Çoğumuz İngilizce öğrenmeye okulda çok erken yaşlarda başlayıp uzun süre devam etsek de, üniversite çağına geldiğimiz zaman bile müptelası olduğumuz yabancı dizileri hala alt yazılı izliyoruz değil mi? Size bir dili öğrenmek bile yeterince zor gelirken, çok dilli insanların bunu nasıl başardıklarına şaşırıyor olabilirsiniz. Beyninizde olup bitenlerden haberdar olsanız, siz de bu avantajlardan faydalanma fırsatını kaçırmak istemezdiniz.

Avantaj denilince aklınıza gelen ilk şeylerin kariyer fırsatları, seyahat etme kolaylığı ve alt yazısız film/dizi izleme olduğunu biliyorum. Öyle ki, günümüzde üniversiteli gençlerin çoğu, ikinci bir dil öğrenme gayretini sadece mesleki zorunluluklardan dolayı sarf ediyor. Peki size iki ve daha çok dil bilen insanların beyinlerinin daha farklı çalıştığını ve dilin kendisinden ayrı olarak dikkate alınmaya değer pek çok gizli avantajı da olduğunu söylesem, konuya biraz daha geniş perspektiften bakar mıydınız?

çok dilli


“Dil bir kültürün yol haritasıdır. Size insanların nereden geldiklerini ve nereye gittiklerini söyler.” -Rita Mae Brown

Bu sefer dil bilmenin psikolojik, sosyolojik ve kültürel etkilerinin yanı sıra beyinde yaptığı etkilere odaklanıyoruz. Konuya iki dilli insanları sınıflandırmakla başlayalım, hangi grupta yer aldığınızı belirleyen şey ikinci dili nasıl kazandığınız. Eğer şanslı doğanlardan iseniz ve bebekliğinizden beri iki dilin de konuşulduğu bir ortamda bulunup, dilleri eş zamanlı olarak öğrendiyseniz “eş zamanlı iki dilli”, eğer farklı zamanlarda öğrendiyseniz “ardışık iki dilli” grubuna dahilsiniz demektir.

Hangi gruptan olursanız olun, beyniniz tek dilli insanlardan farklı çalışıyor! İki dilli insanların beyinlerinde, nöronları ve sinapsları içeren gri madde daha yoğun bulunuyor. Ayrıca ikinci dili konuşurken beyin daha aktif. Bir dilden diğer dile geçerken gereken efor ve dikkat, dorsolateral prefrontal kortekste aktiviteye ve güçlenmeye neden oluyor. Beynin bu kısmı, yönetim fonksiyonlarında, problem çözmekte, görevler arasında geçiş yapmakta rol oynuyor.
İkinci bir dil bilmek, hayat boyu beyin egzersizi yapmak demek, bu da hafızanızın güçlenmesi, alzheimer ve bunama gibi hastalıkların başlangıçlarını geciktirmek anlamına geliyor. Yani iki dil bilmek beyninizi daha sağlıklı, karmaşık ve aktif kullanmanızı sağlıyor.

Eğer iki dilli bir ailede büyüyecek kadar şanslı değil iseniz ya da ikinci dilinizi öğrenmek için artık çok geç olduğunu düşünüyorsanız, beyninizin biraz egzersizle harikalar yaratabileceğini ve öğrenmeye başlamak için hiçbir zaman geç olmadığını hatırlayın.
“Başka bir dile sahip olmak, ikinci bir ruha sahip olmaktır.”
– Charlemagne