Yapılan çalışmalar görsel algı esnasında beynin dille ilgili bölümlerinin de etkinleştiğini gösteriyor. Çalışmalara göre dikkatimizi yönlendireceğimiz yeri konuştuğumuz diller belirliyor. Öyle ki, kelimeler telaffuz edilmediği zaman bile farklı dilleri bilen insanların gözleri farklı biçimlerde hareket ediyor.

İlk Deneyler

Görsel algı ve dil arasındaki etkileşimi gösteren ilk deneyler 1990’larda yapılmış. Deneklere gösterilen farklı görüntülerdeki nesnelerin isimlerini söyleyerek deneklerin gözlerinin hareketlerini teknolojik cihazlarla takip edilmiştir. Bir insanın gözlerini belirli bir nesneye odaklaması yaklaşık 200 milisaniye sürerken yapılan bu çalışmalar insanların isimlerini duydukları nesnelere odaklanmasının ortalama 145 milisaniye sürdüğünü gösterdi. Bu durum, deneklerin kelimenin daha ilk hecelerini duyduktan hemen sonra gözlerini odaklamaya başladığını gösteriyordu. Bir başka çalışmada elde edilen bilgiler, görüntülerde ismi telaffuz edilen nesneninkiyle benzer başka nesneler varlığında ortalama odaklanma süresinin uzamasıydı.

Candy – Candle Deneyi

Hem şekerleme hem de mum görselleri içeren bir görüntüye bakan denekler, İngilizcede “şekerleme” anlamına gelen “candy” kelimesini duyduklarında önce muma odaklanmaya başladıkları için doğru nesneye odaklanma süreleri uzuyordu. Bu durum araştırmacılar tarafından “mum” kelimesinin İngilizcedeki karşılığı olan “candle” kelimesi ile “candy” kelimesinin ilk kısımlarının telaffuzunun aynı olmasına bağlanmıştı.

Birden Fazla Dil Konuşan İnsanlar

dil

Deneklere önce bir nesne gösterilip ardından o nesneyi başka bir görüntünün içinde bulmalarının istendiği bir deneyde, deneklerin göz hareketlerinin hangi dili konuştuklarına bağlı olarak değiştiğini gösteriyordu. Örneğin İngilizce konuşan katılımcıların olduğu bir araştırmada, denekten görüntü saat bulunması istenirken “saat” ve “bulut” kelimelerinin karşılığı olan “clock” ve “cloud” kelimelerinin benzer seslere sahip oluşundan katılımcılar bazen önce buluta odaklanıyorlardı.

İspanyolca konuşan katılımcılar, İspanyolcada “saat” ve “hediye” anlamına gelen “reloj” ve “regalo” kelimelerinin benzer seslere sahip olmasından görüntülerin içinde “saat” ararken bazen önce “hediye”ye odaklanıyorlardı.

Birden fazla dil konuşan insanlarda bir kelimeyi duyduklarında o kelimenin diğer dillerdeki karşılıkları da zihinde etkinleşiyordu.  Örneğin İngilizce ve İspanyolca konuşabilen insanlar, İngilizcede “ördek” anlamına gelen “duck” kelimesini duyduklarında küreğe de bakıyorlar. Çünkü “ördek” ve “kürek” kelimelerinin İspanyolcadaki karşılıkları olan “pato” ve “pala” kelimelerinde benzer sesler var.

Elde edilen bilgiler, beynin bilgiyi organize etme ve işleme biçiminin karmaşıklığını gösteriyordu. Beynin dille ilgili kısımlardaki süreçler görme, dikkat ve bilişsel kontrol ile ilgili kısımlardaki süreçleri de etkiliyor. Nereye baktığımız, dikkatimizi nelere verdiğimiz konuştuğumuz dillere bağlı olarak değişiyor.

Kaynak: 1

Editör: Minem Kesen