Şehrin gürültüsünden ve kalabalıktan kaçmak ya da kendinizle baş başa kalmak istediğiniz zamanlar olmuştur. Peki tek başınıza çölleri aşarak bir serüvene atılmayı hiç düşündünüz mü? Bu yazımda sizlere, maceraperest bir kadından ve onun çölde bıraktığı izlerden bahsetmek istiyorum. 

Robyn Davidson

yolculuk

Avustralya çölünü, Alice Spring’ten başlayıp Hint Okyanusu’na kadar yürümeyi planlayan Robyn’in ilham kaynağı babasıydı. 1935 yılında Kalahari’yi yürüyerek geçen babasının en mutlu anlarını, şehirden uzakta yaşadığını düşünüyordu. Bu düşünce, onu bir maceraya sürükledi.

1975 yılında köpeği Diggity ile birlikte Alice Springs’e taşındı. Planladığı yolculuk sırasında yükünü taşıtmak için birkaç deveye ihtiyacı vardı. Bu sebeple sekiz ay boyunca bir çiftlikte develerle nasıl başa çıkabileceğini ve zorlu çöl şartlarında nasıl hayatta kalabileceğini öğrendi. Yolculuktan önce tanıştığı vahşi doğa fotoğrafçısı Rick Smolan, Robyn’in National Geographic’teki editörlerle tanışmasına yardımcı oldu. Böylelikle Robyn, ihtiyaç duyduğu sponsorluğa ulaştı. National Geographic’in sponsorluk şartı ise Rick Smolan’ın bu serüvenin fotoğrafçısı olmasıydı.

3200 kilometrelik yolculuk

Dört Deve ve Bir Köpekle Yolculuk 1
Robyn Davidson’ın yol haritası

9 Nisan 1977’de, 26 yaşındayken, eğittiği dört devesi ve sadık dostu Diggity ile birlikte yola çıktı. Alice Springs’ten Hint Okyanusu’na kadar olan serüveni dokuz ay sürdü. Yolculuk sırasında tanıştığı Aborjinlerin ve Rick’in desteği sayesinde yolunu hiç kaybetmedi. Rick, fotoğraf çekmek için beş kez yanına gitti. Bu durum, yalnız kalmak isteyen Robyn’i çok rahatsız etti. Fakat sonradan arkadaş olmayı başaran ikili arasında romantik bir ilişki başladı. 

“Karşılaşacağım zorlukların bilincindeyim ve itiraf etmem gerekirse böylesine tehlikeli bir girişim için yetersiz durumdayım.”

Camel Lady

deve
Robyn Davidson ve Rick Smolan

Yol boyunca Robyn, zorla fotoğrafını çekmeye çalışan ve bazı çirkin davranışlarda bulunan insanlarla karşılaştı. Denk geldiği harika insanlar da yok değildi. Tanıştığı kişilerden yemek, rehberlik ve birkaç günlük barınma gibi yardımlar aldı. Yolculuğu sırasında büyük ilgi gören Robyn, Batı Avustralya’da “Camel Lady” olarak tanındı. Her gün yaklaşık 30 kilometre yürüdü ve aşırı sıcaktan dolayı cildi zarar gördü. Yabani develer, zehirli yılanlar, değişen hava şartları ve susuzluk yüzünden zor anlar yaşadı. Fakat vazgeçmeden yoluna devam etti. Bu zorlu yolculuk, Hint Okyanusu’nda develeriyle yüzerek zaferle sona erdi.

Yolculuğa çıkış nedenini kimseye söylememişti ama o, amacının macera olmadığının bilincindeydi. Annesinin intihar etmesi sebebiyle zorlu bir çocukluk geçiren Robyn, belki de potansiyelini fark etmeyi ve zayıflıklarının üzerine gitmeyi amaçlıyordu.

Yolculuk hakkında yazmaya niyeti yoktu ama National Geographic dergisi için bir makale yazmayı kabul etti. 1978’de yayınlanan makalesi o kadar ilgi çekti ki bu deneyimi hakkında bir kitap yazmaya karar verdi. Robyn’in Avustralya yolculuğunu anlattığı ve çok satan kitabı Tracks, uluslararası gösterime giren bir film haline de getirildi.

Cesur ve maceraperest Robyn’in zorluklarla mücadele edişini, hayvanlarıyla ilişkisini ve serüvenin detaylarını merak ederseniz filmi izlemenizi tavsiye ederim. Bu yolculuk, sizi kimi zaman düşündürtecek kimi zaman da hüzünlendirecek. Fakat izledikten sonra yüzünüzde tatlı bir gülümseme bırakacağına eminim. Keyifli seyirler dilerim 🙂

Kaynakça: 1, 2, 3

Editör: Sena Bakı