17. ve 18. yüzyılın en büyük düşünürlerinden olan Gottfried Wilhelm Leibniz (1646-1716), aynı zamanda Isaac Newton’un en büyük entelektüel rakiplerinden biri olarak da bilinir. Metafizik, epistemoloji, mantık ve teoloji alanlarında yaptığı derin çalışmalarının yanı sıra matematik ve fizik alanlarına da önemli katkıları olmuştur, hatta kısa bir süre boyunca politika ile de ilgilenmiştir. Newton’dan bağımsız olarak Kalkülüs’ü keşfeden Leibniz, ilk mekanik hesaplayıcıyı icat etmesi ve ikili sayma sistemi mantığını geliştirmesiyle bilgisayar bilimine erken dönem katkılarıyla da çok önemli bir düşünürdür. Onun bu çalışmaları tüm dijital hesaplayıcıların soyut temelini oluşturmuştur.

Hayatı                         

Gottfried Leibniz, 1 Temmuz 1646’da Leipzig’de doğdu. Lutheryan olan her iki ebeveyni de iyi bir eğitim almışlardı, bu durumun Leibniz’in eğitimi üzerinde de büyük etkileri oldu. Babası, Friedrich Leibniz, Leipzig Üniversitesinde Ahlak Felsefesi profesörüydü ve daha sonraları Leibniz’e miras kalacak geniş bir kütüphaneye sahipti. Annesi, Catharina Schmuck, ünlü bir Hukuk profesörünün kızı, eğitimli ve akıllı bir kadındı. Friedrich Leibniz’in 1952’deki ölümünden sonra Leibniz’in eğitiminde annesinin ve babasından miras kalan kitapların büyük bir etkisi oldu.

Leibniz

8 yaşında Latince’yi, 12 yaşında ise Yunanca’yı öğrenen Leibniz 1661’de, 15 yaşında, Leipzig Üniversitesine kaydoldu ve felsefe bölümündeki eğitimini 1662’de tamamladı. 7 Şubat 1664’te felsefe alanında yüksek lisansını da tamamlayan Leibniz, Aralık 1664’te felsefe ve hukuk arasındaki teorik bağı incelediği ‘Specimen Quaestionum Philosophicarum ex Jure collectarum’ adlı uzmanlık tezini yayınladı. Eylül 1665’e gelindiğindeyse hukuk alanında lisans diplomasını almıştı.

İlk kitabı “Dissertation on the Art of Combinations” yayınladığında henüz 20 yaşındaydı. Kitap, onu hayatının geri kalanında işgal edecek bir konu olan evrensel karakteristik ve mantıksal analiz için bir plan taslağı sunuyordu. Leibniz lisans eğitimini tamamlamasının ardından hukuk üzerine doktara yapmak istemişti  fakat Leipzig Üniversitesi, doktara başvurusunu henüz çok genç olması gerekçesiyle reddetti. Bunun üzerine Leipzig’den ayrılan Leibniz, eğitimine Altdorf Üniversitesinde devam etti. Doktora eğitimini tamamlamasının ardından hukuk fakültesinde akademik pozisyon teklif edilmesine karşın Leibniz bu teklifi reddetti, onun aklında farklı planlar vardı artık.

1672’de Fransız hükümetinin davetiyle Paris’e giden Leibniz, burada hayatının en üretken dönemini geçirdi. Paris’e vardıktan kısa bir süre sonra fizikçi ve matematikçi Christiaan Huygens, Satürn’ün halkaları ve Titan’ın kaşifi, ile tanıştı ve kendi matematik bilgisinin eksikliğini fark etti. Huygens’ın da yardımlarıyla bireysel matematik ve fizik çalışmalarına başladığı bu dönemde diferansiyel kalkülüsü keşfedecekti. Leibniz, bu dönemde bir de hesap makinesi geliştirdi. 1675 yılında Fransız Bilim Akademisi’nden onursal üyelik aldı. Paris’teki patronunun ölmesi üzerine Brunswick Dükünden gelen teklifi kabul ederek Hannover’a yerleşti.

