Ders çalışmak: öğrenci hayatının en yorucu ve en sıkıcı işlerinden birisi… Haydi gerçekçi olun, siz de öyle düşünüyorsunuz! Bir konuyu öğrenmek bazen saatlerinizi hatta günlerinizi alıyor. Şöyle bir hapı olsa da yutsak, hemen bilgiler hafızamıza yerleşse diye düşünüyorsunuz. Şimdilik teknoloji o kadar gelişmedi. Ama size öğrenme işini sıkıcılıktan kurtaracak bir yöntem söyleyeceğim. Bu yöntem Richard Feynman’ın başarılı olmasını sağlamış ve kuantum elektrodinamiğine yepyeni fikirler kazandırmış. Ne dersiniz, belki bu yöntem o hapı bulmanızı sağlayabilir?

İyi Bir Öğrenici Olmanın Sırrı:Feynman Tekniği

Richard Phillips Feynman, 20. yüzyılın en önemli fizikçilerinden biri. Kuantum elektrodinamiği alanındaki araştırmalarıyla 1965’te Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı. Peki ya onu bu ödüle götüren çalışma tekniği nedir? Feynman’a göre bir konuyu karşındaki kişiye anlayabileceği şekilde anlatıyorsan o konuyu öğrenmiş oluyorsun. Bu teknik, bir şeyi bilmekle anlamak arasındaki farkı ortaya koyuyor. Ayrıca bir bilgiyi bir öğretmen edasında, öğrencilere anlatacak şekilde öğrenilmesini hedefliyor. Bu teknik 4 farklı adım ile uygulanıyor.

İlgili resim

1-Öğrenmek istediğin konuyu seç ve onu çalışmaya başla. Öğrendiklerini bir deftere yaz

Bu teknik için ilk olarak öğrenmek istediğiniz konuyu belirlemeniz gerekiyor. Bu konu, ilginizi çeken, öğrenmek istediğiniz veya istemeseniz de öğrenmek zorunda olduğunuz bir konu olabilir. Sonuçta başlamak bitirmenin yarısıdır diye boşuna söylemiyorlar. 🙂 Konuyu belirledikten sonra öğrendiklerinizi deftere yazmalısınız. Yazmak görme ve dokunma duyularını aynı anda çalıştırdığı için öğrenmenizi kolaylaştıracaktır. Eğer not alırken okumanız da mümkünse 3 duyu birden çalıştırarak beyne bilgilerin şelale gibi akmasını sağlayabilirsiniz. 🙂 Ayrıca Stanford Üniversitesi’nde öğrenme uzmanı olan profesör Candace Thille, kitaptaki satırların altını çizerek çalışmanın tamamen zaman kaybı olduğunu, onu yerine kitapta önemli bulduğumuz cümleleri kendi cümlelerimizle notlar çıkartmamızın öğrenme sürecini hızlandırdığını söylüyor.

2-Konuyu küçük bir çocuğa anlatırmış gibi anlatmaya çalış

Feynman’a göre, bir şeyi konuyla alakası olmayan birinin bile anlayabileceği şekle getirmek, o konuyu mükemmel derecede anlamanızı sağlıyor. Yani yapay zekayı, 6 yaşında bir çocuğun bile az çok anlayabileceği şekilde anlatabilmek veya teknolojik bir aleti 70 yaşındaki bir insanın bile az çok öğrenebilmesini sağlayacak şekilde anlatmak buna örnektir. Konuyu mümkün olduğunca basit ifadelere indirgeyebiliyor olmak, konu üzerinde hakimiyetini arttıracaktır.

Özetle, Feynman tekniği temelde bu kadar basit.

3-Konu ile ilgili eksiklerini belirle

İkinci adımdaki konuyu anlatırken tıkandığınızı ve söyleyecek bir şey bulamadığınızı fark ettiyseniz, dosdoğru kaynaklarınıza yönelip o bölümü tekrar gözden geçirmeniz gerekiyor. Daha sonra yine basit bir şekilde konuyu açıklamaya çalışarak o bölümü anlayıp anlayamadığınız konusunda kendinizi test edin.

4-Konuyu benzer örneklerle açıklamaya çalış ve olabildiğince basit hale getir

Konuyu benzer örneklerle açıklayabilirseniz konu aklınızda daha iyi kalacaktır. Bir matematik konusunu anlamak için örnek sorular çözmemiz aslında bu yüzdendir. Bilgi ile ilgili benzer örnekler bulmak, o bilginin daha somut hale gelmesini sağlar. Ayrıca konuyu mümkün olduğunca basit hale getirmek, bilginin kalıcılığını arttırır. Eğer bir derste hocanız çok detaya takılmıyorsa o konunun mantığını çözmeye çalışmanız sizin lehinize olacaktır. Böylelikle bilgiyi daha kolay öğrenebilirsiniz.

Bu tekniği sadece derslerinizde değil, hayatınız boyunca öğrenmeniz gereken konularda uygularsanız, kesinlikle Feynman gibi başarılı olursunuz. Öğrenmek için ısrarcı olun, benim kapasitem bu kadar deyip pes etmeyin. Beynimizin kapasitesini daha bilim insanları için muallaktayken ona bir sınır belirlemeyin. Öğretici olun, öğrendiklerinizi başkalarına anlattıkça ve anlatmak için çalıştıkça zaten yukarıdaki tekniği tıkır tıkır işletmiş oluyorsunuz. Kendinize sınırlar koymayın; çünkü daha iyi öğrenmek için öğretmek gerek. Bunun için bugün adım atmaya ne dersin? Adımlarının sonuçlarını benimle paylaşmak istersen, aşağıda yorumlarda bekliyor olacağım. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle. 🙂