Rubens’in dramatik görünümlü eseri, konusunu Eski Ahit’te geçen Pers İmparatorluğu zamanında yaşamış Danyal’in hikayesinden alır. 

Hz. Danyal Kimdir?

Kutsal Kitap (Holy Bible), Eski Ahit ve Yeni Ahit’ten oluşmaktadır. Eski Ahit’in içindeki bir bölüm Danyal peygambere aittir ve Danyal’ın Kitabı (Daniel’s Book) olarak adlandırılmaktadır. Bu bölümün Makkabi isyanı döneminde yazıldığı tahmin edilmektedir. Hz. Davut soyundan, Hz. Danyal ilk diaspora dönemi olan Babil sürgününde yaşamıştır. Babil kralı Nebukadnessar ve Pers kralı Keyhüsrev’in (Kurus-Cyrus) saraylarında her türlü tasavvuru ve rüyayı yorumlama konusunda özel yeteneğe sahip olarak kral danışmanlığı yapmıştır. Yaptığı yorum ve öngörülerle diaspora döneminde, Yahudi toplumunun inanç çerçevesinde benliklerini kaybetmeden toplu olarak Filistin’e geri dönmelerini sağlamıştır.

Rivayete göre; Nebukadnesar, rüyasında İsrailoğullarından gelecek bir erkek çocuğun kendi tahtını sarsacağını öğrenir. Bunun üzerine İsrailoğullarından doğan erkek çocukların öldürülmesini emreder. Hz. Danyal doğunca ailesi onu dağ başında bir mağaraya bırakır. Mağarada bir erkek ve bir dişi aslan himayesinde büyüyen Danyal, delikanlı olunca kavmi arasına karışır.

Bir kıtlık senesinde Tarsus’a davet edilen Danyal peygamberin, Tarsus’a gelmesiyle birlikte bolluk meydana gelmiş. Bu nedenle Danyal peygamber Babil’e geri gönderilmemiş, ölünce de Tarsus’ta şimdiki Makam Cami’nin bulunduğu yere gömülmüştür. Hicri 17 yılında, Hz. Ömer devrinde Tarsus fethedildiği zaman Danyal peygamberin mezarı açtırılmış burada büyük bir lahit içerisinde altın iplikle dokunmuş kumaşa sarılı uzun boylu bir ceset bulunmuş ve cesedin parmağında da iki aslan tarafından yalanan bir çocuk figürü bulunan bir yüzük olduğu görülmüştür. Bunun üzerine Hz.Ömer, Yahudilerin cesedi almalarını önlemek ve Tarsus bölgesinin bereketinin kaybolmasını engellemek için cesedi daha derine defnettirir ve Berdan Irmağı’ndan ayrılan bir kol da mezarın üzerinden geçirilir.

Danyal Peygamberin Makamı

Eserin Hikayesi

Hz. Danyal, Kral Darius’a tapmak yerine soyundan geldiği İsrailoğullarının tanrısına tapmayı seçer. Bu durum Darius’un çevresindeki diğer danışmanları kızdırır ve danışmanlar dürüst ve ahlaklı olan Danyal’e karşı birleşip Darius’un onu cezalandırmasını isterler. Bunun üzerine Darius, Danyal’i bir aslan inine attırır. Eğer Yahudilerin Tanrısı kudret sahibi ise kendini kanıtlayacağını ve Danyal’i aslanların arasından kurtaracağını söyler. Danyal geceyi aslanlarla birlikte ine kapatılmış olarak geçirir. Sabah olup da inin girişini kapatan genişçe taş açılınca Danyal, aslanların arasında en ufak bir çizik bile almadan oturduğu görülür. Bu mucizevi olayın sebebini Danyal, Tanrı’nın gönderdiği melekler ile aslanların ağızlarını kapaması olduğunu açıklar. Bunun üzerine Danyal’i suçlayanlar ine atılır ve çok kısa sürede aslanlar tarafından parçalanıp öldürülürler.

Esere Bakış

Rubens, Barok dönemin teknik özelliklerini ustaca yansıtan bu eserinde Danyal’in bulunduğu inin kapağının açıldığı anı betimlemiştir. Yukarıda görülen açıklıktaki kapak açılmış ve karanlık inin içine gün ışığı dolmuştur. O anda aslanların arasında oturur görülen Danyal, başını gökyüzüne yani Tanrı’ya çevirmiş ve ona şükrederken resmedilmiştir. Aynı zamanda sıkı sıkıya kenetlenmiş parmakları ve sıkılmış olan ayak parmakları Danyal’in gergin ruh halini seyirciye aktarır.

Eserin en can alıcı noktası Danyal’in çevresini sarmış çeşitli pozlardaki aslanlardır. Aslanların bir kısmının Danyal’e bakan ve oldukça öfkeli ve saldırgan bakışları vardır. Hatta önde sağdaki iki tanesinin birbirlerine doğru hamle yapmaya hazırladıkları ve birinin kükrediği görülür. Bu saldırgan görünümlere rağmen aslanların hiçbirinin Danyal’e saldırmadığı fark edilir. İnin içinde ön planda görülen çeşitli kemikler, kafatası ve çene parçaları inde daha önceden cezalandırılmış ve hayatını kaybetmişlere dair bir gösterge iken aynı zamanda Danyal için beklenmiş olan sona da bir göndermedir.

Barok dönemin en yetenekli ressamlarından biri olan Rubens, gerçekçilik ve teatralliği ustaca birleştirmiş ve seyirci üzerinde güçlü bir duygusal gerilim yaratmıştır. Aslanların bazılarının doğrudan seyirciye bakması, seyirciyi Danyal gibi inin içinde hissettirir ve aslanların alanına girmiş olduğu için göz dağı verildiği hissini yaratır. Eserdeki on aslanın heybetli ölçüleri ve Danyal’in çevresini kaplayan duruşları ayrıca bir aciliyet hissi uyandırır. 

Barok döneminin temel özelliklerinden olan asimetrik tasarımdan dolayı ana figür olan Danyal eserin ortasına yerleştirilmemiştir fakat kayaların ve aslanların kahverengimsi tonları arasında parlayan açık teni ve kırmızı renkli kumaş parçası dikkati doğrudan figüre yönlendirir. Üst taraftan gelen aydınlık tonlar ve inin karanlık kuytu köşeleri arasındaki dramatik ışıklandırma farkı Danyal’in dua eden pozu ile birlikte çarpıcı bir etki yaratır. Aynı zamanda açıklıktan aşağı doğru inen sarmaşık yukarıdaki canlı hayatın aşağıda indeki hayatta kalma mücadelesi ile zıtlığını vurgular.

Eser, Ulusal Sanat Galerisi “National Gallery of Art”, Washington‘da sergilenmektedir.