İstihbaratçılık, casusluk ya da espiyonaj hakkında doğası gereği çok az bilgi bulunuyor ve hakkında var olan bilgilerin ise şaibeli olup olmadığı sıkça tartışılır. İstihbaratçılık konusunda yazılarıyla bilinen Murat Yetkin istihbarat örgütlerini “Bir istihbarat örgütü, genellikle kitle iletişimine açık olmayan hedeflenmiş bilgileri toplayan, anlamlandıran ve belli bir amaçla değerlendirmek üzere o bilgilere ihtiyaç duyan kişi ya da kuruluşlara sunan bir yapılanmadır.” şeklinde tanımlıyor. İstihbarat örgütleri devletlere, örgütlere hatta son dönemde şirketlere çalışabilir. İstihbaratçılar genelde eğitilen, amacı haber almak olan ve bunun farkında olan kişilerken; casuslar, istihbaratçılar tarafından bilgi almak için kullanılan, istihbarat ağından haberi olan ya da olmayan kişilerdir. Bugünkü yazımda istihbarat ile yolu kesişmiş 2 ilginç isimden bahsedeceğiz.

Casusluk

casusluk

Evliya Çelebi

Dünyayı dolaşmaya kendini adamış, hatta bu uğurda hiç evlenmemiş, neredeyse 50 yıl boyunca devr-i alem etmiş; sadece gayrimüslimlerin seyahatname yazamayacağını kanıtlamış Evliya Çelebi, son dönemlerde bazı araştırmacılara göre aslında Osmanlı Devleti’ne bağlı bir istihbarat mensubuydu. Bu çok şaşılacak bir durum değil, çünkü o zamanlarda gezginler, tercümanlar ve tüccarlar casusluk çalışmalarında önemli yer ediniyordu. O dönemlerde şu ankiler ile kıyaslanacak istihbarat kurumları veya birimleri olmadığı da dikkate alan araştırmacılar, Evliya Çelebi’nin bunun için yola çıkmadığını, bunun için eğitilmediğini ama Osmanlı Devleti’ne özellikle Viyana Savaşı’nda ve bazı vakalarda önemli istihbaratlar verdiğini, milletlerle ilgili çeşitli tahliller yaptığını belirtiyor.

Mesela bir iç tahlil olarak Nil Nehri hakkında önemli istihbarat incelemeleri yaptığı düşünülüyor. Çünkü Nil Nehri ile ilgili o kadar detaylı haritalandırmalar ve bilgilendirmeler yapıyor ki seyahat amacıyla yola çıkmış bir insanın mühendisliğe başvurması göze batıyor. Prof. İlber Ortaylı “Evliya Çelebi bütün Osmanlı ülkelerini gezdi. Bir kartograf değil, haritaları bu açıdan değerlendirmek lazım. Ancak bu haritalar bilgi bakımından çok önemli.” diyerek istihbaratçı olduğu konusunda bir yorum yapmadan haritaların detaylılığından bahsetmiştir. Ayrıca II.Viyana Savaşı’ndan önce Viyana’ya gidip şehir hakkında detaylı yazılar yazması dikkat çekici başka bir detaydır. Nitekim bu örnekler şüpheleri arttırsa da, kesin istihbaratçıydı demek yanlış olur ama istihbarata dayalı işler yaptığı hakkında büyük şüpheler var.

süleyman seba

Süleyman Seba

Türk İstihbarat Tarihi’nin en önemli istihbaratçılarından biri olarak nitelendirilen Mahir Kaynak, 9 Mart 1971 tarihinde darbe yapmaya planlayan askeri ve sivil grupların arasına yüksek kademelerde sızmış bir MİT ajanıydı. O kadar güvenilir bir noktadaydı ki cuntanın üyelerinden Cemal Madanoğlu yapılan gizli bir toplantıda içeride bir MİT elemanı olduğunu düşünerek bir arama yaptırmıştı ve odada sadece Mahir Kaynak’ın üstü aranmamıştı; çünkü aramayı yapan oydu. İstihbarat birimlerinde saha birimleri elde ettikleri bilgileri teşkilatlara doğrudan değil, vaka subayları üzerinden dolaylı olarak iletirmiş. Mahir Kaynak da bir vaka subayına yıllarca bilgi aktarmış.

Yıllar sonra bir rastlantı sonucu Mahir Kaynak’ın kızı Deniz Ülke Arıboğan, babasının Süleyman Seba’yı samimiyetle anmasından yola çıkarak babasını Süleyman Seba’ya sorduğunda, babasının bilgi aktardığı vaka subayının Süleyman Seba olduğu ortaya çıkmış. Ayrıca Tuncay Özkan’ın yazılarına göre MİT İstanbul Bölge Başkanlığı’nda personel işlerine bakıyormuş. Murat Yetkin ise MİT’in komünizmle mücadele biriminde çalıştığını ve Psikolojik İstihbarat Birimi’nde müdürlük yaptığını belirtmiştir. Bu iki tarihçi de BJK’de başkanlık yaptığı 1984-2000 yıllarından önce MİT’ten emekli olduğunu düşünmektedir ama bazı kişiler özellikle bazı şaibeli istihbarat olaylarında Beşiktaş Spor Kulübü’nün isminin geçmesinden dolayı bu konuda emin olmadıklarını belirtmiştir.

KAYNAKÇA:

1 2 3

Hasan Ateş /Nizâm’ül-Mülk’ten Evliya Çelebi’ye, Türkistan’dan Günümüze;Türklerde İstihbarat Geleneği

Nurettin Gemici/ EVLİYA ÇELEBİ’YE GÖRE II. VİYANA MUHASARASINDA KIRIM HANI’NIN YANLIŞ TUTUMUNUN SEBEPLERİ

12 Mart 1971 Muhtırası Nasıl Verildi?/ 32.Gün Arşivi

ATLAS Tarih 60.Sayı (Eylül-Ekim 2019): Murat Yetkin ile söyleşi

ATLAS Tarih 60.Sayı (Eylül-Ekim 2019): Tarihe damga vuran casuslar

Süleyman Seba Biyografisi

Cemal Madanoğlu- Anılar

https://islamansiklopedisi.org.tr/evliya-celebi