Herkese merhaba, bugün pek çok insanın astroloji terimiyle karıştırdığı ya da bilse bile “N’apıcan, uzaya mı çıkıcan?” “Ooo uzaylı gelmiş” gibi ithamlara maruz kalabileceğiniz(şahsen ben kalıyorum 🙂 ) alan “astrobiyoloji”den bahsedeceğim. Bakalım astrobiyoloji neymiş? Astrobiyolog olabilir miyiz?

Keyifli okumalar…

Astrobiyoloji Nedir?

Astrobiyoloji diğer adı Egzobiyoloji, yaşamın temellerini inceleyen multidisipliner bir bilim dalıdır. Biyokimya, astrofizik, jeoloji, paleontoloji gibi diğer bilim dallarıyla etkileşim içinde olmasından dolayı multidisiplinerdir. Yaşamın temelleri dedik. Biraz daha açacak olursak: Evrenin biyolojik kökenini, evrimini, evrendeki canlılığı, canlılığın devamı için gereken koşulları yukarıda bahsettiğimiz bilim dallarıyla birlikte inceler.

dna

Astrobiyolojinin Araştırma Alanları

Astrobiyoloji araştırma alanının örneklerinden biri ve adından en sık söz edileni “Marsta yaşam”dır. Buna göre astrobiyoloji, “Mars canlılık için uygun mu?” “Eğer uygunsa hangi şartlar en uygun?” “Marsın yer çekimi insan biyolojik sisteminde ne gibi sorunlar yaratır? (Dünya ve Mars arasındaki yer çekimi farkından dolayı)” gibi sorulara çözüm arar.

Ayrıca uzaylılarda Astrobiyolojinin araştırma alanına girer. “Uzaylılar var mıdır?” “Uzaylılarla iletişim kurabilir miyiz?” “Yaşam sistemleri nasıldır?” gibi sorulara, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi(NASA)tarafından kurulan  SETI (Search for Extraterrestrial Intelligence – Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırmaları) enstitüsünde çözüm arar.

Evrenin biyolojik kökeni demiştik. Bulunan fosiller üzerinden evrenin ve canlılığın yaşını hesaplama, evrenin nasıl oluştuğu ve canlılığın dünyadaki yaşam koşullarına nasıl uyum sağladığı yine astrobiyolojinin araştırma konusudur.

astrobiyoloji görsel

Türkiye’de Astrobiyoloji

Astrobiyoloji çalışmalarının sürdürüldüğü en meşhur yer Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi(NASA)dır. Bünyesinde birçok astrobiyoloğu barındırır ve ileride astrobiyolog olmak isteyen insanlarında hayallerini süsler. Sadece NASA’da değil, Dünya’nın birçok yerinde astrobiyoloji alanında çalışmalar yapılıyor.  Ayrıca birçok üniversite bünyesinde astrobiyoloji bölümünü barındırıyor.

Türkiye’de astrobiyoloji açısından diğer birçok bilim dalı gibi iç açıcı değil. Her yıl gazetelerde mutlaka görürsünüz: “Türkiye Uzay Ajansını kuruyor” diye. Ne zaman kurulacağı muamma; fakat bilim durmaksızın ilerlediği için Türkiye’nin de bu ilerlemeye yetişebilmesi için gerek astrobiyoloji gerek diğer alanlar da adından söz ettirecek çalışmalar yapması gerekiyor.

Astrobiyoloji açısından bugüne kadar Türkiye’de yapılan en güzel etkinlik yaklaşık iki hafta önce ODTÜ’de düzenlenen Astrobiyoloji Konferansı’ydı. Bu yıl ilki düzenlendi ve çok faydalı, güzel bir etkinlik oldu(emeğinize sağlık!). Önümüzdeki yıllarda da düzenlenmeye devam edecekmiş. Dört gözle bekliyorum, size de tavsiyem; kaçırmayınız efendim 🙂

Gelelim astrobiyolog olmaya. İnsanlar astrobiyolog olmak istediğinizi duyunca, ilk önce astrobiyolojiyi açıklıyorsunuz sonra da “Yaa Türkiye’de n’apıcan iş yok onda” tepkisiyle karşılaşıyorsunuz. Bunlar moralinizi bozmasın. Çünkü Türkiye’deki birçok insan  -Tıp veya Hukuk okumuyorsanız – ileride işsiz kalacaksın mantığıyla hareket ediyor. Unutmayalım! Bilim evrenseldir. Nerede olduğunuz değil yaptığınız işin insanlığa ne kadar faydası dokunduğu önemlidir. Belki de siz gelecekte yurtdışında astrobiyoloji alanında uzman olup, Türkiye’ye gelip astrobiyoloji çalışmalarının öncüsü olabilirsiniz. Ayrıca astrobiyolog Dr.Betül Kaçar’ın Türkiye’den Nasa’ya uzanan çok başarılı bir hikayesi var. Araştırmanızı tavsiye ederim . Kendisi NASA’da astrobiyoloji alanında çalışmalar yapıyor. Görüyorsunuz, imkansız değil.

yıldızlar ve gök

Evet benim de 8.sınıftan itibaren hayallerimi süslemeye başladı astrobiyoloji. Tabi ki büyüyünce astrobiyolog olacağımı iddia etmiyordum ama onun yerine “Uzaya çıkıp Mars böceği yapacağım.” diyordum(Mars böceği biraz garip gelmiş olabilir tabi:) ). “Acaba”larım hep oldu  fakat kimin hayatında acabalar yok ki? Önemli olan acabalardan sıyrılıp hayallerinizi gerçekleştirmek için çalışmak. Muhteşem astrobiyolog Carl Sagan’ın dediği gibi hepimiz birer yıldız tozuyuz. Yıldız tozları olarak çoook çalışmalı ve geleceğe daha yaşanılabilir bir evren bırakmalıyız.

 

Evettt geçen yazımda her yazı sonrası haftanın sorusu gelecek ve sizden cevaplarınızı www.kreatifbiri.com ve Instagram sayfamızdan yazmanızı isteyeceğim demiştim. Bu haftanın sorusu iki tane:

1.Sizce uzaylılar var mı?

2.Uzaylılarla karşılaşsanız onlara ilk ne derdiniz?

Yorumlarınızı bekliyorummm 🙂

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.uzaylı reis

Bilimle kalın!

Kreatif kalın!

Hoşça kalın!