Ülkemize haberleri oldukça geç ulaşmış olsa da dünya 3 haftadır Amazon’un çığlıklarıyla yankılanıyor. Dünyayı saran ortak bir endişe var; yangının önüne geçilemez ve Amazon ormanları geri dönülemez bir noktaya kadar bu hızla kül olmaya devam ederse,  bütün dünya olarak bundan nasıl etkileneceğimiz.

Neredeyse Hindistan’ın iki katı büyüklüğünde bir alandan bahsediyorum, dünyanın en büyük yağmur ormanından. %15’lik kısmı çoktan kaybedildi bile. Bunun ne kadar genişlikte bir alana tekabül ettiğini merak edenleriniz varsa, bu Türkiye’den bile daha büyük bir alan demek. Eğer bu oran %25’lere kadar ulaşırsa orada ki ekosistem geri dönülemez bir şekilde değişecek ve gezegenin genelinde ise iklim değişikliği hızlanacak.

amazon

Haritada ki kırmızı noktalar, aktif bir yangını belirten yüksek karbon monoksit konsantrasyonlarını gösteriyor. Duman, ülkenin neredeyse yarısını kapsıyor ve Peru, Bolivya ve Paraguay’a yayılıyor. Neredeyse bir buçuk hafta önce uzaydan da görülebilir hale geldi.

Dünyanın Akciğerleri Yanıyor, Amazon Ormanları Yok Olursa Ne Olur? 1
Yangından binlerce kilometre uzakta olan Sao Paulo şehrinde Pazartesi günü akşam saat 3 civarında, kalın duman Güneş ışınlarını engellediği için gökyüzü bir anda karardı.

Neden Bu Kadar Önemli?

Amazon ormanları dünyada ki biyoçeşitliliğin %10’dan fazlasına ev sahipliği yapıyor ve oksijenimizin %20’sini üretiyor. Bundandır ki sıklıkla “Dünyanın Akciğerleri” olarak nitelendirildiğini duyuyoruz. Gezegenin sıcaklığının düzenlenmesinde de en büyük etkenlerden biri. Ek olarak, Amazon ormanlarının ormansızlaşmasının en tehlikeli ve huzursuz edici etkilerinden biri, habitat kaybına bağlı olarak hayvan ve bitki türlerinin kaybı.

Şuan da Amazon da yaşananlar aslında birkaç yıldır yaşanıyor. Ancak şimdi tehlike kritik bir seviyeye yaklaştı. Bilim adamları bu ormanların küresel ısınmaya karşı ilk savunma hattımız olduğunu söylüyor.

Dev Karbon Çukuru

Atmosferde ki aşırı karbon miktarı iklim değişikliğinin arkasındaki ana nedenlerden biri. WWF’ye göre Amazon da 90-140 milyar metre ton arası karbon bulunuyor. Tüm bu karbonun atmosfere salındığını hayal edin. Ormansızlaşma nedeniyle, bilim adamları Amazon’un artık bir karbon çukuru olarak işlev göremediği ve devrilme noktasına yakın olduğumuzu tahmin ediyorlar.

Yangınlardan önce, toprak dönüşümü ve ormansızlaşma, Amazon’un WWF’ye göre yılda 0,5 milyar metre karbon salmasını sağladı. Bu yangınların verdiği hasara bağlı olarak, bu salınım artacak ve iklim değişikliğini daha da hızlandıracak.

Yangın sayısı arttıkça, sera gazı salınımları da artıyor, bu gezegenin genel sıcaklığının yükselmesini sağlıyor. Sıcaklık arttıkça, büyük kuraklıklar gibi aşırı hava olayları daha sık gerçekleşecek. Ağaçlar ayrıca su döngüsünü düzenlemeye yardımcı olarak atmosferdeki su seviyesini kontrol etmeyi sağlar. Daha az ağaç kaldığında, toprağa geri döndürülecek havada daha az su olur.

amazon

Greenpeace, “Artan emisyonlara ek olarak, ormansızlaşma, etkilenen bölgedeki yağış düzenlerindeki değişime doğrudan katkıda bulunmakta, kurak mevsimin uzunluğunu uzatmakta, ormanları, biyolojik çeşitliliği, tarım ve insan sağlığını daha fazla etkilemektedir.” Dedi.

Ağaçlar iklim dengesini sağlayabilmek için en temel faktör ve geçmiş yıllarda yapılan bir çalışma 1 trilyon ağaç dikmenin, insanlar tarafından yapılan salınımların üçte ikisini ortadan kaldırabileceğini gösterdi. 1 trilyon daha fazla ağaç böyle bir fark yaratabilecekken, biz elimiz de olanı da her geçen gün kaybetmeye devam ediyoruz. Sadece Amazon da değil, dünyanın her yerinde orman yangınların da ciddi bir artış var ve daha da acısı yangının uğramadığı pek çok alanı da kendi ellerimizle betona çeviriyoruz. Ağaçlandırma, iklim değişikliğine karşı uygulayabileceğimiz en basit ve maliyetsiz çözüm olarak karşımızda bas bas bağırırken kulaklarımızı tıkayıp kendi sonumuzu yaratıyoruz.

Amazonda ki yangınların en kısa sürede durdurulması diliyorum ve sizlerin de bu yangınlar yanı başımızda yaşanmıyor dahi olsa bizleri de uzun vadede en az o kadar etkileyeceğinin farkında olmasını istiyorum.