Ebeveynler için en değerli şey hiç kuşkusuz çocuklarıdır. Öyle ki ebeveynler çocukları için hayatlarını vermeye razıdırlar. Hayat vermek dediğimde bunu sadece ölüm olarak düşünmeyin. Ölüm dışında birçok farklı ölçüt vardır. Bu ölçütlerden biri ve en can alıcısı hayatını sevmediği, tahammül edemediği biriyle devam ettirmeye çalışmaktır. Özellikle küçük çocuklara sahip olan ebeveynler, boşanmanın getirdiği travmalardan çocuklarını korumak amacıyla evliliklerini sürdürürler. Peki bu ne kadar doğru? Boşanmak mı yoksa boşanmamak mı çocuklar üzerinde travma yaratır?

boşanmak

Doğru Olan Hangisi?

Evli Kalmak

Öncelikle bilmeliyiz ki doğru gitmeyen bir evlilik de boşanmak da çocuk için zor süreçlerdir. Doğru gitmeyen evliliklerde evde genel bir huzursuzluk, tartışmalar, kavgalar, sevgi ve güven eksikliği baş gösterir. Bu durumu çocuklardan saklamaya çalışsanız da bu pek mümkün olmaz. Çocuklar evdeki gerginliği hissederler.

Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Yavuz, “Bebekler anlaşmazlıkları anlamasa dahi ev içerisindeki stresi yoğun biçimde hisseder; huzursuzluklarını ağlayarak, uykuya dalmayarak gösterebilir. Çocuklar evdeki kavgalar nedeniyle olanları unutsalar dahi, bilinçaltında travmaya varabilen psikolojik sorunlar varlığını uzun yıllar sürdürebilir.”

Güvensiz bir anne-baba ilişkisi sonucunda çocuklar ilerideki hayatlarında karşı cinse güvensizlik duyabilir. Özellikle egosantrik (3-6) dönemdeki çocuklar anne-baba kavgasının kendi suçu olduğunu düşünmeye çok müsaittir. Evdeki huzursuzluğun diğer etkileri ise saldırgan davranışlar, içe kapanma, tırnak yeme, tuvalet sorunları ve nicesi ile baş gösterecektir. Eğer çocuğunuz içe kapanıksa yaptığı çizimlerden, hikaye dinlerken ona sorduğunuz sorulara cevaplarından aile içindeki çatışma ile ilgili düşüncelerini öğrenebilirsiniz.

Siz çocuklardan saklamak isteseniz bile evlilik dayanılmaz bir hal aldığında bu mutlaka çocuklara yansıyacaktır. Burada en önemlisi oturup evliliği gözden geçirmektir.

boşanmak

Boşanmak

Halk arasında yaygın bir inanış var ki o da; boşanmış çiftlerin çocuklarının psikolojik açıdan sürekli problem yaşadığına dair inançtır. Oysa ki yapılan araştırmalar mutsuz devam eden evliliklerin çocuklarının bu durumdan daha olumsuz etkilendiğini göstermektedir. Tabii bu boşanma sürecinin nasıl gerçekleştiği ile de yakından ilgilidir. Peki süreci nasıl doğru yönetiriz?

boşanmak

Boşanma Süreci ve Sonrası

  • İlk olarak boşanacağınızı çocuğa beraber söylemelisiniz. Sizin bu söylediğinizden sonra çocukların mutlaka soruları olacaktır. Soruları cevaplarken onların anlayabileceği açık bir dil kullanın ve birbirinizi suçlamaktan kaçının.
  • Boşanma sebebinin onların suçu olmadığı konusunda ikna edin.
  • Boşanma sonrasında anne ya da baba olarak sevgilerinin hiç azalmayacağını ve onları çok seveceğinizi tekrar tekrar dile getirin.
  • Boşanma sonrasında ise çocukların yanında eski eşinizi kötüleyen sözlerden ve çocuk aracılığıyla eski eşinize mesaj yollamaktan kaçının.
  • Çocuğunuzun okuldaki etkinliklerine beraber katılmaya özen gösterin.
  • Çocuklarınızla yaptığınız planları ertelemeyin.
  • Çocuğunuzu eski eşiniz ve sizinle arasında taraf tutması gereken durumlarda bırakmayın.
  • Vasiyet kimde olursa olsun çocuk istediği sürece ebeveynle görüşmeleri kısıtlamayın.
  • Dilerseniz boşanma süreci ve sonrası bir uzmandan da yardım alabilirsiniz. (Özellikle kronolojik yaşından küçük davrandığında, akademik başarısında düşüş olduğunda, tırnak yeme gibi davranışlar gösterdiğinde, uyku ve yeme sorunları vb. durumlar baş gösterdiğinde başvurmanız daha doğru olacaktır.)

Booth ve Amato (2001) tafından yapılan araştırmada, boşanma öncesinde ebeveynler arasındaki ilişkisinin, boşanma sonrasında çocuğun iyilik hali üzerindeki etkileri incelenmiştir. Sonuçta,
boşanma öncesinde ebeveynleri arasında çatışma olan çocukların, uzun süreli iyilik
halinin olumsuz etkilendiği; ayrıca, çocukların iyilik hali üzerinde, çatışmanın, boşanmadan daha fazla olumsuz etkisi olduğu bulunmuştur.

Küçük bir tavsiye, çocuğunuzun gelecekte mutlu bir insan olmasını istiyorsanız öncelikle onun şimdi mutlu olmasını sağlamalısınız. Mutlu bir çocuk mutlu bir ev ortamından geçer. Bunu kendinize hatırlatın ve karar verirken bu kriteri göz önünde bulundurun.

Kaynakça: 1, 2, 3, 4

Editör: Minem Sena Kesen