1970’lerde ortaya çıkmış; bize Barış Manço, Cem Karaca, Selda Bağcan, Haluk Levent gibi bir çok harika sanatçıyla ve harika eserlerle tanıştırmış; dünyaya ilham olmuş bir müzik türü olarak geçer Anadolu Rock. Peki Anadolu Rock nedir? Ülkemizde hakim oluşu ve dünyayı etkileyiş sürecine biraz daha yakından bakalım.

Türkiye Rock Müzik İle Tanışıyor

1960’lı yıllarda Amerika ve İngiltere’deki rock’n’roll ve pop-rock ile başlayıp psychedelic rock ve progressive rock akımlarıyla birlikte Türkiye’de bu akımlarla tanışmıştır. 60’ların sonuna kadar herhangi bir çalışma yapılmasa da rock müzik etkisini göstermeye devam ediyor. 60’ların sonunda yavaş yavaş yerel müziklerin ve enstrümanların da kullanıldığı ama oldukça modern bir müzik doğuyor.

Dünyanın İlham Aldığı Müzik Türü: Anadolu Rock 1

Anadolu Rock türü ilk olarak Türkçe sözlü hafif batı müziği gibi insanlara tanıtılmıştı. Bu tarzın ilk temsilcisi olarak kişi Erol Büyükburç’tu. Elvis Presley’den etkilenerek hazırladığı pop-rock’n’roll karışımı müziğiyle Anadolu Rock’ın önünü açtı. Hürriyet gazetesinin Altın Mikrofon Yarışması’yla da bu türün tohumları ekilmiş oldu. Altın Mikrofon Yarışması yerel bir şarkıyı, batı müziğine yakın bir tarzda ve gitar, davul gibi enstrümanlarla icra edilmesinin değerlendirildiği bir yarışmadır. Birçok önemli isim bu yarışmaya katılmıştır ve bu sayede, Türkiye’de beat, garage rock, rock’n’roll, psychedelic rock gibi tarzlar da icra edilmeye başlanmıştır. Erkin Koray, Haramiler, Silüetler, Mavi Işıklar gibi isimler altın mikrofon yarışmasından çıkmadır.

Anadolu Rock türü yeni yeni filizlenirken bazı zorluklarla karşılaşıyor. Bunlardan biri ülkemizin dönem şartlarından dolayı birçok ismin doğru dürüst kayıtlı eser verememesi. Yani tanışamayacağımız daha bir sürü harika eser var. Kayıt yapma şansı elde edebilenler ise kayıt stüdyolarının yetersizliği sebebiyle kötü ses kalitesinde plaklar yayınlayabiliyorlar ve albüm yerine çoğunlukla 45’lik plak odaklı bir sahne olması, 1988’dan sonra ülkemizde plak üretiminin büyük oranda durması Anadolu Rock’ın arşivlenmesi daha da zorlaşıyor.

80’ler Anadolu Rock’a Hiç İyi Gelmiyor

1970’lerde başlayarak gayet özgün işler sunan Anadolu Rock en zirve anlarını yaşarken, 12 Eylül 1980 darbesinden kaynaklı sosyolojik değişmeler sebebiyle 80’lerin ortasına doğru etkisini kaybetmiştir. Bu duruma devlet baskısı sebebiyle icracıların sansür yemesi, 45’lik piyasasının bitmesi, bazı önemli isimlerin tarz değişimleri (Barış Manço’nun grup bazlı müziğini bırakıp garip aranjmanlara sarması, Erkin Koray’ın iyice arabesk’e kaptırması gibi) gibi sebepler neden olmuştur ki seksenli yıllar, arabesk müziğin çok ön plana çıkarıldığı bir dönemdir. Böyle bir ortamda Anadolu Rock’ın, devlet tarafından da sansürleniyorken, kendini sürdürebilmesi imkansızdır. ’85-’95 yılları arasında anadolu rock adına çıkan eserler azalmış ve tür popülaritesini kaybetmiştir. ’95 sonrası Haluk Levent, Murat Kekilli, Murat Göğebakan gibi isimler ortaya çıksa da türün görkemli günleri geride kalmıştır.

Dünyanın İlham Aldığı Müzik Türü: Anadolu Rock 2
Erkin Koray

İnternet Yaygınlaşması İle Dünya Anadolu Rock’ı Keşfediyor

İnternetin yaygınlaşması ile Anadolu Rock’la tanışan dünya, bu türe oldukça ilgi gösterdi. Bu ilgi, Shadoks music adlı firmanın Erkin Koray ve Edip Akbayram’ın eserlerini plak olarak yayınlamasıyla başladı. Daha sonra ispanyol Guerssen Records, Finders Keepers gibi çeşitli firmaların birçok anadolu rock isminin albümlerini, orijinaline sadık kalarak yayınlamalarıyla devam etti.

Anadolu Rock türü hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz Güven Erkin Erkal’ın, geçtiğimiz yıllarda yayınlanan Türkiye Rock Tarihi adlı kitaptan ayrıntılı öğrenebilirsiniz. Ayrıca Facebook’ta da aynı isimde grupla Anadolu Rock ile ilgili paylaşımlara devam ediliyor. Oradan da bilgi edinebilirsiniz.