Herkes bir gün faydalı bir işi başarmayı hayal etmiştir. Kötü ve faydasız olanı, iyi ve faydalı olanla değiştirebileceğine inanmıştır. Peki, değişim nasıl başlar? İyi olan nasıl görünür hale getirilebilir? Başarı nasıl yakalanır?

Bir tutkuyu hayata geçirebilmek için öncelikle umutsuzluğu yenmek gerekir. Bir başarıyı yakalayabilmek içinse başarısızlığın hakkından gelmek gerekir. Başarmak için ihtiyacımız olan motivasyon ise rekabetten değil, değişime ve faydaya inanmaktan gelir. İnsanlar arasındaki rekabet başarma hissini tetikleyen bir ateşleyici değildir. Rekabet, amacı dönüştürebilir ve dünya ile insan arasındaki bağı zayıflatabilir.

Belki de dünyayı değiştirmek istiyoruz ama ne yapacağımız konusunda emin değiliz. Bir arayış içerisindeyiz. O zaman Bistami’nin sözü aklımıza gelmeli. ‘’Arayanlar bulamazlar ama bulanlar, hep arayanlardır’’ Aradığımız şeyin ne olduğunu bilmiyoruz ve canlandıramıyoruz. Ancak arayış yolundayız. Hakikati görmenin ilk şartı aramaktır. Ne aradığımızı bilmediğimizden onu bulmamız imkânsızdır. Ancak bu yolda keşfedilmemiş olan önümüze mutlaka çıkacaktır.

dünyayı değiştirmek

Belki de dünyayı değiştirmek büyük bir olay gibi gelebilir. Ben bunu başaramam bunu önemli bir şahsiyet yapabilir diyerek korkuyor olabiliriz.  Bunun bir sebebi bize örnek gösterilen insanlardan kaynaklanıyor. Tarihte değişimi başarmış büyük insanlar ulaşılmaz görünüyor. Bu nedenle bizde kendimizi başarmak için gerekli olan niteliklerden ve kişilerden dışlanmış hissediyoruz.

Hal böyleyse size bir hikâye anlatmak istiyorum. Ağaç Diken Adam kitabında değişimin tohumlarını ekmiş birinden bahsedeceğim. Jean Giono, kitabında yaşamının son otuz yılını yüzlerce hektarlık çorak bir alanı tek başına yeniden ağaçlandırmaya adayan ve bunu başaran olağanüstü bir karakterin hikâyesini anlatıyor. Bu kişi Elzeard Bouffier. Kitabın az sayfasında oldukça derin mesajlar yatıyor.

Bouffier; eylemleri bencillikten ve dertten uzak, motivasyonu sağlam birisi. Tek isteği çevresini yeşillendirerek güzelleştirebilmek. Motivasyon ve niyet sağlam olunca etkinizin nasıl tepki aldığını bu kitapta görebiliyorsunuz. Karakterimiz işini büyük bir titizlikle yapıyor. Hiç kimsenin olmadığı kurak yerde büyük bir sabırla ayıkladığı meşe palamutlarını ekiyor. 1.Dünya Savaşı’nın yıkıcılığı sırasında Bouffier doğada yeniden inşaya girişiyor. Bu sırada elbette büyük başarısızlıklarla ve tehlikelerle de karşılaşıyor. Ancak sonunda doğanın insan emeğini nasıl ödüllendirdiğine bizzat şahit oluyoruz.

“Kişinin eylemleri bencillikten tamamıyla arınmışsa, onu eyleme yönlendiren itki eşsiz bir yüce gönüllülük örneğiyse, hiçbir ödül beklemediği kesinse ve dahası yeryüzünde silinmeyecek izler bırakmışsa, işte o vakit gerçekten de hataya yer bırakmayacak bir kesinlikle, unutulmaz bir insandan bahsediyoruz demektir.”

Jean Giono

Kitaplar iyidir, iyileştirir. Bu kitap da ağaç sevgisini aşılayan mükemmel bir öyküye sahip. Jean Giono kitabın basımından hiçbir gelir elde etmiyor. Aslına bakacak olursak Giono’nun meşe palamutları bizleriz. Amacı yalnızca herkese ağaç sevgisini aşılayabilmek. Ağaç Diken Adam eve gelen misafirlerin eline tutuşturulacak, arkadaşlara hediye edilecek bir kitap. Okuyan herkesin hayatında kesinlikle bir şekilde etki bırakacaktır.

Ağaç sevgisinin yanı sıra bu kitap değişimi bir kişinin nasıl başardığının da örneği niteliğindedir. Değişimi başaracak kişi nasıl bir karaktere sahip olmalıdır sorusunun cevabı bu kitabın içinde yazıyor. Değişim için gereken; iyi bir motivasyon, sabır ve edinilmiş amaçtır.

Öyleyse sevgili okur. Değişim için o, bu ya da şu olmana gerek yok. Sen kendiliğinle istediğin değişimi başarabilirsin. Yalnızca bunun için kimseyle rekabet etme, iyi olanın önünü aç ve sabırlı ol.

Dünyayı Nasıl Değiştiririz? 1

Sizinle olmak güzeldi. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Kaynakça: 1 , 2 , 3-Jean Giono – Ağaç Diken Adam

Editör: Sena Bakı