“Munch çığlığın resmini yaptı.
Bugün tablosunu gören herkes kulaklarını tıkıyor.”

Edvard Munch (1863-1944) özellikle Çığlık isimli tablosuyla tanınmış Norveçli ekspresyonist ressamdır. Ruhsal ve duygusal konuları işlediği resimleriyle tanınmıştır. Alman dışavurumculuk akımının gelişmesine önemli katkıları olmuştur. Başlangıçta resimlerinde egemen olan içe dönük ve karamsar havanın yerini yaşamının son yıllarına doğru yaşama sevinci almıştır.

Birçok eleştirmene göre Edvard Munch’un en önemli çalışması olan ve yaklaşık 8 yıl önce New York’ta yapılan müzayedede rekor fiyata satılan “Çığlık” orijinal ismi ile “Skrik” (Boğuntu) tablosunun hikayesini ise Munch günlüğüne yazdığı bir şiir ile anlatmıştır:

Bir yolda yürüyordum iki dostumla
Güneş batıyordu
Aniden kan kırmızısına döndü gökyüzü
Durakladım bitkin hissederek ve dayandım yanıbaşımdaki korkuluğa
Kan ve ateşten diller vardı şehrin ve mavi-siyah fiyordun üzerinde
Dostlarım devam etti ama ben orada kaldım endişe ile titreyerek
Ve doğadan sonsuz bir çığlığın geçtiğini hissettim.

Edvard Munch’un 1895 yılında tamamladığı Çığlık “The Scream” isimli eserinin pastel versiyonu olan ikinci kopyasında üstteki dizeler yer almaktadır. Dizeler Munch’un eserini tasarlarken temel aldığı hatırayı ve o andaki ruh halini açıklar niteliktedir.

Çığlık

Şiirde de bahsedilen ögeleri teker teker resimde kolayca seçmek mümkündür. Geride yol üzerinde devam eden ressamın arkadaşları, arka planda şehir ve mavi-siyah renkteki fiyord kolayca fark edilir. Munch’un de tasvir ettiği şekilde gökyüzü kan kırmızısına boyanmış ve ateş rengi hareketli bulutlar ile kaplıdır. Ön planda görülen çığlık atmakta olan korkmuş figür de Munch’un tasviri ile kendisidir.

“Munch,  insanda evrensel olana ulaşabilmiş hatta insanlara yardım edebilecek bir ikon bulmuştur. İnsan, Edvard Munch’un “Çığlık”ı karşısında korkmaz veya kendini yalnız hissetmez çünkü biliyordur ki o çığlık bütün insanlığın başına gelmiştir.”

Üstteki açıklamaları göz önüne almadan bir an için resim ile ilgili hiçbir şey bilmediğimizi düşünelim. İlk bakışta ön plandaki tedirgin karakter bizi rahatsız eder. Yüzündeki korku, endişe, şaşkınlık ve delirme arası ifade bir şeylerin yolunda gitmediğine dair bir his uyandırır içimizde. Endişe içinde elleri kulaklarında çığlık atmaktadır. Bir yandan da eğimli gövdesi ile telaş içinde olduğunu aktarmaktadır seyirciye. Bu figürün sıradışı bakışı, duruşu ve vücut şekli hemen arka soldaki yola devam eden “düz” figürler ile ciddi bir zıtlık oluşturur. Bu şekilde de ön plandaki çığlık atan figürün diğer ikisinden farklı bir ruh hali içinde olduğunu anlarız.

Benzer şekilde fiyordun, dağların ve gökyüzünün kıvrımlı formları çığlık atan figürün başı, elleri ve vücudunun eğimli duruşu ile uyum gösterir. Bu şekilde figür doğanın formları ile bütünleşmektedir. Munch’un açıklamasına göre doğadaki bu çığlığı hisseden karakterin onunla nasıl hem ruhsal hem de fiziksel olarak bütünleştiğini görebiliriz.

Son derece sade olmasına rağmen Munch’un eseri seyirciye o anda içinde bulunulan ruh halini tüm yalınlığı ve çarpıcılığı ile sunar. Bu resme bakan hiç kimse ana karakterin mutlu veya neşeli olduğunu söyleyemez. Ressamın ne kadar az ayrıntı ile karakterde bu endişeli, korkmuş ifadeyi yaratmış olduğuna şaşırmamak elde değildir.

Dışavurumculuk akımının en gösterişli eserlerinden biri olan Çığlık “The Scream”, akımın temel özelliklerini tümü ile sergiler. Fırça darbeleri, renk kullanımı ve formların çarpıtılması ile fiziksel gerçekliklerden çok insan doğasının, duyguların dışa vurumu bu şekilde sağlanmış olur.

Peki resimdeki çığlığın tek sebebi ressamın doğanın çığlığını duymuş olması mı?

Munch’un zihinsel engelli kız kardeşi, bu resmin yapıldığı 1895’te akıl hastanesine kaldırılmıştı. Üstelik bu akıl hastanesi de resimde tasvir edilen rıhtıma oldukça yakın bir noktadaydı. Belki de Munch, kız kardeşinin akıl hastanesindeki çığlıklarını duymuş ya da duyar gibi olmuştu ancak her halükarda Munch’un Çığlık resminin modern çağda bireylerin duyduğu fiziksel ve psikolojik acıyı çağrıştırdığı yadsınamaz bir gerçektir.

Çığlık – “The Scream” 1
Çığlık “The Scream” tüm zamanların en popüler eserleri listelerinde genelde ilk 5 eserden biri olarak görünür. Bir ikona dönüşmüş olan Çığlık’ta yer alan yüz ifadesi günümüz sinemasının popüler gerilim serisi “Scream”deki maskeye de ilham vermiştir.

Eser, Norveç Ulusal Galerisi’nde (National Gallery of Norway-Oslo) yer almaktadır.

Editör: Berfincan Doğan