Merhaba KreatifBiri okuyucuları. Bugün Filmlerle Sosyoloji serimizin ikinci yazısı ile kaldığımız yerden devam edeceğiz. İyi okumalar. 🙂

Gündüz Güzeli Film İncelemesi

Gündüz Güzeli 1967 Fransa – İtalya ortak yapımı erotik dramatik bir filmdir. Özgün adı Belle de Jour’dur. “Gündüz Güzeli” adı Fransızca’da sadece gündüzleri açan bir tür zambak çiçeğinin adından gelmektedir. Aynı zamanda Fransızca’da “fahişe” anlamına gelen bir deyim olan “gece güzeli”ne de alaycı bir gönderme yapılmıştır.

Film

Gündüz güzeli takma adıyla bilinen Severine, Pierre Serizy’e ile evlidir. Filmin başlangıcında Severine ve Pierre faytonda yolculuk yapmaktadır. Birbirlerini çok seven çiftin arasında yolunda gitmeyen bir şeyler vardır. Bu hata sadece Severine’den kaynaklanmaz, Pierre’nin de hatası olduğunu düşünür. Faytonda bir anda indirilen Severine kırbaçla dövülmeye başlanır. Bu da Severine’nin bilinçaltında yaşadıklarından rahatsızlık duyduğunu çağrıştırır. Severine ile bir senedir evli olan Pierre cinsel hayatında fiziksel birliktelik yaşamayı reddeden bir kadındır. Odada yatakları ayrıdır. Severine bu durumu üzülerek dile getirir. Adam karısının bu tutumuna üzülse bile anlayışlı davranır.

Birinci evlilik yıl dönümlerini kutlamak için gittikleri kar tatilinde dostlarıyla konuşurken bir tanıdığının randevu evinde çalıştığını öğrenir. Tepkisi reddedicidir fakat merak da etmektedir.

Filmin akışında küçük bir çocuğu öpen bir adam gösterilir. Bu çocuğun Severine olduğunu düşünüyorum. Bu kesit küçükken yaşadığı bir olay ya da travma olabilir. ”Psikolojik travma” kişilerin hayatını, vücut bütünlüğünü ya da ruhsal dengesini tehdit eden ve duygusal anlamda üstesinden gelmekte zorladığı olaylar, deneyimler veya durumlardır. Severine kocasına genel eve gidip gitmediğini sorduğunda kocasını evlenmeden önce ara sıra gittiğini öğrendiğinde ‘’Bir daha asla bundan söz etme.’’ diyerek odayı terk etmiştir. Bu durum Severine’nin hem meraklı hem de reddedici olduğunun kanıtı niteliğindedir.

Kar tatilindeki arkadaşı genel evin adresini verir. Her şey bundan sonra farklılaşır çünkü Severine genel eve gider. Genel ev kültürel normlara karşı bir yapıdır. Norm, kültürün belirlediği yerleşik davranış kurallarıdır. Toplumsal düzeni sağlayan bireylere yol gösteren doğru ve yanlışı olumlu ve olumsuzu belirleyen kurallar, standartlar ve fikirlere denir. Kültürel normu çiğnediği için kaygılıdır. Severine burada Gündüz Güzeli adıyla anılmaktadır çünkü bir işte çalışır gibi 2 – 5 arası genel evdedir. Ben Severine’nin çift kişilikli olduğunu düşünüyorum. Zaten çift kişilikte kişinin bilinç seviyesinde birbirinden oldukça farklı en az iki kişiliğe sahip olma durumu ve bu kişilik durumu yapıları arasında geçişler yaşaması durumu ile kendisine karakterize olmuş olan bir psikolojik hastalıktır.

Severine bastırılmış olan duygularını açığa çıkaracağı bir yerdedir artık, genel evde. Burada kendinden tamamen farklı birini canlandırır. Mesela en küçük örneği olarak Severine, normal de alkol ve sigara kullanmazken burada kullanır.

Sosyoloji

Gündüz güzeli genel evde iç çelişkiler yaşar. Onu en başta orada tutan baskı ve zorlamalar olduğu gözükür. Gittiği genel evde giydiği iç çamaşırlarını şöminede yakması bu durumu kabullenemediğini de gösterir.

Severine uykuya daldığında rüyaları hep kötüdür. Rüyasında kocasını ve arkadaşını görür ve bir sürü boğa vardır. Boğaların isimleri vicdan azabı ve kefarettir. Ben bunu yaptığı davranıştan dolayı vicdan azabı çektiği ve üzerini örtmeye çalıştığına yoruyorum. Rüyada saati sorduğunda ‘’2 ile 5 arası, 5’i geçmiyor daha.’’ demesi de doğrular nitelikte.

