Psilosibin sihirli mantarlarda bulunan ve halüsinasyon etkisine büyük ölçüde sebep olan maddedir. Hiçbir yönden zararlı olmayan bu madde, obsesif kompulsif bozukluğu olan kişileri bu ciddi sorundan anında kurtarabiliyor ve onlara 24 saate kadar sorunsuz bir hayat sunabiliyor. Obsesif kompulsif bozukluğu olan hastalar herhangi bir konuyu, bir hissi, bir fikri veya bir davranışı fazlasıyla düşünürler ve bu düşünceler o kişinin beyninde bir anlamda “Aşırı yükleme” etkisi yapar çünkü düşünülen düşüncelerin hepsi olumsuzdur. Bu ciddi psikolojik rahatsızlığı anında ortadan kaldırabilmesine rağmen ağır halüsinojik etkilere sebep olur bu nedenle sadece durumu ağır olan hastalara doktor gözetiminde verilir.

Psilosin

Psilosin, bu maddenin aksine karaciğer tarafından parçalandığı için küçük boyutlara ulaşabilir ve direkt olarak beynin sinir sistemine etki eder. Beyinde korku, endişe gibi duyguların işlenmesinde büyük rolü olan amigdala bölgesini daha az aktif hale getiriyor. Anında insanda mutluluk, huzur, canlılık ve heyecan gibi duyguların yaşanmasını sağlayan serotonin üretimini tetikleyen psilosin, temel olarak sihirli mantarların mutluluk etkisi yaratmasını sağlar. Aynı zamanda görme ve hissetme görevlerinde büyük rolü bulunan raphe çekirdeklerini de etkiler ve beyindeki neredeyse bütün işlemlerin aynı anda yapılmasını sağlar. Böylece normalde birbirleriyle aynı anda çalışmayan beyin bölümleri çalışmaya başlar ve kullanıcı halüsinasyon görür, mod değişimleri yaşar, geçici hafıza kayıplıkları deneyimler. Yarattığı etkilere bakılarak bir uyuşturucu maddesi olan LSD’ye benzetilen psilosin, LSD’nin aksine hiç zararlı değildir ancak sebep olduğu değişimler kontrolsüz kişiler için oldukça tehlikeli olabilir. 

Bu mantarların depresyon ve kanser tedavilerinde kullanılabileceğine dair çalışmalar sürmektedir. Geçmiş zamanlarda şamanların bu mantarı dini ayinlerde kullandığı bilinir. Zamanımızda da halk arasında çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır.

Sihirli Mantar Yiyen Aile

Ailenin sihirli mantarları

2016’da Karaman’da bir aile yanlışlıkla bu sihirli mantarı yemişti. Yedikten sonra değişik hallere girmişler ve zehirlendiklerini düşünmüşlerdi. Baba, traktörü almaya gidip tepeye çıkmaya çalışırken tepeden aşağı uçmuş, anne ise ormanın derinliklerinde perişan halde kendi kendine konuşurken bulunmuştu.

Anne konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi “Mantarı yedikten sonra, kendimi tuhaf hissetmeye başladım. Sanki orman dönüyordu. Birden yanımdan kınalı bir kuzu geçti, biraz ilerde durup sanki beni takip et der gibi bana bakınca ben de kuzunun peşinden ormana daldım. Sonrasını hatırlamıyorum zaten, gözümü açtım hastanedeyim.”

Baba ise şunları söylemiştir. “Bir süre sonra kendimi biraz tuhaf hissetmeye başladım. Renkler daha parlak görünmeye, ormandaki ağaçların hepsi değişik şekillere benzemeye başlayınca çok korktum ve çiftliğe gidip traktörü almaya karar verdim. Traktörü sürerken birden renkler parlaklaşmaya başladı, traktör aniden yerden havalanıp kuş gibi uçmaya başladı. Gözümü açtığım zaman her tarafım sarılı bir halde hastanede yatıyordum.”

Kaynak: 1, 2