Her yıl sevdiklerimizle yeni yaşımıza girme kutlaması yapmak için bir araya geliriz. Her yeni yaş günümüzde tekrarlayan doğum günü geleneğinin nasıl başladığı hakkında hiç merak duymuş muydunuz?

Doğum günlerini izleme sistemi nasıl başladı?

Doğum günü kutlamaları takdir edersiniz ki takvimler oluşturulana kadar başlayamadı. Belki günü gününe kutlama yapamıyorlardı ama iyi ki doğmuşum ya dedikleri günler vardır herhalde. Yani umalım ki olsun…

O dönemdeki insanlar güneş, ay, mevsim geçişleri gibi sürekli gördükleri doğa olaylarını yaşamış oldukları olayları hatırlamakta kullanmaya başladılar. Örneğin, önemli bir olayın tam tarihini hatırlayamadığımızda “geçen yaz buraya gelmiştik” gibi cümleler kurmaktayız. Zaman belirtmek için kullanmış olduğumuz yaz mevsimi, o anıyı yaşadığımız zamanı bizlere hatırlatmış oldu. Eski dönemde yaşayan insanlar da tıpkı bu şekilde gözlemlerle yol alarak önemli gördükleri olayları not etmeye başladılar.

doğum günü

Doğum günü geleneği nerede başladı?

Bugünkü anlamından çok çok uzak bir anlamda da olsa doğum günü geleneği Mısırlılarla başladı. Mısır firavunları, taç giydirildiğinde tanrıya dönüştüğünü düşünmekteydi. Bu sebeple de taç giyme törenleri Mısırlılar için oldukça önemli tutulmakta ve tören zamanının notları alınmaktaydı.

Bu gelenek günümüze nasıl doğum günü olarak geldi o halde? Mısırlılar için taç giyme törenleri, tanrının fiziksel olarak doğduğu gün anlamını taşımaktaydı. Bu sebeple de insanın tanrı olduğu günü doğum günü kabul etmekteydiler. Ve geleneği bu inanç doğrultusunda günümüze kadar getirmeyi başardılar. Tabii zamanla anlam kayması yaşayarak…

doğum günü

Doğum gününe pasta ve mum üfleme adeti nasıl dahil oldu?

Mısırlılar kadar Yunanlıların da tanrı ve tanrıçalarla ünlü olduğunu hepimiz biliyoruz. Yunanlılar, ay tanrıçası Artemis’e fedakarlıklarını göstermek için ay şeklinde kekler hazırlamış ve süsleme olarak da mumları kullanmışlardı. Mumların bir diğer anlamında da dua sembolleri yer almaktaydı. Üflenmeden önce tutulan her dileğin tanrılara iletildiğine inanılmaktaydı.

Böylelikle Mısırlıların ortaya çıkartmış olduğu doğum günü geleneğine, aman eksik kalmayalım diyerek Yunanlılar da pastada pay yerine pastanın kendisini ve mumları eklemişlerdi.

doğum günü

Doğum günü insanlar tarafından kutlanmaya nasıl başladı?

Şu ana kadar hep tanrı ve tanrıçalardan gittik. İyi ama bizlerin doğum günleri de yer yıl düzenli olarak kutlanıyor. Nasıl oldu da tanrı ve tanrıçalardan bizlere geldi olay?

Mısırlılar ve Yunanlılardan sonra eski Romalılar da geleneğe ayak uydurdu. Fakat bu sefer nihayet normal vatandaşlarca kutlanmalar yapılmaktaydı. Vatandaşlar artık eşiyle, dostuyla, ailesiyle doğum günü kutlayabilmekteydi.

Fakat erkek egemenliğin yaygın olduğu o dönemlerde kadınların doğum günleri kutlanmamaktaydı. 50 yaş ve üzeri Romalı erkeklere doğum günlerinde, yiyecek ihtiyaçları yanında ballı kekler hediye olarak verilmekteydi. Bugünün karamelli pastası gibi de düşünülebilir sanki…

doğum günü

Ballı kekler Alman fırıncıların dikkatini çekmiş olacak ki “kek basit kalıyor, daha gösterişli, daha süslü bir şeyler yapılmalı” diye düşünerek günümüzde de yemekte olduğumuz kremalı pastaları icat etmişlerdi. Yapılan pastalar dönemin çocuklarının doğum günlerinde servis edilmekteydi. Pastanın yanında her çocuğa ekstra bir mum veriliyor, ömrüne umut dolu bir yıl katmasına inanılıyordu.

Türlü yollardan günümüze kadar gelmeyi başaran doğum günü geleneğinin evrimini de böylelikle öğrenmiş olduk. Olur da zaman içinde farklı bir geleneğe evriliriz, o zamana kadarki tüm doğum günlerimiz neşe ve mutlulukla geçsin…

Kaynak: 1, 2, 3

Editör: Cansu Köse