Ayrıca Severine rüyasında aile dostuyla masanın altına girip küçük bir zarfta zambak tohumunu aldığını söylüyor. Zambak tohumunun düzinelerce farklı dini mitte adı geçmektedir. Kadim mitolojide büyük role sahiptir. Bunlardan birini paylaşalım: Efsaneye göre Zeus, gayri meşru çocuğu Herkül’ün tanrı olmasını ister. Bunun yollarından biri, karısı Hera’nın Herkül’ü emzirmesidir. Bunu başarmak için uyku tanrısına, Somnus’a gider. Somnus Hera’yı derin bir uykuya sokar. Zeus da emmesi için Herkül’ü Hera’nın koynuna bırakır. Herkül o kadar güçlü emer ki sütler taşar ve cennetten akar. Samanyolu’nu meydana getirir. Yeryüzüne düşen birkaç damla ile de zambak vadileri yaratılır. Öte taraftan Eski Yunan’da zambak çiçeğinin eril anlamları da vardır. Uzun üreme organı ve polenlerinin üreme yeteneği nedeni ile “yüksek erotizmi” ve cinselliği de sembolize etmektedir.

Filmlerle Sosyoloji - 2 1

Zambağın Hristiyanlıktaki önemi büyüktür. Özellikle beyaz zambak, iffet ve erdemi temsil etmektedir. Bu nedenle Hazreti Meryem’in çiçeği olarak bilinir. Dini günlerde, törenlerde ve kutlamalarda sık kullanılır. Bazı türlerinin üç yaprağı, teslis inancını simgeler. Hristiyanlar için üç erdemi çağrıştırır: hayırseverlik, ümit, inanç.

Pierre’in masanın altına bakmaması eşine olan güven ve inancını temsil etmektedir. Gündüz güzeli Marcel’le tanıştıktan sonra aralarında duygusal bir bağ oluşur ama genel evden vazgeçecek kadar değil çünkü genel ev Severine için bambaşka bir dünyadır. Burada her şeyden uzakta ve özgür hissediyordur kendini. Zaten kocasına karşı da büyük bir aşk beslemesine rağmen eviyle genel evde farklı hayatlar yaşamaktadır. Bunu da ‘’İkisi birbirinden çok farklı şeyler.’’ diyerek dile getirir.

Husson’u genel eve gelip Gündüz Güzeli’ni görmesiyle Severine’in bütün çekiciliği gitmiştir çünkü Husson Severine’in erdemli oluşunu sevmektedir. Şimdi ise onu çekici yapan hiçbir şey kalmamıştır.

Filmlerle Sosyoloji - 2 2

Filmin sonuna doğru Pierre ve Husso’nun birbirine karşı silah çektiği görünür fakat silah patladığında Severine ağaca bağlı bir şekilde üstünde kırmızı bir elbiseyle duruyor ve kafasından kan akıyordur. Kan aktığı taraf Husson’un olduğu taraftır. Bence Severine Husson’un genel evdeki küçümseyici davranışlarından ve çaresizliğinden dolayı yara almıştır. Ağacı yanına gelip öpen Pierre’dir. Pierre’nin eşini çok sevdiğinden dolayı affedici davranacağını düşünüyorum.

Gündüz Güzeli’nin artık genel eve gelmeyeceği söylemesi daha fazla vicdan azabı çekmeyi reddettiği için olabilir. Kocasına her şeyi anlatmak ister ama buna cesaret bulamaz. Hatta Marcel’in eve gelip Gündüz Güzeli’ni görmek istemesi üzerine Severine, kocası gelecek diye evinden gitmesini istemesi ya da hizmetçinin görmesini istememesi hayatının değişmesinden korktuğu gösterir.

Marcel’in Pierre’i vurmasıyla Pierre sakat kalır. Bu yüzden kocasına Severine bakar. Severine, eşinin sakat kaldığından beri hiç rüya görmediğini söyler. Eşine bakmasıyla vicdanı rahatlamıştır, sıkıntısı hafiflemiştir. Husson olanları Pierre anlatır çünkü eşi suçsuz değildir. Hatta bütün suç ondadır çünkü adam karısına ve işine çok bağlı bir doktordur. Fakat karısı tanıdığı kişi değildir ya da sadece tanıdığı kişi değildir. Hem Severine’dir hem gündüz güzeli. Hem kocasıyla fiziksel birliktelik yaşayamaz hem de genel eve gitmeden duramaz. Ayrıca felçli kalmasını sağlayan kişi Gündüz Güzeli’nin randevulaştığı kişidir.

Filmin son sahnesinde Pierre’i gözünden iki damla yaş süzülür. Sonrasında film hiçbir şey olmamış gibi devam eder. Olanlar da Severine’in bir hayali gibidir, neyin gerçekten yaşandığı belli değildir. Bu da izleyicinin bakış açısına ve hayal gücüne bağlıdır.

Çelişkiler her zaman devam etmektedir. Hayat bir akış halindedir ve her zaman her şey değişebilir. Önemli olan yaşadığımız andır, seçimlerimizdir. Severine belli bir dönem başka yollarda yürümeyi seçmiş olmasına rağmen son seçimini kocasından yana yapmıştır.

Kaynakça: 1, 2, 3, 4, Pearlman & Saakvitne, 1995, p. 60

Editör: Berfincan Doğan