Dünyada kabul görmüş bir gerçek vardır: Fransızların uzun ömürlü olduğu. Peki neden uzun ömürlüler? Nasıl oluyor da doymuş yağ, kolesterol ve şeker içeriği yüksek bir beslenme kültürüne sahipken daha uzun yaşıyorlar? İşte tüm bu sorular bilim dünyasının da gündemini yıllardır meşgul ediyor. Belki de Fransızların sırrı yemekleriyle birlikte tükettikleri “bir kadeh kırmızı şaraptır”. Gelin konuyla ilgili bilimsel çalışmalara birlikte bir göz atalım.

fransız

1819 yılında İrlandalı bilim insanı Samuel Black, kalp üzerine çalışmalar yaparken Fransızlar lehine yaşam süreleri ile ilgili önemli bir fark tespit etmişti. Samuel Black, ucundan yakalamış olduğu gerçeği çok da anlamlı olmayan temellere dayandırdığından unutulmaya mahkum oldu.

Peki Fransızların diğer ülkelere göre yaşam sürelerinin uzun olmasının sebebi neydi? Üstelik doymuş yağ ve kolesterol içeriği yüksek beslenmelerinin yanı sıra şeker içeriği yüksek beslenme kültürleri de göz önüne alındığında bu tezatlık akıllarda soru işareti bırakıyordu. Yıllar sonra, 1976 yılında, üzüm türlerinin bazılarında bulunan ve kırmızı şaraba da geçen polifenolik bir madde olan resveratrolün keşfiyle tüm soru işaretlerine yavaş yavaş cevap bulunmaya başladı.

kırmızı şarap

İşin Sırrı: Resveratrol

Peki bilim dünyasını bu kadar meşgul eden resveratrol nedir? Resveratrol, pek çok bilimsel çalışmayla da kanıtlanmış olan ve kalp sağlığını koruyucu etkileri bulunan bir maddedir. Anti-aging etkili yani yaşlanmayı yavaşlatıcı hatta yaşam süresini uzatan bir etkisi olduğu da düşünülmektedir. Resveratrol; yüksek vücut ağırlığının düzenlenmesinde, kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıklarda, diyabet ve kanserle bağlantılı süreçlerde de olumlu etkilere sahiptir. Bunlar dışında reveratrolün tümör, obezite, aterojenez, inflamasyon ve tromboz karşıtı etkilerinin de kanıtlanmasıyla Fransızların yaşam süreleri ile doymuş yağ ve kolesterolden zengin beslenme kültürleri arasındaki tezatlık da nihayet anlam kazanmaya başladı.

resveratrol

Gençlik Şarabı

Çalışmaların derinleştirilmesiyle bu tezatlığın üzümün kabuğu ile yapılan şaraptan yani kırmızı şaraptan kaynaklandığı tespit edilmiş oldu. Fransızların yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeriğine sahip beslenme alışkanlıkları olmasına rağmen ortalamanın üzerinde sağlıklı ve uzun ömürlü bir millet olmasının arkasındaki sırrın kırmızı şarap ve içeriğindeki resveratrol olduğu anlaşılınca bilim dünyasında resveratrole Fransız paradoksu adı verildi. Bu adlandırma o kadar ün kazandı ki resveratrol günden güne popüleritesini artırdı ve bilim dünyasını en çok meşgul eden konular arasında yerini aldı.

“Peki sınırsız kırmızı şarap tüketebilir miyiz?” dediğinizi duyar gibiyim. Unutulmamalıdır ki insanoğlu hiçbir şeyin fazlasından yarar görmemiştir ve kırmızı şarabın da fazlasından yarar görmeyecektir. Son yıllarda birçok araştırmacı makul seviyede (yani günde 1 kadeh) kırmızı şarap tüketimiyle alınan resveratrolün sağlığı olumlu yönde etkileyeceğini bildirmiştir. Aman dikkat! Makul kısmına odaklanmakta fayda var.

Editör: Berfincan DOĞAN