün dolaşımı da o kadar bozulacaktır. Bozulma sonrası burundan alınan havanın filtrelenmesi, temizlenmesi, nemlendirilmesi ve ısıtılması gibi önemli işlevler aksayacaktır.

Burun spreyleri

Ne Yapılmalı?

Hastanın günlük hayat kalitesi genellikle oldukça bozan bağımlılığın tedavisi mümkün. Bağımlılık; uyku düzensizliğinden, konsantrasyon bozukluğuna, tat alamamadan baş ağrısına kadar birçok soruna sebep olur. Bağımlılığın terkedilmesi süreci en az bir-iki hafta alabilir.

“cold turkey” olarak adlandırılan birden bire ilacın kullanımının bırakılması en etkin yöntem olmakla birlikte bu çok zordur. Bağımlılığın asıl nedeni burundan nefes alma isteği olduğundan konka ismi verilen burun etlerinin cerrahi müdahaleler ile küçültülerek rahat nefes alınmasının sağlanması bir diğer çözümdür.

Üstelik; 1997 yılında Graf, Hallen, Enerdal ve Juto’nun yaptığı çalışmada kortizonlu burun spreylerinin bu tür hastalarda burun hava akımını artırmada etkisinin olmadığını göstermiştir. 

Dolayısıyla bağımlılık yapan damlalardan mümkün olduğunca uzak durulmalı kullanılmaya başlandıysa 5-7 gün sonrasında kullanım sona erdirilmelidir. Hasta sorunlarının devam ettiğini düşünüyorsa doktoruna başvurmalıdır.

Kaynaklar; 1, 2, 3

Editör: Cansu Köse