Eski Ahit’te geçen Davut’un hikayesi, MÖ 11. yüzyılda Kenan ülkesinde, bugünkü Filistin, geçtiği rivayet edilir. Tarihler boyunca anlatıla gelen meşhur düelloya tutuşan Davud ve Golyat’ın hikâyesi aynı soydan gelen İsrailoğullarıyla Filistinlilerin savaşı sırasında yaşanır. Filistinlilerin en güçlü askeri olan Golyat, her gün İsrailoğullarına meydan okur ve karşısına çıkabilecek güçlü biri olup olmadığını haykırır. Kendisine bu kadar güvenmesinin nedeni çok uzun ve iri cüsseli bir savaşçı olmasıdır. Golyat üç metrelik cüssesiyle adeta bir “devdir”.

Golyat’ın karşısına İsrail Krallığı’ndan Kral Saul dahil kimse çıkamazken 15 yaşındaki Davut orduda asker olan ağabeylerine erzak getirdiğinde Golyat’ın haykırışlarını duyar ve ona karşı koymaya karar verir. Elinde bir sapan ve kılıçla Golyat’ın karşısına çıkan genç Davut, Golyat’ın küçümsemesine aldırmaz. Sonrasında ise elindeki sapanla Golyat’ı alnından vurur ve onu yere düşürmeyi başarır. Bunun üzerine Golyat’ın kafasını keserek zafer kazanır.

Kafayı saçlarından tutarak seyirciye gösteren Davut’un aslında gurur ve zafer dolu olması beklenir ancak Caravaggio eserinde Davut’u oldukça üzgün ve kederli göstermeyi seçmiştir. Davut’un ifadesi Golyat’a şefkatle bakıyor gibi bile görünebilir. Davut’un yüzündeki bu masum ve hüzünlü ifade Golyat’ın büyük başındaki korkunç ve çirkin ifade ile tezatlık oluşturur. Davut’un elinde taşıdığı parlak renkli kılıcı ve bakışları seyirciyi Golyat’ın kafasına doğru yönlendirir. Kılıcın üzerinde ise “Alçakgönüllülük kibiri yener.” yazmaktadır.

Esere Bakış

Caravaggio birçok eserinde yaptığı gibi bu eserde de kendisini model olarak kullanmıştır. Napoli’de sürgünde olduğu dönemde affedilmesi yönünde fikir beyan eden Katedral’e hediye amaçlı bu resmi çizmiştir. Resimde Davut’u gençliğini temsilen ve korkunç, vahşi Golyat’ı ise o günkü hali olarak çizer. Zaman içinde Davut’tan Golyat’a dönüştüğü için pişmandır ve affedilmek ister. İnsanın içindeki kötülüğü öldürme hissiyle yapılmış ve vicdanın, iç hesaplaşmanın resmidir.

Barok dönemin temellerini oluşturan chiaroscuro (aydınlık-karanlık) yöntemini en etkili şekilde kullanan Caravaggio eserinde yine baskın biçimde bu tarzı ortaya koymuştur. Davut’un parlak bir ışıkla tek yönden aydınlandığı ve sanki bir tiyatro sahnesindeymişçesine öne çıktığı görülür. Bu yöntem eseri çarpıcı kılan dramatik bir hava yaratılmasını sağlar. Eser Roma’da Borghese Galerisi’nde sergilenmektedir.