Çoğumuz çocukluğumuzda Fareli Köyün Kavalcısı masalını okumuşuzdur. Bu masal da diğer tüm masallarda olduğu gibi kaybolan çocukların bir yolunu bulup köylerine dönmeleri ile “mutlu sonla” biter. Masallar, gerçekte yaşanmış bir hikayeden esinlenilerek ve halk tarafından dilden dile aktarılarak günümüze gelmiş çocuk edebiyatı türüdür. Peki ya masallar dilden dile aktarılırken gerçekler çarptırıldıysa ve Fareli Köyün Kavalcısı bizi hayal kırıklığına uğratacak bir sonla bitiyorsa…

Büyülü Kavalcı

Fareli Köyün Kavalcısı masalında iyi giyimli kavalcı, köyü para karşılığı farelerden kurtarabileceğini söyler ve köydekiler ile anlaşma yapar. Kavalcı anlaşmaya uyar, fareleri büyülü kavalı ile köyden uzaklaştırır ama parasını alamaz. Parasını alamayan kavalcı intikam almak ister ve bu sefer kavalını çocukları götürmek için çalar. İşte korkunç hikaye burada başlar.

Fareli Köyün Kavalcısı

Bizim bildiğimiz masalda çocuklar köye dönse de bazı rivayetler bu hikayenin gerçekte yaşandığını ve 130 çocuğun kavalcının peşinden gidip bir daha asla dönmediğini anlatır.

Gidip De Dönmeyenler

Rivayete göre; 26 Haziran 1284 günü Hameln kasabasının çocukları, sokaktan gelen kaval sesinin büyüsüne kapıldılar. Kasabanın içinden geçen 30’lu yaşlarında iyi giyimli bir adam, tüm çocukları arkasına topladı. Çocuklar, şehrin dışındaki Koppelberg adlı tepeye çıkıp mağarada kayboldular. Heyelan da arkalarından yolu kapattı. Yalnızca iki çocuk çıplak halde geri döndü ve olanları anlattı.

Bu masalın gerçek olduğunun kanıtları ise şunlardır:

  • 1300 yılında Hameln kasabasında yapılan ve 17. yüzyıla kadar kasabanın Pazar Kilisesinde tutulan bir vitray pencerede yaşanan olay tasvir edilmiştir. Aynı zamanda Hameln kasabasının 1384 yılına ait kroniklerinde “Çocuklarımızın gidişinden bu yana 100 yıl geçti.” yazısı bulunmaktadır.
Kavalcı
Kilise Vitray Pencere
  • 16. yüzyılda kasabanın girişine yapılan kapı üzerinde şöyle bir yazıya rastlanmıştır: “1556, büyücünün 130 çocuğu kasaba dışına sürüklemesinden 272 yıl sonra bu giriş yapıldı.”
  • Bir başka Alman kasabası olan Lunenberg kasabasında ise Latin bir tarihçinin yazdığı kroniklerde bu olayla ilgili olarak iyi giyimli bir adamın Hameln’e gelerek 130 çocuğu kavalı ile peşine takarak kaçırdığı anlatılıyor. 

Bu kanıtları okuduğumuzda 130 çocuğun gerçekten büyülü bir kavalcının peşinden giderek kaçırıldıklarını düşünüyoruz ama olayla ilgili ortaya atılan bazı teoriler kafaları epey karıştırıyor.

Büyülü

Teoriler

  • Hameln kasabasında çocuklar kaybolmadan önce 1237 yılında Hameln kasabasının 271 km güneydoğusunda Erfurt kasabasında bu olaya çok benzer bir olay yaşanmıştır. Bir grup çocuk 15 km boyunca dans ederek yürümüşler ve ayaklarını bir türlü durduramamışlardır. Yorgunluktan tükenseler bile ayağa kalkıp dans etmeye devam etmişlerdir. Birçok çocuğun ailesi çocuklarını kurtarıp eve götürmüş ancak titremesi geçmeyen çocuklar evde ölmüşlerdir. Bu olay Dancing Mania (st vitus dance) hastalığı olarak da kayıtlara geçmiştir.
  • Başka bir teoriye göre ise çocuklar, Haçlı Seferlerine katılmaları için kandırılmıştır. Sonrasında ise köye dönmeyen çocuklar için böyle bir masal uydurulmuştur.
  • O zamanlarda ünlü olan köle tüccarlığı ise başka bir teoridir. Bu teoride sıçanların mallarını yemesi üzerine para kazanamayan tüccarların çocuklarını sattığı ve bu olayı yumuşatmak adına böyle bir masal uydurduğu söylentileri vardır.
  • 13. yüzyılda birçok genç Alman, bu bölgeyi kolonize etmek için ikna edilmiş ve Transilvanya ve Polonya’ya göç ettirilmişlerdir. Masal bilgini ve yazar Jack David Zipes, sömürgecilik teorisi üzerine yoğunlaşmış. Ona göre çocuklar, mağaraya girip diğer taraftan Transilvanya’ya çıkmış ve yeni koloniler için götürülmüşler. Jack Zipes, Doğu Avrupa’da sömürge bölgeler oluşturmak için yeni askerler toplamak üzere Hamelin’e o tarihte gelen bir yabancı hakkında belgeler bulmuş, ailelerin izlerini Hameln’e kadar sürebildiğini iddia etmiş.
  • Bazı tarihçiler ise bu olayın 1259’da Sedemunder Savaşında öldürülen gençlerden esinlenildiğine inanır.

Teorilerden hangisi doğrudur bilinmez ama bildiğimiz bir şey var ki 130 çocuk acı bir şekilde ortadan kaybolmuştur.

Sizce bu teorilerden hangisi daha mantıklı? Yorumlara düşüncenizi bırakmayı unutmayın. 🙂

Sizin İçin Öneriler

Masallarla ilgili daha çok şey öğrenmek istiyorsanız bu yazılarım da ilginizi çekebilir: Alice Harikalar Diyarında, Masallar Düşündüğümüz Kadar Masum Mu?

Kaynak: 1

Editör: Berfincan Doğan