Dünya her gün hayata geçen yeni akıllı cihazlarla tanışıyor. Hayatımıza konfor getirmek için tasarlanan bu cihazlar, akıllı telefonlar, akıllı televizyonlar, akıllı lambalar ve hatta akıllı tuvaletler arasında dağılım gösteriyor. Fakat bu cihazların avantajlarının yanında dezavantajlarının fazlalığı da artık sık sık sorgulanmaya başladı. Uzun dönem de kullanım için elverişliler mi? Bu araçların kullanımı giderek tembelleşmemize mi neden oluyor? Yoksa daha iyi ve yaratıcı şeyler yapabilmek için daha fazla zaman bulabildiğimiz anlamına mı geliyor?

Ünlü Flynn Etkisi

Ünlü araştırmacı James Flynn’dan adını alan Flynn Etkisi, IQ ortalamalarının son birkaç yüzyılda yükseldiğini gösteriyor. Bu etki hakkında araştırma yapan sonraki araştırmacılar sadece birkaç istisnai durum olduğunu ve nadiren tartışmalı olduğunu fark ettiler. Flynn etkisinin nedenlerini kavrayabilmek için birçok açıklama mevcut. Bazıları çevresel faktörlerden kaynaklandığını öne sürerken, bazıları eğitim sistemini neden olarak görüyor. Toplumsal değişimler ve beslenmeyi, artışın nedeni olarak gören başka teoriler de var.

Bununla birlikte, bazı test sonuçlarına göre, 20. Yüzyılın ikinci yarısında doğan bir ya da iki yaşındaki bebekler testlerde çok daha iyi performans göstermiş ve IQ’larında gelişme belirtileri görülmüştür. Dolayısıyla bu bireyin zekasının gelişmesinde eğitim sistemine verilen önemi boşa çıkartmaktadır. Beslenme seviyesinde ki iyileşme ise bir neden olarak düşünülebilir.

Yüzyıllar boyunca insanların IQ’sunda olan yükselmenin nedenlerini gösteren somut bir kanıt bulunmadı. Ancak Flynn etkisi üzerinde çalışmak hala önemli çünkü akıllı cihazların ortaya çıkmasıyla birlikte gittikçe daha fazla insan, işleri kendileri yapmak yerine bu cihazlara güvenmeyi tercih ediyor. Peki bu uzun vadede insan beyninin gelişimi için elverişli bir durum mu? IQ’da görülen iyileşme devam ediyor mu yoksa durum tersine mi döndü?

akıl

Flynn Etkisinin Tersine Dönmesi

Ragnar Frisch Ekonomik Araştırma Merkezi araştırmacılarına göre, 730.000 Norveç askeri erkeğine yapılan bazı IQ testlerinde, 1970 ve 2009 arasındaki dönemde IQ’da bir düşüş görüldü. Ancak 1970’lerde çok fazla akıllı telefon ya da dizüstü bilgisayar yoktu, bu yüzden teknoloji bu düşüş için tamamen suçlanamaz.

Doğrusunu söylemek gerekirse, şimdi çocuklar Google gibi arama motorlarına kendi hafızalarından daha çok güveniyorlar fakat bu IQ’larında bir düşüş olduğu anlamına gelmez. Nitekim, mevcut sistemde neyin yanlış olduğu ve Flynn etkisinin tersine dönmesini sağlayan sebebi bulmak üzerine düşünülmelidir.

Bazı bilim adamları insanların tükettikleri yemek türlerindeki, medya ortamındaki ve eğitim sistemindeki değişikliklerin bu düşüşten sorumlu olabileceğine inanıyor. Bununla birlikte teknoloji bu düşüşün ciddi bir sebebi olabilir.

En sonunda ele alınması gereken kritik soru; Akıllı cihazların insan zekası üzerinde etkisi var mı? Başka bir deyişle, bu cihazlara öyle çok güveniyoruz ki düşünme ve problem çözme yeteneklerimizi mi kaybediyoruz?

Her zaman elimizde olan akıllı telefonlar sayesinde hesap makinesi, alarm, harita gibi en küçük şeyler için bile kullanabiliyoruz. Hemen hemen herkes bilgi edinmek için Google aramalarına güveniyor. Ama bu hem iyi hem de kötü olabilir.

Elimizin altında her zaman bir bilgi bolluğu olması iyidir. Her şeyle ilgilenen bir akıllı cihaz olması hayatı daha konforlu hale getirir. Hatta bu listeye daha fazla akıllı cihaz eklersek daha da iyi bir hale gelir. Bunların sonucunda ideal bir dünyada yetenek ve bilgilerini genişletmek amacıyla çalışmak için çok daha fazla zaman ve rahatlık olabilir.

akıl

Telefonun Senden Daha mı Üstün?

Teknolojinin bir olumsuz tarafının olduğunu da kabul edelim. Çok fazla lüks ve konforla sık sık tembelleşmeye meyilliyiz. Genellikle işleri yapmaları için akıllı cihazlarımıza güvenip sonunda hiçbir şey yapmıyoruz. IQ’muzdaki düşüş bize alarm veriyor ve şimdi doğru eylemlerle bulunma zamanı. İnsanlar olarak, ekranlara bakarak geçirdiğimiz saatlerin olumsuz etkilerini ve akıllı telefonlara olan bağımlılığımızı ciddi şekilde düşünmeliyiz.

Akıllı cihazların önünde olabilmemiz için “düşünmeli” ve yaratıcılığımızı geliştirmeliyiz. Bizi teknolojiden ayıran yegâne şey düşünebilme yeteneğimiz. Teknolojideki bu ilerlemelerin içinde onu besleyelim ve kaybetmeyelim!

Kaynak: https://interestingengineering.com/are-we-really-getting-dumber-as-devices-get-smarter