Dünya üzerinde henüz sırrı çözülememiş veya yeni yeni çözülmeye başlayan bir çok yer vardır. Bugün bu yerlerden efsane olarak dillerde dolanan hatta bir çok kaşifin araştırmasına rağmen 350 yıl boyunca bulunamayan, dağların tepesindeki Machu Picchu’dan bahsedeceğiz.

Machu Picchu Nasıl Yeniden Keşfedildi ?

1911 yılında Amerikalı Kaşif ”Hiram Bingham” efsanevi şehrin peşine düşüp bugün Peru olarak bilinen Güney Amerika topraklarına gelmiştir. Kendisinden önce de birçok araştırmacı bölgede yıllarca araştırma yapmış ama bu şehir ile ilgili hiçbir ize rastlamamıştır. İşgalci olarak gelen İspanyollar bile ülkenin tamamına el koymalarına rağmen Machu Picchu’yu çok aramalarına rağmen bulamamışlardır. Bir gün Hiram Bingham, Ant Dağları’nda araştırmalar yaparken tesadüfen köylülerle karşılaşmış ve köylülerin verdiği bilgilerle birlikte gösterdikleri yol sayesinde Machu Picchu şehrine ulaşmayı başarmıştır.

Günümüzde Machu Picchu

machu picchu

Yaşlı zirve ya da eski dağ anlamına gelen Machu Picchu günümüzde dünyanın korunan 7 harikasından biri olan oldukça gizemli ve bir o kadar da ihtişamlı bir yerdir. Çevresi Peru devleti tarafından ”Kutsal alan” olarak kayıtlara geçirilmiştir. Ayrıca Uluslararası yasalara göre uçakların bu şehrin üstünden geçmesi de yasaktır.

İnka Uygarlığı ve Machu Picchu

İnka halkı 12. yüzyılda Ant Dağları’nda görülmeye başlanan haklarında pek bir bilginin bulunmadığı bir halktır. Zamanla güçlenip İnka Uyagarlığı’nı oluşturmuşlardır. Tekerlek, at ve yazıya sahip değillerdir. Buna rağmen inşa ettikleri eserler insanlık tarihinde eşi benzeri görülmeyen şeyler olarak kayıtlara geçmiştir. 2500 metre yükseklikte inşa ettikleri Machu Picchu için kayaları nasıl taşıdıkları ise halen gizemini koruyor.

Para kullanmadan büyük organizasyon yapan İnka halkı için bir diğer önemli olan şey ise toplumda iş bölümüne dayanan yaşam tarzlarıdır. Şunu da belirtmek gerekir ki; İnka halkı çalışmamayı, vatana ihanet ve en büyük ayıp olarak görürdü. Şamanizme benzer bir dine inanan İnkalar, bu dinde ”Güneş Tanrısı” olarak kabul ettikleri İnti’ye ibadet etmişlerdir. Machu Picchu gibi şehirlerin bu kadar yükseğe kurulmasının arkasında yatan sebep tam da budur. Güneşi kutsal olarak kabul edildiği için şehirlerin, güneşe ve inandıkları Tanrı olan İnti’ye yakın olması amaçlanmıştır.

Machu Picchu Neden Terkedildi ?

530’lu yıllarda İspanyol komutan ”Francisco Pizarro” ve 168 adamı İnka topraklarına gelmişlerdir. Eski bir İnka efsanesine göre; denizlerin üzerinden gelen bir elçi İnka topraklarına barış ve huzurun haberini verecektir. Bu efsanenin de etkisiyle İnka Kralı İspanyollarla görüşmeyi kabul etmiştir. Görüşme sırasında İnka Kralının yanında, İspanyol komutanın yanında getirdiği adamların yaklaşık 500 katı adamı vardı.

Silahsız olarak görüşmeye giden İnka Kralına İspanyol elçinin İncil uzatması ve Hristiyanlığa geçmesini söylemesi üzerine İnka Kralı İncil’i tutup yere atmıştır ve o sırada saklanmış 168 İspanyol askerine toplu katliam yapmıştır. Bu katliamda binlerce İnka askeri ölmüş ve İnka Kralı İspanyollar tarafından kaçırılmıştır. Bu kadarıyla yetinmeyen İspanyollar yanlarında çiçek hastalığını da getirmişlerdir. Bu hastalık dağların en tepesinde bulunan Machu Picchu’ya kadar yayılmıştır.

Yaklaşık 2 yıl içinde uygarlıkta yayılan bu hastalık sayesinden o yüzyılın sonunda 14 milyon nüfusu olan İnka uygarlığı 1 milyon nüfusa kadar düşmüştür. İspanyolların Machu Picchu’yu bulamaması ve halkın yayılan çiçek hastalığı yüzünden Machu Picchu’dan göç etmek zorunda kalması sonucunda burası 350 yıl boyunca gizli bir şehir olarak kalmıştır ve Amerikalı kaşif bulana dek yeniden keşfedilmemiştir.