Not: Yazımız spoiler içermemektedir, gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.

Dünya nüfusunun yüzde %2’sinin hiçbir açıklaması olmadan bir anda ortadan kaybolduğunu düşünün. Kulağa çok enteresan geliyor değil mi? Tahmin edersiniz ki ortalık fena karışmış durumda olmalıdır.

Yes, We're Asking The Leftovers to Be (Slightly) Less Stylish | GQ

Hikaye, ani kayboluşun ardından ailesi dağılan ve eski yaşamlarını kasabalılara geri getirmeye çabalayan polis memuru Kevin Garvey’e odaklanıyor.

leftovers

Ani kayboluşun ardından “Kalan Günahkarlar” isimli gizemli bir tarikat ortaya çıkıyor. Bu tarikattaki kişiler asla konuşmuyor, sadece yazarak anlaşıyorlar ve tek yaptıkları şey sigara içmek. Dizide Liv Tyler’ı bu tarikatın içerisine katılmış olarak izliyoruz.

The Leftovers Recap: Just Shoot Me

Ani kayboluşu fırsat bilip insanları “iyileştirerek” dertlerinden arındıran Wayne adında gizemli bir gurunun yanında yer alan kişilerden biri de Kevin’ın evi terk eden oğlu Tom Garvey.

Nora Durst. The leftovers | Coiffure

Bu dizide her karakter adeta bir başrol oyuncusu. Birinci bölümden itibaren en yara almış karakterlerden biri olarak izleyeceğimiz Nora, kocası ile 2 çocuğunu ani kayboluşta kaybetmiştir. Yakınlarını kaybeden kişilere yardım etmeye ve kaybolan kişilerin ortak noktalarını bulmaya çalışıyor.

Final Yapmış Dizi Önerisi: The Leftovers – Diziger | Yabancı dizi ...

Tom Perrotta’nın The Leftovers kitabından uyarlanan ve HBO yapımı olan The Leftovers dizisi, aynı zamanda Lost’un yapımcısı Damon Lindelof’un da imzasını taşıyor.

Dizinin odaklandığı nokta 150 milyon insanın nereye gittiği sorusundan çok, geriye kalan insanlara ne olduğu ve ne olacağı. Diziye başlarken fantastik bir beklentinin içine girmek yerine ilginizi dizinin ‘Leftovers’larına yöneltirseniz diziden daha fazla keyif alacağınızı söyleyebilirim.

Resim

Dizi aynı zamanda felsefi bir boyutu da içinde barındırıyor. Üç sezon boyunca fark edeceğiniz ya da gözden kaçıracağınız çok fazla metafor bulunuyor. Benim özellikle en sevdiğim nokta ise her bir karakterin bölümler ilerledikçe izlediğimiz karakter gelişimi ve olay örgüsü. Finale geldiğinizde benimle aynı düşüncede olacağınızdan eminim.

Dizinin bir diğer güzel tarafı ise Max Richter’ın eşsiz müzikleri. Dolu dolu diyalogları ile duyguyu bize hissettiren bu diziye hayatınızın bir döneminde mutlaka şans vermelisiniz.

Yazar dipnotu: İzleyin, kesinlikle pişman olmayacaksınız. Özellikle ilk bölümlere tutunup izlemeye devam etmenizi öneririm, finalde sizi muhteşem şeyler bekliyor olacak!

Dizinin fragmanına buradan ulaşabilirsiniz. İyi seyirler dilerim…

Kaynakça: 1

Editör: Sena Bakı