Devlerin Omzunda #2:Gottfried W. Leibniz 1

Leibniz, Hannover’a giderken Spinoza ile görüşmek üzere Amsterdam’da 4 günlük bir mola verdi. Leibniz’in kendi notlarına göre, Spinoza’nın o dönemde henüz yayımlanmamış olan Etik kitabı, Kartezyen fiziği ve Leibniz’in ontolojik argümanından söz ettiler. Hannover, ara ara yaptığı kısa geziler haricinde Leibniz’in ölümüne kadar kalacağı evi olacaktı. Dük’ün danışmanlığını ve kütüphaneciliğini yaptığı Brunswick Evi’nde üç farklı Dük’e hizmet etti. Burada Avrupa’nın entelektüel kesiminden uzak kalmasına rağmen geniş bir mesajlaşma ağıyla bağlantılarını sürdürmeye devam etti (hayatı boyunca 1100’den fazla insanla mektup trafiğinde bulundu). Saray adamı olarak yerine getirmesi gereken görevlerin dışında fizik, felsefe, mantık ve kalkülüs üzerine yaptığı çalışmalarına da devam etti.

Leibniz’in son yılları ise oldukça kasvetli idi. Newton kalkülüsün keşfi konusunda Leibniz’i fikirlerini çalmakla suçluyordu, takipçileriyle birlikte saldırgan bir propaganda yürütmenin peşindeydi. Newton’un başkanı olduğu Royal Society tarafından yürütülen soruşturmada da Leibniz haksız taraf olarak görülmüştü. Bilim tarihçilerinin güncel görüşü ise iki ismin fikirlerini birbirlerinden bağımsız olarak geliştirdikleri yönünde. Leibniz 14 Kasım 1716’da, 70 yaşındayken hayata veda etti.

Çalışmaları

Matematik

Leibniz, Newton ile beraber, birbirlerinden bağımsız olarak, kalkülüsü keşfeden kişi olarak bilinir. Bugün kullandığımız notasyonların birçoğu Leibniz tarafından geliştirilen kalkülüsten gelir, ∫ simgesi ve diferansiyelde kullanılan d simgesi gibi. 1711 yılına kadar kendi diferansiyel ve integral yasalarını geliştirmeye devam eden Leibniz bu yıldan itibaren Newton’la entelektüel bir muhabereye girişmişti. Newton, sahip olduğu statü itibariyle bu mücadele de baskın çıksa da tarih bu iki dâhinin eşit olduğunu gösterdi.

Devlerin Omzunda #2:Gottfried W. Leibniz 2

Fizik

Statiğe ve dinamiğe katkılarda bulunan Leibniz, uzayı göreceli olarak tanımlayan yeni bir dinamik teorisi hazırlamıştır. Newton’un mutlak uzay ve zaman fikirlerine karşı çıkarak göreceliği savumuştur: “Benim düşünceme göre, birçok kez söyledim, zaman gibi uzay da görecelidir.” Onun bu düşünceleri 1905 yılında Albert Einstein tarafından da kanıtlandı. Bunun yanı sıra felsefe ve fiziğin bazı alanlarındaki ispatlar için sıkça kullanılan “yeterli sebep ilkesini” geliştirmiştir. Bu ilkeye göre bir şeyin var olabilmesi için yeterli sebebin olması gerekir, her yargının doğruluk nedeni bir başka yargıdır.

Teknoloji

Leibniz, dâhi bir düşünür ve bilim insanı olmasının yanı sıra teoriyle pratiği birleştirmeye çalışan iyi bir mühendis ve mucit görevleri de görüyordu. Bundan dolayı, uygulamalı bilimin babası olarak sayılır. Rüzgar odaklı pervaneler, su pompaları, su altı gemi planları ve denizaltı tasarımları geliştirmiştir. Bunların yanı sıra “Step Reckoner” adını verdiği, otomatik olarak dört matematiksel işlem çalıştırabilen bir hesap makinesi icat etti. Bu icadı sayesinde 1973 yılında Royal Society’ye seçildi. Kariyerinin ilk dönemlerinde ikili sayı sistemini geliştiren Leibniz’in ilk bilgisayar bilimcisi olduğu kabul edilir.

Devlerin Omzunda #2:Gottfried W. Leibniz 3

Kaynakça: 1, 2, 3